"Bölünüp dururdu kalabalığın içinde insan. Kendini kendine, kendini başkalarına, sonra başkalarını yine kendine bölerdi. Hiç'e varıncaya kadar bu hep böyle sürerdi. Biliyordu artık Rıdvan, her şeyin hiçbir şey olduğu bir dünyada yaşıyordu. Kumla çöl, damlayla derya birdi. İnsansa, kendisi olmaktan çok Havva'nın torunlarından biriydi. Herhangi biri. Yazılmış bütün hikayeler, yaşanmış bütün günler, kurulmuş bütün hayaller, onlara sahip çıkmaya çalışan zavallılara rağmen, insanlığın ortak havuzuna aitti."