Nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatırınızı sorup, “İyiyim,” demenizi beklemeleridir.
Sanki asıl öldürmek istediğim şey o derinin altında ya da başparmağımın altında yatan o ince mavi damarda değil, başka bir yerde, daha derinde, daha gizli ve ulaşması çok daha güç bir yerdeydi.