Andromedalı
Puan vermedi
ANDROMEDALI Rüyaların Ötesindeki Kadim Çağrı ​Geçmişin tozlu hiyeroglifleri, rüyaların diliyle geleceğin en büyük sırrını veriyor olabilir mi? ​Nora Gülüm Erdinç’in kaleme aldığı Andromedalı, bizi sadece bir kurgunun içine değil; taaa M.Ö. 1156’dan 1947’nin arkeolojik kazılarına ve 2012’nin modern dünyasına götürüyor. Üç farklı zaman dilimine ve birbirine rüyalarla bağlı üç kadına (Amunet, Süreyya, Duru) konuk ediyor. ​Bu eser, spiritüalizm, astral seyahat, dünya dışı varlıklar ve Mısır mitolojisini birleştiren eşsiz bir harman. Yazarın bilim ile ezoterizmi, arkeoloji ile telepatiyi ustalıkla birleştirdiği bu hikâyede; Betty ve Barney Hill vakası gibi gerçek olaylara dayanan referanslar, okuru sınırları zorlayan bir yolculuğa çıkarıyor. ​Andromedalı, sadece "Evrende yalnız mıyız?" sorusuna değil, "Biz kimiz ve nereye gidiyoruz?" sorusuna da odaklanıyor. Eğer hakikatin yollardan daha değerli olduğuna inanıyorsanız, bu egzotik bilimkurgu serüvenini keşfetmeye hazır olun. Benim için değişik bir okuma deneyimi oldu. Görsele Kara Kuzu'yu da ekledim. Kediler de büyük ölçüde uzaylıdır bence ama Andromeda'dan mı o tartışılır???
AndromedalıNora Gülüm Erdinç · Aya Yayınevi · 202369 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 133. kitabı
Kendi klasiklerimizi de okuyalım düşüncesi ile okuma listemin arasına serpiştirdiğim kitaplardan biri bu güzel eser. Tanzimat dönemi edebiyatı olarak etiketlenmiş. Karşımda sanki bir meddah varmış ve bana güzel bir hikaye anlatıyormuş gibi hissettirdi. Derin psikolojik tahliller, şaşırtıcı bir kurgu beklememek lazım Zaten edebiyatımızın roman türünün henüz ilk eserlerinden biri. Daha çok masalsı bir tarafı var. Sanırım döneminin özelliği bu. Batılılaşmanın nasıl olması ya da nasıl olmaması gerektiğini anlatıyor. Eserde iki zıt katakter var. Eflatun, zengin bir mirasyedi, tembel, hovarda, elindekinin kıymetini bilmeyen, birçok erdemden yoksun, kendi köklerinden ve geleneklerinden utanan, eğitimine önem vermemesine karşın yabancı kelime süslü konuşmaları ile bilgiçlik taslayan biri ve yazarın gözünde yanlış batılılaşmanın temsilcisi. Rakım ise çalışkan, dürüst, vefalı, imkansızlıklarına rağmen kendini eğitmiş, geleneklerine sıkı sıkı bağlı ancak batı kültürünede son derece hakim, Eflatunun tam zıttı bir karakterdir. Ama eser bu ikilinin beraber macerasını konu edinen bir yapıda değil. Büyük kısmı Rakım 'ın güzellemesi üzerine ve arada bir Eflatun ne yapıyor diye dudak bükülerek göz atma şeklinde ilerliyor. Tabi eserin masalsı ilerleyişinde Eflatun rezilliklerden rezilliklere düşerken, Rakım neye el atsa başarılı olur, her işi rast gider, huzurludur, mutludur, çok zengin olmasa da para bir şekilde onu bulur, ev hayatında kıskanılacak derecede huzurludur, tüm kadınlar onun peşindedir, ona hayrandır. Gözde bir levanten ona metres olabilmek için yanar tutuşur ve emeline ulaşır, ders verdiği iki İngiliz gençkızdan biri onun aşkından verem olur, diğeri Mısır'a kaçar umutsuz sevdasından. Borç ile aldığı kelepir cariyesi zamanla bir huriye dönüşür ve efendisini tapar derecede
Felatun Bey ile Rakım EfendiAhmet Mithat Efendi · Dergah Yayınları · 201428,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·296 syf.··
2026 121. kitabı
