Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yeraltı" ve "Notlar" diye iki bölümden oluşan, nerdeyse her cümlesinde felsefik düşünme ağırlığı olan bi kitap..
İlk bölüm olan "yeraltı" kısmında, 40 yaşına gelmiş bi adamın yeraltı tabiriyle aslında kendi iç dünyasıyla yaptığı savaşı anlatmakta.. Yalnızlığa bürünmüş ve bütün insanları aşağılık bi varlık tabiriyle eleştirmekte.. Üstelik bunu çok başarılı bi şekilde yapmakta.. Doktorlara saygı duyar fakat hasta olduğu hâlde doktora gitmeyi reddeder. İlk bölümü okurken, okurla dalga geçer bi hava hissettim.. Ama aslında sürekli bi sorularına cevap arama peşinde.. Üstelik her cevabında yeni yeni sorular soruyor. Açıkçası ilk bölüm bana biraz ağır geldi. Çünkü anlam derinliği çok çok fazla. Bu yüzden okuyacaklar acele etmeden, sakince okumasını tavsiye ederim.. ilk bölüme söylenecek daha çok şey var aslında ama okumak daha iyisi sanırım..
İkinci bölüm olan "notlar" kısmında ise anlatıcının 20li yaşlarından itibaren yaşadığı yalnızlığı, dışlanmışlığı, çevresi ve diğer bi çok insan tarafından yok sayılmasını okuyoruz. İlk kısma göre daha hafif bi tonda ilerliyor. Aslında ikinci kısmı, ilk kısmın gelişme aşaması diyebilirim.. Kendini iç dünyasıyla yalnız bıraktığı zamanlara gelene kadar yaşadıklarını anlatıyor.. Okurken aynı zamanda şunlarda gözüme çarptı.. Anlatıcı hem kendini kimsenin umursamadığını söylüyor, hemde kendini kalan herkesten kendisi bile isteye ayrı tutuyomuş gibi hissettim. Belkide ben öyle anladım bilmiyorum..
Dediğim gibi kitap anlamları ve anlatmak istedikleri bakımından ağır ve felsefik bir kitap. Anladıklarım kadar anlamadıklarımda var. Bu yüzden yaşım ilerlediğinde tekrardan okumayı planlıyorum.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Yazarın kendisine dair çocukluk anılarını Ömer ismiyle bizlere aktardığı kısacık ama bi o kadar da samimi bi kitap. Okurken kendi çocukluğumuzu hatırlamaya çalışmak, kendimize dair bazı anıları anımsamak çok güzel.
Ömer'in çocukluğundaki o saf ve temiz çocuk kalbine şahit olmak, onun çocuksu hallerini okumak... Ve Ömer'in babasını kaybetmesine dair yaşadığı üzüntüye ortak oluyoruz..
Tanıdığımız bildiğimiz o mahalle yaşamını, çocukken öğretmenlerimize karşı duyduğumuz o masum korkuyu, eski aile ve komşuluk bağlarının gücünü,samimiyetini ve daha bi çok unuttuğumuz çocuksu hallerimizi çok akıcı ve anlaşılır bi dille okuyoruz bu kitapta.. Zaten kısa, tek seferde okunacak bi kitap..
Velhasıl kelam..
Biraz çocukluğunuza inmeye ne dersiniz.
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,9bin okunma