Baba

Baba
@misilleme
orada birisi farklı yürüyordur.
Milli Mücadele'de büyük zaferden sonra Atatürk ilk defa İstanbul'a geliyor, yanında Hamdullah Bey de var. Camilerin kubbelerine, apartmanların damlarına kadar halk yığılmış. Bütün İstanbul ayakta. Hamdullah Bey, "Paşam" diyor, "kim bilir ne kadar heyecanlısınız?" Atatürk, Tanrıöver'in elini tutarak kalbine götürüyor ve soruyor: "Var mı fazla heyecan?" Mustafa Kemal'in kalbi sakindir. "Biliyor musun neden?" diyor, "Çünkü bu gördüğün kalabalık gün gelebilir insanı linç etmek için de böyle toplanır. Onun sevgisine de, nefretine de fazla güvenilmez."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Proust, 16 ciltlik Geçmiş Zaman Ardında'yı bitirdikten sonra: "Artık ölebilirim." demiştir. Öyle de olur. Romanın son noktasını kondurunca avucundaki can kuşunu da uçurur. Bu, insana inanılmaz görünür. Ama gerçek sanatçı budur. Yarattığı şey kendi yaşamından önce gelir.
Sayfa 79
Puan vermedi·479 syf.·
2023 39. kitabı
İyi bir serüven romanı. Muhtemelen üstad gördüğü Peyami Safa gibi kıvrak ve sinemasal bir anlatımı var. Baş karakterin değişim ve savruluşlarıyla bir miktar Durgun Don'u andırdı, özellikle Gregor'u. Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'ne destek veren Anadolu eşrafının, bundaki en büyük motivasyonunun Ermeni ve Rum halkına karşı duydukları kin olduğunu ortaya koyması açısından da değerli buluyorum. Bu gerçeği kemalist bir yazarın belirtmesi zor çünkü bu, destan anlatısına uymayan bir gerçeklik. Dolayısıyla bu tarz eleştirel romanların satır aralarında, yazarın karşı tarafı değersizleştirmek için kullandığı argümanlar, gerçeğe ulaşmak isteyen biz okuyucular için çok faydalı bir sonuç yaratıyor. Tabi ki yazarın milliyetçi mukaddesatçılığı, azınlıklara düşman bakışı, toplumsal meseleleri psikolojiyle açıklaması gibi negatiflikleri için şemsiye kullanmanız gerekiyor.
Küçük AğaTarık Buğra · İletişim Yayınları · 201511,9bin okunma