Fareler ve İnsanlar kısa olmasına rağmen etkisi uzun süre devam eden kitaplardan biri oldu benim için. Akıcı anlatımı sayesinde kitabı bir günde bitirdim. Kitabın sonunda yaşananlar oldukça hüzünlüydü; kitabı kapattıktan sonra “Acaba başka bir son mümkün müydü?” diye düşünmeden edemedim. Ancak hikâyenin gidişatına baktığımda, karakterlerin koşulları ve dönemin gerçekliği nedeniyle sonun neredeyse kaçınılmaz olduğunu hissettim.
Kitabın adı da hikâyenin özünü çok iyi yansıtıyor. İnsanların kurduğu hayallerin, tıpkı farelerin ve insanların en iyi planları gibi, bazen ne kadar kolay dağılıp gidebildiğini etkileyici bir şekilde gösteriyor. Dostluk, yalnızlık, umut ve hayal kırıklığı gibi temaları sade ama güçlü bir dille işleyen, kısa olmasına rağmen derin iz bırakan bir eser.
“Kitaplar işe yaramıyor. İnsanın yanında olacak birine ihtiyacı var. Insan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun."
Yıllardır adı geçen bu kitabı sonunda okuma fırsatı buldum. Ama açıkçası beklentimin çok altında kaldı ve bu yüzden pek sevemedim.
Okurken yer yer yordu, hikâyeden çok etkilenemedim. Bana göre bu bir aşk hikâyesinden çok saplantılı bir tutku hikâyesi. Kemal karakterinin işlenmesi ve final kısmı iyiydi ama o 8 yıllık süreç biraz uzadı, okuması zorlaştı.
Kemal’e kitap boyunca hiç ısınamadım, bana hep iki yüzlü geldi. Bu da hikâyeye bağlanmamı zorlaştırdı. Füsun’un ölümü üzdü ama biraz aceleye getirilmiş gibi hissettirdi, daha farklı bir son olabilirdi.
Ama hakkını vermek lazım, dönemin İstanbul’u ve o atmosfer gerçekten çok güzel aktarılmış. Eski İstanbul hissi kitabın en güçlü taraflarından biri bence.
Genel olarak ne tam sevdim ne de tamamen sevmedim; o arada kalan kitaplardan biri oldu.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma