Romanın çoğunluğu Fransa’nın Touraine eyaletinde, “toz haline gelen binlerce insanın yattığı ve şimdi ruhlarıyla aydınlattıkları” bir vadide geçer. Başlangıçta ağabeyi Charles’ın aksine ailesi özellikle annesi tarafından ilgisiz davranılan ve ihmal edilen Felix’in Pont-le Voy’da yatılı okul günlerinden bahsedilir. Aristokrat bir ailesi olmasına rağmen yeterli miktarda maddi olanak sağlanmayan ve yetersiz beslenen Felix, yaşıtlarına göre cılız bir çocuktur. Daha sonra 15 yaşında Paris’teki bir okula alındığında ailesinin ihmalleri ve Felix’in ıstırabı devam etmektedir. Ailesinin tutumu yüzünden vücutça bir çocuk ancak kafaca bir ihtiyar kadar olgun olan Felix, Paris’ten Tours’a geldiğinde iki kız kardeşi tarafından da hoş karşılanmaz. O günlerde annesinin de hasta olmasını fırsat bilerek Kral Louis XVIII. yanlısı şehirdeki, prens onuruna yapılan baloya gitmeyi başarır. Baloda gördüğü güzeller güzeli bir kadından çok etkilenir ve o ana kadar tatmadığı duygular içerisinde onu omuzlarından öper fakat bir kraliçe gibi azametli olan bu kadın şaşkınlık içerisinde, bir yandan da heyecanından dolayı Felix’i affettiğini belli eden bakışlarla oradan uzaklaşır. O andan sonra kadını aklından çıkaramayan Felix, daha sonra Clochegourde şatosuna kadar kadının izini sürerek kadının Madame de Mortsauf olduğunu keşfeder. Madame de Mortsauf, o gece baloda gördüğü genci hatırlamasına rağmen bir şey söylemez ve Felix zamanla Madame de Mortsauf’un kocası, kral yanlısı ve Napolyon’dan sonra zenginliğini kaybetmiş eski bir asker olan Monsier de Mortsauf’un dostluğunu kazanmayı başarır. Mortsauf çiftinin sağlıkları çoğunlukla pekiyi olmayan çocukları Jacques ve Madeleine de zamanla Felix’i çok sevmişlerdir. Ailenin bir parçası haline gelen Felix, şatoda vakit geçirdikçe ailenin bilinmeyen diğer