Unutmak, bir hafıza yangını değil, ağır ağır çöken bir boşluğun karanlığında boğulmaktı. Aslında unutmak, iyileşmek değil, kendinden kopmaktı. Unutmak, seni senden çalan bir hırsızdı. Ve her unutuş, bir kaybedişti. Kaybettiği her anı ise insana kendini unuttururdu.