melek yiğit

melek yiğit
@mlkyigit
Kendi halinde ve gelişmekte olan bir #okuyananne ‍️ Insta / melsvekitaplari /
üniversite okuyor
Malatya
5 Mayıs 1995
96 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Okurken insanın kendi genç zamanlarını kıyasladığı ve kendi hatalarının sorgusunu yaptığı bir eserle karşınızdayım.. Yazarımız akıcı ve anlaşılır bir dil kullandığı içinde okumayı daha rahat bir şekilde sıkılmadan ilerlettim. Ve basımda kullanılan kitabın puntosu gözlük bile kullanmadan okumamı sağladı. Bu kesinlikle avantaj. Kitabımızın konusuna gelecek olursak; Baş karakterimiz Esra.. Lise öğrencisi ve hayali doktor olmak.. Annesi ile birlikte eski büyükelçinin konağının müştemilatında kalıyorlar. Büyükelçi Esra'yı öz torunu gibi sevip kollamakta ve onun okul dahil bir çok masraflarını karşılamakta. Okuduğu okuldaki herkeste Esra'yı büyükelçinin öz torunu sanmaktalar. Taa ki bir gün bunun gerçek olmadığını okuldaki bir kaç arkadaşı ortaya çıkarır. Esra kendisini okulda rezil olmuş hisseder ve kendisini bile savunamaz. Tuğba isimli diğer karakterimiz bu görevi üstlenir ve Esra'ya kol kanat gerer onu korur (güya korur) O gün Esra'nın hayatı için bir dönüm noktası olur. Çünkü Tuğba ile tanışmasından sonra Esra'nın hayatı bambaşka olur. Daha sonrasında Esra'nın hayatına 'aşk' vaadiyle giren Kenan ve dost numarasıyla yaklaşan Tuğba, Esra'yı uyuşturucunun kollarına atar. Esra farkına varmadan gün geçtikçe 'madde bağımlısı' olur. Gününü gecesini madde bulmak için çabalayarak geçirir. "Mal" alması için en büyük problemi para. Para için ne yalanlar söylediğine ve mal için ne tehlikeli yollara başvurduğuna okudukça şahit oluyoruz.. Bir bağımlının, Esra üzerinden kriz anında ne halde ne hale geldiğini nasıl tehlikeli olduğunu açıkça okuyoruz.. Aslında bu kitap aracılığıyla günümüzde çevremizdeki, okullarda ki, sokaklardaki kısacası gözümüzün alabildiği her yerde ne gibi tehlikeli durumların olabileceğini okuyoruz. Çocukların çevre ve aile ile olan bağlarının ne kadar önemli
1000Kitap
Tuzakİlker Şenol · Ateş Yayınları · 2020139 okunma
Reklam
Puan vermedi·416 syf.··
2022 15. kitabı
Baş karakterimiz Dr. Ellen Roth. Kendisi psikiyatri kliniğinde çalışan,başarılı bir psikiyatrist. Erkek arkadaşı Chris ile yaşamakta ve aynı zamanda da meslektaşlar. Chris, kısa süreliğine telefonun bile çekmediği bi yere tatile gider ve giderken Ellen'dan 'özellikle ilginç vaka' ismini verdiği bi hastasıyla ilgilenmesini ister. Ellen, bu hasta kadın ile yakinen ilgilenir. Hasta kadın 'Kara Adam' isimli şahsın gelip kendisini öldüreceğini söyler. Ellen içten içe bu kadınla kendisini yakın hisseder. Ancak bir gün kadın aniden klinikten kaybolur yada kaçırılır. İlginç olan ise kimse bu kadını görmemiştir, hiç bir kaydı da yoktur. Ellen, hasta kadını arama arayışına girer. Polise