Mustafa Karcıoğlu

Mustafa Karcıoğlu
@mkarcioglu
-"Hayır, dedi. Bunlar hiçbir şeyi göstermez Eğer bu bir düşse, ve düşümde sizi görüyorsam benim bildiklerimi sizin de bilmeniz çok doğal. Boşuna nefes tüketmeyin." Yerinde bir yadsımaydı bu. Yanıt verdim:– "Eğer bu sabah ve bu karşılaşma birer düşse, her ikimizin de düş görenin kendisi olduğunu düşünmesi gerekir. Belki düş görmeyi bir yana bırakacağız, belki de bırakmayacağız. Ama başka görevlerimiz arasında bizim gerçek görevimiz, evreni, doğmuş olmayı, gözlerle bakmayı ve soluk almayı kabullendiğimiz gibi düşü de kabul etmemiz."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Mustafa Karcıoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·480 syf.·
7 günde okudu
·
2017 93. kitabı
Zülfü Livaneli
7.5/10 · 22,3bin okunma
:D
“Bunları geçin ey ölü kardeşlerim” dedi bir ses. “Nasıl ki hayatta önemli olan tek şey, yaşamın ölümle sonuçlanacağı ise, burada da tek önemli şey var: Ne zaman dirileceğiz, sûr borusu ne zaman üflenecek, biz, dünyanın milyarlarca ölüsü ne zaman ayağa kalkacağız? Ahirette bir tek felsefi sorun vardır; o da tekrar dirilmek. Sadece buna odaklanın, dünyada yaşadıklarınızı bırakın. Çünkü o kısacık yaşamınız, bu sürekli ölüm durumunda küçük bir parantezdi sadece. Bana kalırsa ancak Tanrı öldüğünde dirilebileceğiz bizler; çünkü yeni tanrının seçimi için bize ihtiyaç duyacaklar.”
Kan parası, dehşet verici bir deyim ama herkesçe kabul edilmiş. İnsan öldürmenin bazı durumlarda meşru kabul edildiği bir ülkede, öldürürsün, gerekirse kan parası verirsin, kurbanın ailesiyle el sıkışıp yolunuza gidersiniz.
Nietzsche’yi, Schopenhauer’i ölümlerinden bunca yıl sonra gençliğin rock yıldızları halinde tekrar dirilten ve moda haline getiren şey, zamanı çok kısıtlanan modern insanın her şeyi mucize haplar biçiminde tüketme merakı olsa gerekti. Hiç kimsenin koca koca ciltleri devirmeye ne niyeti vardı ne de zamanı; olsa olsa birkaç kızgın kuşun maymunlara fırlattığı taşların arasında, bir yandan haberlere göz gezdirir, bir yandan arkadaşlarıyla SMS’leşirken, birkaç aforizmaya ancak göz atabilirlerdi. Sonra Şen Bilim gibi koca koca kitapları paylaşma imkânı yoktu ki! Paylaşılmayan bilgi de bilgi olmaktan çıkardı, hiç kimsenin işine yaramazdı.