İnsanlık Tarihinin Ortak Hafızası
İnsanlık tarihi... Bilinmezliklerin, sırların, mitlerin ve hiçbir zaman dinmeyecek bir merakın dünü, bugünü... Antik toplumlarda karşımıza çıkan destansı hikâyeler, hepimizin bildiği üzere kaynağını göklerden alır. Bu noktada, günümüze değin uzanan bu destansı anlatımlar şunu açıkça ortaya koyar: Tüm toplumlar ortak bir hafızaya sahiptir.
Sayfa 7 - Wizart Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Bütün dünyanın mitleri ve halk masalları, bu reddin özde, kişinin kendi çıkarı saydığı şeyden vazgeçmeyi reddetmesi demek olduğunu gösterir. Gelecek, aralıksız ölüm ve doğum dizileri şeklinde değil, kişinin mevcut idealleri, yararları, hedeflerinin ve üstünlüklerinin sabitlenip güvenceye alınması şeklinde ele alınır. Kurban, toplumunun tanrının iradesine boyun eğişini gösterecekti, fakat Kral Minos tanrısal boğayı sakladı; çünkü ekonomik üstünlük saydığı şeyi yeğliyordu. Yani öngördüğü yaşam rolüne geçmede başarısız oldu ve bunun nasıl belalı bir sonuç yarattığını gördük. Tanrısallığın kendisi onun korkusu oldu; çünkü, eğer kişi kendinin tanrısıysa, Tanrı’nın kendisi, Tanrı iradesi, kişinin benmerkezci sistemini yıkacak olan o güç, bir canavar haline gelir.”
Reklam
Mit, bir "yalan" değil, "damıtılmış bir hakikattir". Bir kültürün binlerce yıl boyunca yaşadığı tüm acıların, neşelerin ve keşiflerin ortak bir sembol diline dökülmüş halidir. Psykhe’nin hikâyesi, sadece bir prensesin masalı değil, her birimizin ruhunun (Psykhe) olgunlaşma haritasıdır.
Mitler, ruhsal içgörülerin zengin kaynaklarıdır. Edebiyatın özel bir türü olan mitler, tek bir kişi tarafından yaratılmamıştır; bütün bir çağın ve ortak kültürün deneyimi ve düş gücüyle oluşturulmuştur.
"Apollo 11 astronotları Ay'a seyahat etmeden önceki aylarda ABD'nin batısında Ay'a benzeyen ıssız bir çölde eğitim gördüler. Bu alan pek çok Kızılderili topluluğa ev sahipliği yapıyordu. Bir yerliyle astronotlar arasında geçen bir diyaloğa dair şöyle bir hikaye vardır: Bir gün eğitim esnasında astronotlar yaşlı bir Kızılderili ile karşılaşırlar. Adam orada ne yaptıklarını sorar. Astronotlar kısa süre içinde Ay'a yapılacak bir araştırma seyahatinin parçası olduklarını söylerler. Yaşlı adam bunu duyunca bir an sessiz kalır, sonra astronotların kendisine bir iyilik yapmasını ister. Astronotlar "Ne istiyorsunuz" diye sorar. Yaşlı adam, "Kabilemdeki insanlar Ay'da kutsal ruhların yaşadığına inanır. Onlara halkımdan önemli bir mesaj iletmenizi isteyecektim." Astronotlar "Mesaj nedir?" diye sorar. Adam kendi dilinde bir şeyler mırıldanır ve sonra da astronotlara bunu ezberleyene kadar tekrar etmelerini söyler. Astronotlar "Bu ne demek?" diye sorar. Adam "bunu size söyleyemem. Sadece kabilem ile ay ruhlarının bileceği bir sır," der. Üsse geri döndükten sonra astronotlar uzun uğraşlardan sonra yerel dili konuşabilen birini bulur ve ondan mesajı tecrübe etmelerini isterler. Ezberledikleri şeyi söyleyince çevirmen kahkahalar ile gülmeye başlar. Nihayet sakinleşince, astronotların dikkatle ezberledikleri sözlerin "Bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. Topraklarınızı çalmaya geldiler." olduğunu söyler.
Sayfa 283·Kitabı okudu
Nihilizm, Nietzsche’nin kendi düşünme biçimi için bile büyük zorluklar içerir. Hiçbir önermenin doğruluğuna inanılamayan (artık “doğru” ne anlama gelebilir?) ve tüm politik yapılar ve politik düşünme tarzlarının yalanlar veya mitler olarak sergilendiği bir durumla sonuçlanır nihilizm (Platon’un soyluluk miti; Hobbes’un doğa hali kurmacası; Rousseau’nun “Yüce Varlık” görüşü; modern demokrasinin tüm bireylerin eşit olduğu konusundaki inancı vb.).
Reklam
Reklam