başvurmasına rağmen elinde isim yada herhangi net bilgi olmadığı için istediği yardımı alamaz. Bu sürede yakın meslektaşı Mark'tan yardım ister. İlk başlarda Mark'ta Ellen'a inanmakta güçlük çeker. Fakat gün geçtikçe Ellen'in başı sürekli tehlikeliye girer, tehdit edilir ve Mark'da artık hasta kadının ve Kara Adam'ın varlığını kabul eder. Ellen'ı korumak ve yardım etmek için elinden gelen desteği esirgemez. Ancaaaaakkk kitap 2. kısımdan itibaren çok farklı bir yola giriyor. Hasta kadının kimliği, Kara Adam'ın varlığı, bambaşka bir olay örgüsü olarak karşımıza çıkıyor. Ve asıl olaylarda burdan sonrasına çözülüyor. Kitabın sonunu iple çekerek okuduğum nadir eserlerden biri. Heyecanı yüksek, sanki o adrenalini siz yaşıyormuşçasına okuyorsunuz. Gerilim türündeki eserlerden aklıma her zaman ilk gelenlerden olmuştur zaten Psikiyatrist. Yıllar öncesinde okuğumda da yine aynı heyecan ve merakla okudum. Velhasıl kelam.. Okuyacakların ilk sıraya almaları gereken bir eser diyorum.
PsikiyatristWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 201611,4bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 11. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 20:23
Baş karakterimiz George, yazarımız kendi ismini vermiş. 45 yaşına gelmiş ve orta halli bi yaşam sürmekte George. Kitabın başlarında yaptığı işten (sigorta pazarlamacısı) ve takma dişlerinden bahseden bi karakterimiz var. Dişlerine biraz fazla özenli ve takıntılı diyebiliriz aslında. İlerleyen sayfalarda da geçmişe gidip, çocukluk ve gençlik dönemlerinden bahsetmekte. Bunları da yine baş karakterimiz George'nin ağzından okuyoruz. Aslında o zamanları aynı zamanda savaş öncesi ve sonrası olarakta niteleyebiliriz. Çünkü önceden kendisine huzur ve mutluluk veren şeyler savaş sonrasında hiç eskisi gibi bir tad vermiyor kendisine. Geçmişe dair hatıralarını anlatan George, çocukken en çok yapmaktan mutlu olduğu balık tutma aktivitesine olan özlemini de sıkça dile getiriyor. Çocukluğunu geçirdiği o güzel günleri, yaşadığı yere tekrardan gidip yine eskisi gibi içi huzur dolsun istemekte. Ama gittiği zaman hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığını ve savaştan sonra herşeyin değiştiğini gözleriyle görüyor. Savaşın etkilerini zaten biliyordu ama gözleriyle görmesi daha ayrı bişeydi George için. Geçmişi ve şimdiki zamanı içinde bocalayan bi karakter aslında. Eskiye dair hissettiği özlem, Savaşın önceki hayatını alıp götürmüş olması, Geriye eski heyecanı ve düşlerini bırakmamış olması.. Her ne kadar 1900lü yılları, 1. ve 2. Dünya Savaşı arasında geçen dönem söz konusu olsada, aslında günümüz ile bağdaşacak çok şey mevcut. Çıkarılacak anlamlar olsada açıkçası okurken çoğu yer beni sıktı. Bazı bölümlerini zorlayarak okuduğum diyebilirim. #alıntılar "Geçmiş tuhaf şey, hep yanınızda taşıyorsunuz."