Mısır’ın Kutsal Kedisi, antik Mısır’ın büyülü atmosferini, inançlarını, sosyal ve kültürel yaşamını kurgu ve tarihle harmanlayarak anlatan bir roman olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitapta, ülkesini kaybeden genç prens Amuba’nın esir düşmesiyle başlayan yolculuğu konu edilmiş. Amuba ve sadık dostu Jethro, Mısır’da büyük bir komplonun içine sürüklenirken kutsal sayılan Bubastis Kedisi’nin ölümü, güzergahı tamamen değiştirir. Bu olayın toplum üzerindeki etkisini okurken, inanç sistemlerinin ne derece etkili ve güçlü olduğunu da göreceksiniz. Çünkü o dönemlerde herhangi bir kedinin yanlışlıkla bile olsa öldürülmesi tüm Mısır tarihi boyunca ölümle cezalandırılıyordu. Aslında hedefleri farklıydı ama ok, bir daldan sekip ileri fırladı. Sonuç dehşet vericiydi. Çünkü bunun üzerine bir kedi yere düştü. Halk onları paramparça edebilirdi. Kitap, esaret, dostluk ve bir yaşam mücadelesini anlatırken, böyle bir coğrafyanın gündelik yaşamına da tanıklık etmektedir. Gücünü ve etkisini kaybeden birisinin tamamen yabancı olduğu bir coğrafyada cesaretle yoluna nasıl devam ettiğini, dostluğun tam da bu noktada ne denli önemli olduğunu görüyoruz. Hayat bazen özgürlüğü esaretten sonra getirir ya da talihsizlik dediğimiz olaylar belki de en büyük talihin başlangıcıdır kim bilir…
Mısır'ın Kutsal KedisiG. A. Henty · Maya Kitap · 202457 okunma
Kitabı Mukaddes
7/10
·1380 syf.··
2026 2. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:03
Not: Bu incelemede İslam'a ve diğer dinlere hakaret yoktur, özellikle de İslam'a. Bu inceleme Hristiyanlık ve Yahudilik hakkındadır. Yani konunun İslam'la alakası yok, biz burada onları eleştireceğiz. Kitabı Mukaddes Nedir: Kitabı Mukaddes Eski Ahit ve Yeni Ahit olmak üzere 66 farklı kitapçıktan oluşan 1400 sayfalık ve uzun bir süreçte yazılan metinlerdir. Bu metinler ayrı ayrı değerlendirilmeli ancak bir o kadar beraber değerlendirilmelidir. Zira bu iki metinler topluluğu birbirleriyle bağlantılıdır. Kitabı Mukaddes'teki Eski Ahit 39 kitapken, Yeni Ahit ise 27 kitaptır. Eski Ahit'in ilk 5 kitabı Tevrat, Mezmurlar adlı bölümü ise de Zeburdur. Ancak bunlar dışında da farklı metinler vardır. Eski Ahit'te 5 adet yasa kitabı (Tevrat), 12 adet tarih, 5 tane bilgelik( Zebur kitabı bu kitaplar arasındadır.) 17 tane de peygamberlik kitapları vardır. Yeni Ahit'te ise 4 incil kitabı( Müjde Kitapları), Elçilerin İşleri, Pavlus'un Mektubları, genel mektuplar ve Yuhanna'nın Görümleri vardır. Şimdi bu metinlerde ne anlatılıyor, bunu inceleyeceğiz. Eski Ahit'te Adem'den başlayarak Malaki'ye kadar uzanan bir hikâyeler bütünü görürüz. Eski Antlaşma şu olayla imzalanır. Tanrı, İbrahim'e baba evi olan Ur kentinden ayrılmasını ve Filistin bölgesine göç etmesini buyurur. Zamanla İbrahim'in torunu Yakup, hilecilik yaparak Tanrı'nın desteğini ardına alarak ilk oğulluk hakkını alır ve daha sonra, Yehova'yla yaptığı güreşte Yehova'yı yener. Buradan da İsrail lakabını alır. Onun soyunu da İsrailoğulları denir. Yakup'un 12 oğlu vardır. Bunlar İsrail'in on iki kabilesenin atalarıdır. Musa'yla beraber Mısır'dan çıkan İsrailliler, ilk kitaplarını Musa devrinde yazmaya başlar. Bu kitaplara yasa kitabı denir. Bu kitabı eleştireceğiz ancak önce içerikten bahsedelim. İlk kitapta Musa'dan önceyi
Din
Kutsal KitapKolektif · Yeni Yaşam Yayınları · 2016514 okunma
9/10
·68 syf.··
2026 7. kitabı
