MissOzturk

Boğulan balıklar varmış, bunu duymuş muydun? Tamamen suyun altında yaşamaya göre dizayn edilmiş olmalarına rağmen bir şekilde nefessiz kalıp ölüyorlarmış. Bence etraflarındaki balıkların hayvanlıklarına daha fazla dayanamadıkları için... Diğer balıklar sadece nereye geldiğinle ilgileniyor, oraya nereden geldiğine kimse bakmıyor. Birileri için üç kulaçlık yolları kat edebilmek adına solungaçların şişene kadar yüzmüş olsan da okyanus için bu hiçbir şey ifade etmiyor. Zor demiyorsun, kolay sanıyorlar Osman.
Sayfa 70·Kitabı okudu
2024 Okuma Raporları
Reklam
Bu kayboluş meselesi üzerine çok düşünüyorum. Sen mi kayboldun, yoksa ben mi, bir türlü karar veremiyorum. Geçenlerde, yolda yürürlerken yeğenim birden babasının elini bırakmış ve gözden kaybolmuş. Neyse ki, hızla bulunmuş ama korkusu yetti hepimize. Eve gelince ne kadar telaşşandığımızı anlatıp niye öyle yaptığını sordum." Ben kaybolmadım ki, babam kayboldu." dedi bücür. Yani neresinden bakarsan haklı çocuk. İki kişiden biri kaybolduysa, hangisinin kaybolduğunu asla bilemeyiz.
Sayfa 63·Kitabı okudu
2024 Okuma Raporları
Dakikaları icat eden Babillilere her dakika sövüyorum. Zamana bağlanan her şeye sövüyorum ama çiçek saatleri hariç, ne bileyim. Mesela 13, on üçüncü saati, saatle sınırlandırılmamış nihai vahşi saati simgeliyormuş. Bu yüzden uğursuz diye anılıyormuş. Oysa son denilen şeyin de sonrasının olması fikrinde bir uğursuzluk olduğunu düşünmüyorum. 13 sayısını öz evladım gibi seviyorum.
Sayfa 10·Kitabı okudu
2024 Okuma Raporları
"Sırılsıklam halde apartmana vardığımda, içeri girip hemen merdivenlerin dibine çöküverdim. Düğüm düğüm olmuş sinirlerim nihayet boşaldı, yüzümü ellerimin arasına saklayıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Görmemesi gereken şeyler görmüş, gördükleriyle kirlenmiş gözler, temizlenmek için ağlamaktan iyisini yapamazdı. Gördüğüm ve göreceğim her şey için ağlamam lazımdı. Anladığım ve anlayacağım her şey için. Bildiklerimizin bilmediklerimizden katbekat fazla olduğunu fark ettiğim, insanoğlunun birbirine yapabileceklerinden deli gibi korktuğum için... Orada, o merdiven boşluğunda dakikalarca ağladım, içimin ağısını oracığa akıttım. Sonra omzuma dokunan bir elin incecik rüzgârıyla yerimden sıçradım."
Sayfa 148·Kitabı okudu
Edebiyat
"Bölünüp dururdu kalabalığın içinde insan. Kendini kendine, kendini başkalarına, sonra başkalarını yine kendine bölerdi. Hiç'e varıncaya kadar bu hep böyle sürerdi. Biliyordu artık Rıdvan, her şeyin hiçbir şey olduğu bir dünyada yaşıyordu. Kumla çöl, damlayla derya birdi. İnsansa, kendisi olmaktan çok Havva'nın torunlarından biriydi. Herhangi biri. Yazılmış bütün hikayeler, yaşanmış bütün günler, kurulmuş bütün hayaller, onlara sahip çıkmaya çalışan zavallılara rağmen, insanlığın ortak havuzuna aitti."
Edebiyat
Reklam