Her ne kadar ailelerin korkulu rüyası yabancı birinin çocuklarını kaçırması olsa da bunun gerçekleşme ihtimali bir hayli düşüktür. Çocuklar için asıl büyük tehlike kapalı kapılar ardındaki istismarcı bir aile bireyidir, dışarıdaki dünya tehditkar gözükse bile gerçek şu ki, yabancılar çoğunlukla makul insanlardır ve en tehlikeli yer insanın kendi evidir.
Narsizm adını, hayranlarını geri çevirerek gölde gördüğü yansımasına aşık olan güzel delikanlı Narkissos hakkındaki mitten alır. Narkissos un trajedisi, arzuladığı kişiye yaklaşmaya çalışırken o kişinin kendisi olduğunu anlamayarak suya düşüp bozulmasında yatar.
“Tanrılar ve Ölümlüler muhteşem bir başarı, harika bir hikâye anlatıcılığı ile marifetli akademisyenliğin nadir görülen bir kombinasyonu. İç içe geçmiş pek çok olay örgüsüyle bir roman gibi okunuyor ama metinlere dair derin bilgilerle de dolu. Baştan sona tek bir hikâye olarak okuyabilirsiniz ya da antik düşünürlerin Titanlar veya Truva atı hakkında aslında ne yazdığını kontrol etmek için derinlere dalabilirsiniz. Johnston hem bu mitler için hem de karakterlerin kim olduğuna ve insanlara nasıl gerçek gibi geldiklerine dair en iyi rehberimiz olmuş.”
– Tanya Marie Luhrmann, Antropolog, Stanford Üniversitesi
Bununla birlikte, onlara göre, kökende zıtlık yoktur. Vaktiyle, diye anlatırlar, Vaşak ile Kır Kurdu yakın arkadaşlardı ve aynı biçime sahiplerdi. Ama münakaşa ettiler ve Vaşak, intikam almak için Kır Kurdu'nun yüzünü, ayaklarını ve kuyruğunu uzattı; Kır Kurdu da Vaşak'ın yüzünü bastırıp kuyruğunu kısalttı. O zamandan beri fiziksel görünüşleri zıttır: Biri dışa, diğeri içe dönüktür.