destina

destina
@mitre_al
Elbette kin, manaya susamış ruhların katilidir.
Puan vermedi·328 syf.··
2022 29. kitabı
Romanın çoğunluğu Fransa’nın Touraine eyaletinde, “toz haline gelen binlerce insanın yattığı ve şimdi ruhlarıyla aydınlattıkları” bir vadide geçer. Başlangıçta ağabeyi Charles’ın aksine ailesi özellikle annesi tarafından ilgisiz davranılan ve ihmal edilen Felix’in Pont-le Voy’da yatılı okul günlerinden bahsedilir. Aristokrat bir ailesi olmasına rağmen yeterli miktarda maddi olanak sağlanmayan ve yetersiz beslenen Felix, yaşıtlarına göre cılız bir çocuktur. Daha sonra 15 yaşında Paris’teki bir okula alındığında ailesinin ihmalleri ve Felix’in ıstırabı devam etmektedir. Ailesinin tutumu yüzünden vücutça bir çocuk ancak kafaca bir ihtiyar kadar olgun olan Felix, Paris’ten Tours’a geldiğinde iki kız kardeşi tarafından da hoş karşılanmaz. O günlerde annesinin de hasta olmasını fırsat bilerek Kral Louis XVIII. yanlısı şehirdeki, prens onuruna yapılan baloya gitmeyi başarır. Baloda gördüğü güzeller güzeli bir kadından çok etkilenir ve o ana kadar tatmadığı duygular içerisinde onu omuzlarından öper fakat bir kraliçe gibi azametli olan bu kadın şaşkınlık içerisinde, bir yandan da heyecanından dolayı Felix’i affettiğini belli eden bakışlarla oradan uzaklaşır. O andan sonra kadını aklından çıkaramayan Felix, daha sonra Clochegourde şatosuna kadar kadının izini sürerek kadının Madame de Mortsauf olduğunu keşfeder. Madame de Mortsauf, o gece baloda gördüğü genci hatırlamasına rağmen bir şey söylemez ve Felix zamanla Madame de Mortsauf’un kocası, kral yanlısı ve Napolyon’dan sonra zenginliğini kaybetmiş eski bir asker olan Monsier de Mortsauf’un dostluğunu kazanmayı başarır. Mortsauf çiftinin sağlıkları çoğunlukla pekiyi olmayan çocukları Jacques ve Madeleine de zamanla Felix’i çok sevmişlerdir. Ailenin bir parçası haline gelen Felix, şatoda vakit geçirdikçe ailenin bilinmeyen diğer
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Reklam

destina

, bir kitap okudu
Puan vermedi·328 syf.··
2022 29. kitabı
Honore de Balzac
7.7/10 · 53bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2022 28. kitabı
Yoksul edebiyatçı edebiyatı okumuş bulundum. Karakterin açlığından işim şişti ki her okuyan biraz kızmış, biraz üzülmüştür. Hislerinden kafası karışmıştır. Öyle ki karakteri omuzlarından sarsmak istedim ama elimde kalır diye korktum zaman zaman. Ne yiyecek bir şeyi, ne soğukta kalacak bir yeri olan, yazılarıyla para kazanmaya çalışan zavallı bir adam hikayenin baş karakteri. Gereksiz gururu sebebiyle -onun durumunda hiçkimse bu kadar gururlu olamazdı- açlığının sonu gelmiyor. Öyle ki parmağını ısırıp kanını emerek tokluk hissi yakalamaya çalışan bir zavallı kendisi. İstenmediği yerde kalan, beğenilmeyen yazılarını sürekli getiren, sözde gururuyla hak etmediği parayı almayan ama alsa da hemen vermeye uğraşan bir karakterin bitmeyen açlığıyla bir sınav vermiş oldum. Yazarın kendi sözleriyle, karakterin “alçalışlarının sonu gelmiyor.” Bir iç sıkıntısı sarıyor okurken, ama okutuyor da aynı zamanda.
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Puan vermedi·398 syf.··
2022 27. kitabı
Bir aşkın saplantıya, kine ve nefrete dönüşünü ve etraftaki herkesi nasıl yakıp küle çevirdiğini anlatan kasvetli bir roman Uğultulu Tepeler. Kitaptaki karakterler iyilikleri ve kötülükleriyle bir yin yang gibi öyle iç içe ki karakterlerden tam olarak ne nefret edebilmeniz ne de sevebilmeniz mümkün. Kitap 1801 yılında Thrushcroos Çiftliğine kiracı olarak taşınan Mr. Lockwood'un ev sahibi olan Mr. Heathcliff'i 2 gün üst üste ziyaret etmeye gitmesiyle başlıyor. 2. gün gittiğinde hava şartlarından dolayı ev sahibinin evinde kalmak zorunda olan karakterimiz ertesi gün Thrushcross Çiftliğine döndüğünde evindeki kahya kadından ev sahibinin hayatını öğrenmeye başlıyor ve biz okuyucuları da geçmişe götürüyor. Kitap size pek çok duygu yaşattırıyor. Üzüntü, kırgınlık, acı, hayal kırıklığı, öfke -çokça öfke-, ümitsizlik ve az miktarda da sevinç -en azından benim için- . İçinde çok fazla olumsuz duygu barındırması emin olun sizi okumaktan soğutmuyor aksine dili o kadar akıcı ve işlenen konu öyle merak uyandırıcı ki kendinizi hemen son sayfaya ulaşmış bulabiliyorsunuz.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Karbon Kitaplar Yayınları · 202058bin okunma