melek yiğit

melek yiğit
@mlkyigit
Kendi halinde ve gelişmekte olan bir #okuyananne ‍️ Insta / melsvekitaplari /
üniversite okuyor
Malatya
5 Mayıs 1995
96 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
Zweig'ın kalemini, yazdıklarını, insanların bilinmeyen düşüncelerini anlatmaya çalışmasını ve bunu gerçekten başarıyor olmasını gerçekten çok seviyorum.. Kitabımıza gelecek olursak, yüksek sosyeteye mensup, o dönemin tabiriyle burjuva sınıfından olan bir adamın hayata karşı umursamaz tavırlar sergilemeye başlamasını, etrafında olup bitenlere karşı kayıtsız kalmasını anlatıp, olağanüstü bir gece olarak tanımladığı bir gece de herşeyin tam tersine dönmesini ve o geceden sonra kendisinin, eskisi gibi olmadığını anlatıyor. Ve yine o geceyi sıradan bi gece olarak görüp tanımlıyor fakat kendisi üzerinde bıraktığı etki ve hissettiği anlam onun hayatının dönüm noktası oluyor. Bunu kitaptaki bir #alıntı ile anlatmak gerekirse; "Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar." Der o gece hissettikleri için. Hani bazen bazı anlar olur ve bizlerde bi aydınlama yaşarcasına herşeyi farketmeye ve görmeye başlarız ya, işte baş karakterimizde kendi içindeki bir ışık parlamasını görmeye başlayıp, ruhsal olarak bir aydınlanma yaşıyor. Kitabı elbette ki çok beğendim. Yani bir insanın kendini bulabilmesi, asıl benliğiyle tanışması ve artık etrafına kör gözlerle değil herşeyi görüp duyarak bakması ne muhteşem bi duygu olsa gerek.. Velhasıl kelam.. Sizinde var mı böyle anlarınız.?
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma
Reklam

melek yiğit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
Stefan Zweig
7.2/10 · 171,8bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 16:37
Ahh ahh. Yarım kalmış hikayeler, hayatlar, serüvenler.. Yine bi Dostoyevski şaheseriyle geldim. Bu kitabın çok ayrı bi özelliği var dostlar. Dostoyevski bu eserini yazarken tutuklanıp sürgüne gönderiliyor ve eserini tamamlamıyor. Yani kitap yarım kalmış, sonu bilinmeyen bi eser. Tabi okumaya engel miiii, değil elbette kii. Kitap ismini baş karakterden alıyor, Netoçka.. Netoçka'nın küçüklükten ergenliğe kadar yaşadığı hayatı, çektiği sıkıntılı günleri, sevgi yokluğunu, açlık ve yoklukla sınandığı zamanları, acı bi şekilde annesini kaybetmesini, öz babası olmayan ama öz babası diye bildiği ve çok çok sevdiği adamın Netoçka'ya ve annesine yaşattıklarını, yani küçük bir kızın ızdırap ve hüzün dolu hayat hikayesini anlatıyor. İçeriğine dair daha söylenecek çok şey var tabi kii. Üvey babası Yefimov, bi müzisyen ve kendini çok beğenmiş, üstün deha sanan bi tip. En iyisi benim edasında sürekli. Netoçkanın annesi hastalıktan öldüğü anda Netoçkayı da bırakıp kaçar gider ve bi zaman sonra ölüsü bulunur. Netoçka ise üzüntüden yol kenarında kendinden geçer ve gözünü açtığında Prens H. ile karşılaşır ve onun evine yerleşir. Burada prensesin kızı Katya ile dostluk kurar, sonra ondan da ayrı kalmak zorunda kalır. Son olarak evlatlık verilir ve orda Aleksandra Mihaylovna'yı çok sever annesi yerine koyacak kadar.. Tabi burdaki günleride zor ve sıkıntılı geçer.. Yarım kalmış olmasına rağmen güzel ilerleyen ve daha ne olacak diye kendini okutan bi eserdi. Kim bilir sonu olsaydı daha neler neler olacaktı belkide.. Velhasıl kelam.. Bir evladın yersiz yurtsuz kalmasını okudum. Rabbim evlatlarımızı ailelerinde ayrı düşürmesin.
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 20003,057 okunma

melek yiğit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2021 42. kitabı
Fyodor Dostoyevski
8.2/10 · 3.057 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2021 41. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2021 16:54
Yine size bir klasikle geldimmm. Yine beynimin kıvrımlarını zorlayan, her hücreme saldıran cümleleri, o mu bu mu dedirtmekten vazgeçmeyen eserleri ve Dostoyevski tabikiiii. Zaten Dostoyevski'den tek bi kitap bile okuduysanız ne demek istediğimi rahatlıkla anlarsınız. Henüz okumadıysanız kısa zamanda bi şans verin derim. Zaten kafamın içi hâlâ o cümlelerin karmaşıklığı ve sorgusuyla meşgul. Öteki diyorum ve gerçekten bi öteki var mı anlamış değilim. Baş karakterimiz Bay Godyalkin. 9. dereceden memur. Sessiz, kimsenin işine karışmayı istemeyen, herkesin yüzünde bi maske ile dolaşıp gerçek yüzlerini göstermediğini ama kendisinin her zaman gerçek yüzüyle ortada olduğunu iddia eden bi karakter. Günün birinde kendisine çok benzeyen hatta ikizi yerine koyabileceği 2. bir Bay Godyalkin ile tanışır. Dış görünüş olarak her ne kadar ikizi gibi benzer olsa da huyu suyu asıl Bay Godyalkinin tam tersi. Asıl Bay Godyalkin kendisini dürüst ve vatanına hizmetkar olarak nitelendirirken Öteki'yi sahtekar yerine koymakta. Olay akışında öyle okuyoruz zaten. Ama sayfalarda ilerledikçe Bay Godyalkin ile Öteki arasındaki uyumsuzluğu, birbirleriyle olan kapışmalarını ve ikisi arasındaki çatışmayı okuyoruz. Ama sonuna gelince kimin kim olduğunu sorguluyoruz. Aslında Ötekinin yani 2. Bay Godyalkininde asıl Bay Godyalkin olduğunu anlıyoruz.. Bir çok okur tarafından hep farklı anlamlar çıkarılan bi eser.. Kimi Öteki için akıl hastası karakter derken kimi gerçek canlı kanlı birisi olarakda tanımlıyor. Bana göre ise insanın kendisiyle olan çatışmasını anlatıyor. Yani her insanın içinde muhakkak ikinci bir kişilik mevcut. Bastırılmış, sıkıştırılmış, açığa çıkmasına izin verilmeyen, ikinci bir ben, yani sen.. Bu da biraz karışıkca bişe oldu. Çok karmaşık diyebileceğim bi eser çünkü benim hâlâ
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,5bin okunma