Mehmet Dal

Mehmet Dal
@misab641
10/10
·68 syf.··
2020 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2020 19:55
Sezai Karakoç'un bütün eserleri bir dert ve bir idealin sancısını yansıtır okuyucuya. Bu Diriliş Neslinin Amentüsü'de bu manada muhatap olan okuyucuya anlamlı bir ruh verme aracılığını yansıtmaktadır.
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202222,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Mehmet Dal

, bir kitap okudu
10/10
·68 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2020 19:55
·
2020 3. kitabı
Sezai Karakoç
9/10 · 22,4bin okunma
Batılı, bir yanıyla sihirli, bir yanıyla zehirli bir ekzotik gezi sonunda yine kendi kendisi kalmakta, köklü bir değişim için gerekli, ruhsal kaynaşmadan uzak tutmaktadır özbenliğini. Öbür ülkelerin insanlarıysa, bir bölümüyle, Batı’ya bir cennete koşar gibi koşmakta, hayranlık ve aşağılık duygusu içinde, Batı’da bir büyülenmişlik komasına girmekte, tekrar gözlerini ancak kendi ülkesinde açmaktadır. Öbür bölümüyle ise sadece öç ve nefret gözlüğüyle bakmakta, böylece de, faydalanabileceği noktaları tespit etmek için gerekli asgarî ruh selâmeti ve sükûnetinden de mahrum olmaktadır.
Sayfa 158·Kitabı okudu
• Diriliş insanı, gelecek zamanı, en az şimdiki zaman kadar gerçek kabul eder. O, ufukların adamıdır. Somut ve mutlak bir gelecek zaman, şimdiki zamanı içten öz ve anlama kavuşturur onun için hep. Zihnin zamanı bölmesini yaşantıya uygulamaz. Bu dünyayı yaşarken öteki dünyayı da yaşar. Devrim'i aşarak diriliş çekirdeğini yeşertir. Statüko veya devrim onun için gerçeğin iki yüzü, ya da yüz ve astarıdır. Diriliş'in şartı olarak, otokritiği ve çileyi görür. Özü olarak, Allah'a ulaşmanın yeni doğumunu. O, hep yeniden doğuş adamıdır. Ölüm onarıcısıdır. Hizmet için gelmiş bir konuk olarak bilir kendini. Hizmet edişte köktencidir. Vecd ve coşkunluk adamıdır. Bu vecd ve coşkunluk, sarhoş düzensizliğinden korur kendini. Bir geometrik oluşumla bütünlenir bu coşkunluk durmaksızın… Toplum, ona, Tanrı'nın açılmış penceresidir. Her insan onun için, Tanrı'nın açılmış bir penceresi, bir hikmet penceresidir… Kendini hep bir tohum olarak görür. Toprağa düşer hep. Ve oradan boy vermek için gereken şartların gözğkmesini sabırla bekler. Bir muştu gibidir. İnsanlara ve tabiata, hayvanlara, tarihe bir muştu gibi sevinç taşıma ödevinde ve bu ödevin bilincinde olmaya çalışır. Klişeci değil özcü, lâfızcı değil, anlamcıdır. Biçime değer verir ama biçimin ötesine geçmek amacını yitirmemek için alın teri döker. Önünde dikili gördüğü meşale, yücelik meşalesidir. Onun ışığında yorumlar oluşu. … İyimserdir, Oportünist değil. İnceleyici yoklayıcı araştırıcıdır, Kötümser değil. Uyanıklık işçisidir, “gaflet mimarı” değil. (Sayfa 151-153)
Sayfa 152·Kitabı okudu