Sözlerin yetersiz kalacağı, hattâ bu kitap üzerine incelemelerin bile yetmeyeceğini düşündüğüm bir andayım. Zira ne kadar övsem az gelecek, ne kadar derinine insem o kadar yüzeyinde kalacağım bir eser bu.
Gün Olur Asra Bedel, Aytmatov'dan ikinci kitabım oldu. Kısaca konusuna değinecek olursam; yıllarca tren istasyonunda makas görevlisi olarak çalışmış ve artık oldukça yaşlanmış olan Yedigey'in, kadim dostu ve mesai arkadaşı Kazangap'ın vefatı ile başlar. En yakın arkadaşını son yolculuğuna uğurlama işini kimseye bırakmadan kendisi halletmek isteyen Yedigey, Kazangap'ın vasiyeti üzerine, uzun polemikler sonucu cenazeyi Ana Beyit mezarlığına defnetmek için yola koyulur. Çıktığı çetin yolda, ömrünün yarısını birlikte geçirdiği Boranlı'da yüreğine nakşolan, aklından silip atamadığı veya atmak istemediği anılarını, kafasının içinde yeniden yaşar.
Eser, dönemin Kırgız edebiyatı, kültürü, yaşam biçimi ve sosyo-ekonomik yapısı hakkında oldukça başarılı bir yansıtıcı yapıya sahip. Sözlü gelenekte yaşamış efsaneler, destanlar, ince bir sanatçılıkla esere serpiştirilmiş. Zaten Aytmatov, bu hususta en başarılı yazarlardan biridir. Bu eserinde de bunu rahatlıkla görebiliyoruz.
Velhasılıkelâm kitap, okuduğum en iyi kitaplar arasına girmiş oldu. Uzun süre etkisinden çıkamayacağımdan eminim. Muhtemelen siz de çok seveceksiniz.