İşte insan doğasının kusuru - en parlak yıldızların üzerinde bile lekeler vardır; Miss Scatherd'ınki gibi gözler ise sadece bu küçücük lekeleri görür ama yerküreyi kaplayan parlaklığa karşı kördür.
Bessie şarkıyı bitirince, "Gel Miss Jane, ağlama," dedi. Ateşe "yanma" demesi gibi bir şeydi bu. Ama pençesine düştüğüm korkunç acıyı o nasıl anlayacaktı ki?
Amerikalılar neden renkli çoraplar giyiyordu da Mısırlılarla Araplar giymiyordu? Bizim tişörtlerimiz yoktu, oysa 'onlar'ın vardı."
"Miss Clark’ın bana duyduğu o nedensiz garez ve hakkımdaki olumsuz kanaatleri evde de peşimi bırakmıyordu. Bir şey üzerine yoğunlaşamayışıma, yaptığım şeyleri yeterince ciddiye almayışıma, amaçsızlığıma ve zayıf kişilikli oluşuma yönelik beylik sözlerle azarlanıp duruyordum sürekli..
Miss Clark’ın hakkındaki berbat düşünceleri amacını aşmış, elden ele dolaşan bir silah misali annemin eline kadar ulaşmıştı. Anneme pedagojik gerekçelerden çok sadistçe içgüdülerle bu yargılara varmışa benzeyen biriyle neden sorgusuz sualsiz böyle bir ittifaka giriştiğini sormak da hiç aklıma gelmemişti