Baba

Baba
@misilleme
orada birisi farklı yürüyordur.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Milli Mücadele'de büyük zaferden sonra Atatürk ilk defa İstanbul'a geliyor, yanında Hamdullah Bey de var. Camilerin kubbelerine, apartmanların damlarına kadar halk yığılmış. Bütün İstanbul ayakta. Hamdullah Bey, "Paşam" diyor, "kim bilir ne kadar heyecanlısınız?" Atatürk, Tanrıöver'in elini tutarak kalbine götürüyor ve soruyor: "Var mı fazla heyecan?" Mustafa Kemal'in kalbi sakindir. "Biliyor musun neden?" diyor, "Çünkü bu gördüğün kalabalık gün gelebilir insanı linç etmek için de böyle toplanır. Onun sevgisine de, nefretine de fazla güvenilmez."
Proust, 16 ciltlik Geçmiş Zaman Ardında'yı bitirdikten sonra: "Artık ölebilirim." demiştir. Öyle de olur. Romanın son noktasını kondurunca avucundaki can kuşunu da uçurur. Bu, insana inanılmaz görünür. Ama gerçek sanatçı budur. Yarattığı şey kendi yaşamından önce gelir.
Sayfa 79