İçine duygu katılmış her portre sanatçının portresidir aslında; modelin değil. Model yalnızca bir vesile, bir rastlantıdır. Ressamın açığa çıkardığı şey model değildir; boyalı tuvalin üzerinde asıl ifşa olan ressamın KENDİSİDİR.
Öncelikle, ortada bir tehdit olduğunu bile kabul etmeye yanaşmıyorsunuz ! İmparator'a tamamen kör bir inançla bağlanmışsınız ! Şimdi de benzer bir inancı Hari Seldon'a kaydırdınız. Ya bir otoriteye ya da geçmişe bel bağlıyorsunuz siz... oysa çözümü kendiniz de aramanız gerekir. Bu davranış sizde hastalık halini almış... Herhangi bir otoriteyle çatışması halinde KENDİ aklınızın bağımsızlığını bir kenara bırakmanıza neden olan bir reflekse dönüşmüş. İmparator'un sizden daha güçlü, Hari Seldon'ın ise daha zeki olduğuna dair en ufak şüphe kalmamış zihninizde. Bunun yanlışlığını göremiyor musunuz ?
- İmparatorluk'un her zamanki gibi güçlü olduğunu göremiyor musunuz ? - Sizin zihinlerinizde yarattığınız bir görüntü o. Kendinizi onun sonsuza dek süreceğine inandırmışsınız. Oysa, avukat bey, fırtına ikiye ayırıncaya dek ağaç gövdesinin ne denli çürümüş olduğu anlaşılamaz, sapasağlam görünür göze. İmparatorluk'un dalları arasında o fırtınanın esintisi ıslık çalmaya başladı bile.
"Zavallı çocuk !" diye mırıldandı Caderousse. "İşte az önce size söylediğimin, Ulu Tanrı'nın sadece kötülere yardım ettiğinin bir kanıtı daha, Sayın Başrahip". "Ah !" diye devam etti Güneylilerin zengin diliyle. "Dünya daha da kötüye gidiyor, gökten iki gün barut, ardından bir saat ateş yağsın ve son söz söylenmiş olsun !"