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2022 4. kitabı
#alıntılar " Sürdürdüğümüz bu yaşamın doğası nedir? Kabul edelim: Yaşamlarımız sefil, yorucu ve kısa. Doğuyoruz, bizi hayatta tutacak kadar yemek veriliyor ve becerisi olanlarımız güçlerinin son damlasına kadar çalışmaya zorlanıyor; işe yaramaz hale geldiğimiz anda korkunç bir zulümle katlediliyoruz. " " İnsan üretmeden tüketen tek varlıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, saban sürecek kadar güçlü değildir, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Yinede bütün hayvanların efendisidir. Onları işe koşar, onlara açlıktan ölmemeleri için gereken asgari yiyeceği geri verip kalanını kendine saklar. Toprağı süren bizim iş gücümüz, verimli kılan bizim gübremizdir, yine de çıplak derimizden başka bişeye sahip değilizdir." Kitapta, yaşadıkları hayata isyan ederek özgürlük yolunda ilerleyen hayvanların isyanını anlatıyor. Domuzlar, koyunlar, atlar, köpekler, tavuklar, inekler.. Sahiplerine isyan edip yaşadıkları yeri sahipleniyor ve kendilerine ait, insanların olmadığı bir "Hayvan Çiftliği" kuruyorlar. Hayvan karakterleri adı altında aslında biz insanları ve bizi yönetenlerin yaptığı, yapmakta olduğu ya da yapacaklarını çok güzel tasvirleyerek kaleme alınmış bir kitap. Hatta şaheser demeyelim.. Bu kitabı her insan okumalı.. Farkındalık yaratmak için.. Çevresinde ne olup bittiğinin farkına varmak için.. Gözlerine inen perdeyi kaldırmak için.. Refah içinde yaşadığımızı sanıp aslında ne kadar sefil ve sefalet içinde olduğumuzu anlamak için.. Ayakta uyutularak nasıl yönetildiğimizi anlamak için.. Yıllar öncesinde yazılmış bi eser olmasına rağmen hem bu yaşadığımız zamanı hemde gelecekte yaşanılacak zamana çok güzel örnek teşkil eden bir kitap.. Velhasıl kelam.. Seni bu kadar geç okuduğum için kusura bakma, Hayvan Çiftliği..
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021296,2bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2022 3. kitabı
Fantastik bir dünya.. Uzun zamandır bu tür okumamıştım ara sıra okumak biraz zihni rahatlatıyor sanırım. :) Önce dizisini izleyip kitap serisi olduğunu sonradan öğrendiğim eser.. Tabi kitapla dizi arasındaki farklar vardı ama kitabı da böylesine uygun bir şekilde sahneye dökmüş olmak da muazzamdı. Yaşanılan dünya içinde "Karanlıklar Diyarı" olarak adlandırılan yepyeni bir alem ve bu diyarın çevresinde yaşayan bir kızın hikayesi diyebilirim.. Karanlıklar Diyarı.. Simsiyah bir toz bulutu, içinde insanın evrim geçirip Volcra dedikleri canavarlara dönüştüğü bir diyar.. Baş karakterimiz Alina Starkov.. Starkov, kartograf/haritacı olarak yetişip büyümüş bir yetim. En yakın arkadaşı, dostu, ailesi dediği Malyen ile yetimhanede tanışır.. Karanlık diyara yapılan bir yolculuk sırasında Alina, Volcra saldırısına maruz kalır ve o anda kendisinden ışıklar sıçrar ve bütün Karanlık Diyar aydınlanıp bütün yaşayanlar tarafından da görülür.. Özel güçlere sahip olan Grishaların eğitim aldığı saraya götürülür. O andan sonra Alina'nın hayatı da değişir. Çünkü o artık "Güneş Elçisi" dir. Karanlık diyarı yok edecek kişidir. Baş karakter olmasına rağmen Alina'nın böylesine sorumsuzca kendisini ve gücünü kabullenmemesi aptalcaydı. Tamam belki ilk başlarda olayların sıcaklığıyla kabullenemedi diyelim, ama ilerleyen sayfalarda kendinden emin ve gücünün bilincinde olmasını beklerdim. Bi çok yerde Starkov'a sinir olmamak elde değildi ama yazarında ana karakteri böylesine vasat ele alması nedendir anlamadım.. Velhasıl kelam.. Hayali unsurların bolca yer edindiği bir fantastik dünya evreni..
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20137,4bin okunma
Reklam