📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Evin başlıca güzelleri de şu adları taşır: Cihanyandı, Şaşı İfakat, Sidikli Perver, Kumru, Bacaksız İncitap, Uzunküpe Firdevs, Büyük İnci, Küçükallı, Cami Gelini Seher, Gonca, Tarife, Teranedil.
Sanki Türkler dünyaya ve bu şehre sadece alışveriş etmek, sonra da ölmek için gelmişler gibi bir hal göze çarpıyor. En çok karşılaştığınız şey alışveriş yapılan pazarlar ve her mahallede bol bol bulunan mezarlıktır.
Mahmut Yesari gibi 19.yy sonu 20.yy başı arası dönemde doğmuş yazarlar bence Türk edebiyatının ilk büyük şaheserlerini ortaya çıkarabilirdi. Çünkü Tanzimattan bu yana işlenen dil artık bu dönem yazarlarında kıvamını bulmuş gibiydi. Fakat siyasi ortam buna izin vermedi gibi geliyor bana. Milli edebiyat akımı ve onun ardılı cumhuriyet dönemi memleketçi edebiyat, imparatorluk dilinin rafine yapısını sekteye uğrattı. Daha vulgarize bir dil egemen oldu. Bu da artık meyvesini vermek üzere olan bir mirasın ister istemez sönümlenmesine yol açtı. Elbette ki başta belirttiğim kuşak, cumhuriyet döneminde de eserler yazdı ama yazdıkları ya rejime yaranma uğruna bir idealizme ya da rejime suskun bir muhalefetle arkaizme yöneldi. Bu da kaçınılmaz bir süreçti aslında.
Mahmut Yesari'nin dilinin kıvraklığı bana bunları düşündürttü.