Plutarkhos, MS 1. yüzyılda yaşamış, Yunan düşüncesinin en önemli biyografi yazarlarından biri olarak gösterilen bir büyüğümüz. :) Sparta’nın efsanevi yasacısı Lykurgos hakkında da biyografik bir eser üretmiş… Okuduğumuz kitap tam da bu işte. Plutarkhos’un amacı yalnızca tarihi olduğu gibi aktarmak değil, onun için biyografi, ahlaki ve politik bir ders verme aracı gibi… Bu nedenle Lykurgos’un Hayatı, tarihsel gerçeklerden çok, bir toplumun ruhunu şekillendiren yasaların ve karakterlerin felsefi anlamını ve değerini ön plana çıkarıyor. Lykurgos’un yaşamı rivayetlerle örülü… Kimliği, dönemi ve hatta gerçekten yaşayıp yaşamadığı bile tartışmalı… Plutarkhos, bu belirsizliği bir eksiklik olarak değil, anlatının ahlaki gücünü artıran bir unsur olarak kullanıyor. Lykurgos’un kısa süreliğine kral olup yeğeni için tahtı bırakması, onun özverisini ve halkın güvenini kazanmasını simgeliyor. Ardından yaptığı seyahatler (Girit, Anadolu, Mısır…) farklı yönetim biçimlerini incelemesine ve Homeros’un destanlarını Sparta’ya taşımasına vesile oluyor. Bu geziler, onun yasalarının entelektüel temelini oluşturması hasebiyle önemli. Lykurgos’un Sparta’da gerçekleştirdiği köklü reformları anlatılıyor kitapta. Toprakların eşit dağıtımıyla sınıfsal farkların azaltılması, altın ve gümüş paranın kaldırılmasıyla lüksün sınırlanması, ortak sofralarla yurttaşların eşitlik içinde yaşamaya zorlanması, çocukların devlet kontrolünde sert bir eğitimden geçirilmesi ve kadınların da spor yaparak toplumsal düzenin bir parçası haline gelmesi gibi yenilikler dikkat çekici… Bu düzenlemeler, Sparta’yı diğer Yunan şehirlerinden ayıran eşitlikçi, disiplinli ve askeri ruhu güçlü bir toplum haline getirmiş… Lykurgos’un yasaları yazılı bir başvuru kaynağı değil… Törelerden oluşuyor. Bu durum da, halkın bilinçli
Lykurgos'un HayatıPlutarkhos · İş Bankası Kültür Yayınları · 2010627 okunma
Big-bang
Puan vermedi·167 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Kitap içeriği ve adının uyumlu olduğu ender kitaplardan biri. Beatrice, bir böcek bilimci profesörün kızıdır. Profesör, Mısır'a bir seminer için gitmiştir. Orada ilgi alanı olan bok böceklerini anlatmak için bir seminer verecektir. Seminerden önce başka bir anlatıcının bok böceği baklalarından bahsetmesi onun dikkatini çeker. Bok böceği baklaları, Mısır'da kullanılan, cinsel gücü artırmak ve erkek dölüt oluşmasını sağlamak için kullanılan uyarıcı bir maddedir. Seminerden sonra Kahire sokaklarında dolaşırken birinin ona yaklaşıp "Bok böceği baklası ister misin?" diye sorması üzerine bu baklalardan alıp oteline geri döner. Otel odasına onunla konuşmak için gelen genç gazeteci Clarence ile tanışır. Clarence ile sohbet tadında bir röportaj yaparlar. Clarence ile sohbeti ilerletirler ve sonunda beraber yaşamaya karar verirler. Clarence da bir haber için gittiği Mısır'da bok böceği baklalarını keşfeder. Doğudaki soyun erkek çocuktan ilerleme anlayışından dolayı bok böceği baklalarının çılgın bir şekilde kullanıldığını görür. Yapılan son nüfus sayımında, yeni doğan erkek sayısının yeni doğan kız sayısına oranının ciddi bir şekilde fazla olduğunu tespit etmesi üzerine konu hakkında derin bir araştırmaya girişir. Daha fazla spoiler vermeden burada bitireyim... ​Bir çocuğun doğumu, özellikle de ilk çocuğun doğumu bir aile için milattır. Bütün düzen yıkılır, yerine yeni bir düzen kurulur. Düzeni yıkan ise 3-5 kiloluk, ağlamaktan başka bir şey bilmeyen bir et yığınıdır. Evin ortasına düşer ve atom bombası etkisi yapar. Büyük bir yıkım gerçekleşir. Her taraf toz duman olur. Tam bir Bing Bang ve yaratılış hikayesi. Herkes onun etrafında döner. O ise çığlıklarıyla etrafındaki toz yığınlarını bir hava bükücü misali dağıtmaya başlar. Salgıladığı kokuyla herkesi kendisine bağımlı bir
Edebiyat
Beatrice'ten Sonra Birinci YüzyılAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,059 okunma
Reklam
Reklam