Melis

Puan vermedi·184 syf.··
2022 9. kitabı
Otuz yedi yaşında fakat yetişkin olmayı başaramamış Arvid'in, annesinin hasta olduğunu öğrenmesinin ardından anılarına çıktığı yolculuğa şahit oluruz kitapta. Abisinin ölümünden sonra görünürde pek düşkün olmasa da zihinsel bağlamda sürekli birlikte olduğu annesinin ilgi ve sevgisini kaybeder. Hatta neredeyse kıskanır abisini, ölümüyle her gün annesinin hatrında olmayı başarabildiği için. Annesiyle filmler izleyip kitaplar üzerine konuştuğu, bütün kardeşleri uyurken onunla tek başına zaman geçirmeyi başarabildiği geçmişe sığınır gözleri kapalı bir şekilde gerçeklerden kaçabilmek için. Danimarka'daki pek yakın çocukluk arkadaşı Mogens'i paranoyak düşüncelerle hırpalayacak kadar hafızasından silmiş olmasına rağmen annesine dair her anısının oldukça canlı olduğu bir geçmişe... Arvid işçi sınıfından gelen bir ailenin çocuğudur ve üniversiteye girerek ailesinin hayallerini gerçekleştirmiştir. Fakat bir noktada içinde bulunduğu çevrenin etkisiyle komünist olur ve babasının çalıştığı fabrikaya işçi olarak girmeye karar verir. Bu annesiyle arasının açılmasına sebep olur. Oğlunun çocukça davrandığını düşünen annesiyle arasındaki ilişkisi asla eskisi gibi olmayacaktır. Arvid'in partiye katılmasının ardında bir şeylere ait olma, insanlar tarafından kuşatılmış olma isteği yatar aslında. Hep sevgisine ve ilgisine aç olduğu annesinin ve kendisini bir türlü bir parçası hissedemediği ailesinin yerine kendisini sonunda bir yere ait hissedebildiği partiyi koyar. Partiyle yollarını ayırdığında Arvid çoktan tekrardan annesine muhtaç bir çocuğa dönüşüvermiştir. Annesinin doğum gününde üzerinden karşıya geçmenin neredeyse imkansız olduğu cevval Rio Grande nehrinin kurumuş olması metaforu üzerinden annesine söylemek isteyip de başaramadığı şeyler yüreğimi sızlattı okurken. Arvid görüp
Lanet Olsun Zaman NehrinePer Petterson · Metis Yayınevi · 2022369 okunma
Reklam
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 02:52
Çin devrimlerinin halkı nasıl etkilediğini ihtiyar çiftçi Fugui'nin sıradan yaşamı üzerinden akıcı ve duygu yüklü bir dille anlatan yazar Yu Hua, yaşamak nedir sorusuna cevap arıyor . Yazarın ince eleştirileri kitabı bir dönem yasaklı kitaplar arasına soktuysa da eser bugün Çin edebiyatının en etkileyici yapıtları arasında yer alıyor. "Yaşamak" uzun süredir okuduğum en sürükleyici kitap.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2021 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2021 01:26
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki okumuş bulunduğum İş Bankası Kültür Yayınları baskısı okunması zor, mantıksız cümle dizilerine sık sık maruz kalacağınız bir çeviriye sahip. Bu durum kitabı haz alarak okumama büyük bir engel teşkil etti ne yazık ki. Farklı bir çevirmenden okumanızı tavsiye ederim. Jane Austen, tabiatları birbirine zıt lakin kaderleri oldukça benzer kızkardeşler Elinor ve Marianne üzerinden akıl ve duygu ikiliğini işliyor kitabında. Elinor sağduyuyu, Marianne ise tutkuyu temsil ediyor. Vardığı sonuç itibariyle kitap, akla övgü niteliği taşıyor. Fakat belki de tutkularıyla var olan Marianne'e benzerliğim sebebiyle, göklere çıkarılan bu duygudan yoksun akıl yer yer canımı sıktı. (Lütfen artık tepki gösterir misin Elinor diye başımı duvarlara vurdum! ) Dolayısıyla baş kahraman diyebileceğimiz Elinor'a pek sempati duyamadım. En çok dedikoducu Mrs. Jennings'i sevdim sanırım, kendisi gibi bir akrabam olsa hiç fena olmazdı:)
