...Mühendis ya da doktor, avukat ya da valilik danışmanı olabilmek için on yıl eğitim görülsün de, biriyle evlenmek için onunla ilgili gerekli bilgileri edinmek bundan daha az zaman alsın ha!
Gözleri benimkilere sabitlenmişti. "İnan bana. Tam olarak hayatımda olmamanın nasıl bir yıkım olduğunu biliyorum. Senin kim olduğun gerçeğini görmemenin. Bu iç karartıcı bir şey. Ve kendimi bu gerçeğe kör ettiğim her saniye, içimde bir boşluk oluştu."
"Calder... Ne demeye çalışıyorsun?"
"Seni özledim, Hads. Hem de çok. Bu beni tamamen altüst ediyordu."
"Neden şimdi?"
Ellerinden biri saçlarımın altından kaydı, parmaklarını saçlarıma doladı. "Dağ geçidindeki o arabaya bindiğin gün bir şey gözümü açtı. Beni deli gibi korkuttu. Seni kaybetseydim... bunu atlatabileceğimi sanmıyorum."
Parmak saçlarımı sıkıca tutup başını daha da geriye eğdi. "Özür dilerim. Ne kadar pişman olduğumu tahmin bile edemezsin. Korkudan deliye dönmüştüm ve sorunlardan kaçmaya çalışıyordum. Hepsi yalandı. Olması gerekenden çok daha uzun süredir seni istiyorum ama bundan daha fazlası var. Her zaman daha fazlası oldun. Sen benim lanet olası ruhumun sahibisin ve ben onu senden hiçbir zaman geri almak istemiyorum."
"Saçmalık. Beni istiyorsun. Az önce olanları iki yudum viskiye ya da başka bir şeye bağlama. Bu çok küçük düşürücü."
"Hadley, canını yakmaya çalışmıyorum..."
"Aylardır canımı yakıyorsun! Gözümün önünde eriyip gidiyorsun. En iyi arkadaşımı elimden aldın. Âşık olduğum adamı."
Calder kaskatı kesildi. "Bana âşık değilsin. Bu sadece bir hoşlanma. Sen daha küçüksün."
"Kapa çeneni! Yirmi yaşında olabilirim ama ne istediğimi biliyorum. Bana yıldızlara dokunabileceğimi gösterdiğinden beri yavaşça ama her geçen gün sana âşık olduğumu biliyorum. O iki paha biçilemez kızla ilgilenmeni izlerken sana âşık oldum. Yangından kaçmak yerine yangına her koştuğunda gösterdiğin cesarete âşık oldum. Daha önce hiç deneyimlemediğim bir şekilde görüldüğümü hissettirmene âşık oldum. O yüzden sakın bana, sana âşık olmadığımı söyleme."