yaşlı bir profesörün erkek öğrencisine karşı geliştirdiği içsel çatışmalar ve bastırılmış duygular etrafında şekillenen psikolojik bir hikâye. Ancak konu itibarıyla empati kurması oldukça zor; çünkü anlatılan duygu dünyası, okuru içine çeken değil, daha çok mesafede bırakan bir yapı sunuyor.
Özellikle final bölümünü son derece rahatsız edici ve zayıf buldum. Profesörün öğrencisine duygularını itiraf ettikten sonra onu dudağından öpmesi ve ardından köşeye çekilip kendi içinde yaşadığı çözülme, hikâyenin psikolojik derinliğinden çok, tuhaf ve gereksiz bir şok etkisi yaratıyor. Bu sahneler bana kalırsa karakterin iç dünyasını anlamamı sağlamaktan ziyade, metinden tamamen kopmama neden oldu.
Zweig’in genelde ustalıkla kurduğu ruhsal çözümlemelere rağmen, bu eserde anlatılan duygu bana ne inandırıcı geldi ne de estetik bir biçimde işlendi. Daha çok, okurda rahatsızlık uyandıran ve anlamdan çok gariplik hissi bırakan bir anlatı olarak kaldı. Bu yüzden yazarın diğer eserlerine kıyasla oldukça zayıf ve soğuk bulduğum bir kitap oldu.