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 10:40
Pinball 1973; Murakami'nin, yazın hayatının başlarında(1980) verdiği ve okuyucuyu büyülü dünyasıyla daha yakından tanıştırdığı eseri. Bu kitapta diğer kitaplarda da karşımıza çıkan isimsiz başkahraman; kadim dostu Fare, yaşlı barmen J ve - sanırım beni en çok şaşırtanı- İmkansızın Şarkısı kitabından nahif kız arkadaşı Naoko ile beraber arz-ı endam ediyor. Kuyu metaforu da belki en açıklayıcı haliyle selamlıyor okuyucuyu. Bu açıdan Pinball 1973'ü okumak yine emin ellerde ve güvenli bir limandaymışım gibi hissettirdi. Fare, gururuyla savaşmak zorunda kaldığı bir aşka kaptırıyor kendini. 25 yılın getirdiklerini ve hayatın anlamını sorguladığı sıkıntılı günler geçiriyor. Diğer taraftan sevgili isimsiz kahramanımız hatıraların ışığında bir Pinball Spaceship makinesinin peşine düşüyor. Eski bir tutkusuyla ve evindeki tuhaf fakat bir o kadar da sevimli misafirleriyle vedalaşıp Tennessee Williams'ın da deyimiyle yeni olasılıkların kucağına bırakıyor kendini. Bu içsel ve dışsal yolculukta bir Murakami klasiği olarak müzik, yanımızdan hiç ayrılmıyor. Murakami'nin gerçekçi eserlerini daha bir seven benim gibi okuyucular için güzel bir serüven olacağını düşünüyorum. İyi okumalar~
Pinball 1973Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20201,549 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2020 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 11:16
Gary Small psikiyatri kariyerinin en ilgi çekici vakalarını kitaplaştırmış. Karısı Gigi de yazma sürecinde ona yardımcı olmuş. "Bir Psikiyatristin Gizli Defteri" okuması oldukça kolay, akıcı ve eğlenceli bir kitap. Tıbbi terimlere biraz hakim olmak da okuma sürecini daha zevkli hale getiriyor. Yazarın asistanlıktan tecrübeli bir psikiyatriste dönüşmesine şahit olmak her ne kadar ileride klinikte çalışmak istemesem de oldukça aydınlatıcıydı. ("Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün" kitabını aklıma getirdi bu yönüyle birçok yerde.) Vakalar oldukça ilginç fakat sanıyorum psikiyatriye az buçuk ilgisi olan - ki magazinsel özelliğinden dolayı psikiyatri her zaman ilgi odağı olmuştur - çoğu kişi önceden benzeri vakaları bir şekilde okumuş yahut duymuştur. Bu açıdan kitap, bana düşünce kitaplarından yorulduğum bir dönemde biraz dinlenip kafamı toparlamam için fırsat tanımış oldu. Gary Small mizahi ve samimi bir dille okuyucuya ulaştırıyor anılarını. Hastalarıyla konuşup sorunun ne olduğunu anlamaya çalışırken kendi tepkileri ve duygularına da odaklanıyor hastayı yanlış yönlendirme mek için. Böylece okuyucuyu da ilişkilerdeki çatışmaların kendimizin de farkında olmadığımız en derinlerimizde gizlenen anı, düşünce ve duygularımızdan kaynaklanabileceğini yahut etkilenebileceğini göstermiş oluyor. Ve psikiyatristlerin hasta görüşmelerinde kendilerinden sıyrılıp nasıl psikiyatrist kimliklerine büründüklerine ışık tutuyor. Kitap her ne kadar farklı farklı anılardan oluşuyor olsa da anılar bir bütünlük içerisinde ele alınıyor ve böylelikle anlatıdan kopmadığınız, soluksuz bir psikiyatri serüvenine çıkmış oluyorsunuz. En etkilendiğim anı sanıyorum sonuncusuydu. Bu bölümde Gary akıl hocasıyla ilişkisine yoğunlaşıyordu. Kitap boyunca Gary'ye sahip çıkan bu babacan adam, öğrencisine bir
Bir Psikiyatristin Gizli DefteriGary Small · Doğan Kitap · 202136,5bin okunma
Reklam