Yozo... İntihara girişen bir yazarın elinden çıkan karakter. Sevginin belki de sevgi olarak nitelendirdiği ilişkide kadınını kaybetti. Bu kayıp onda çok fazla etki bırakmamış gibi görünse de içindekileri asla dışarıya vuramadı. Sadece denizin sesine ve görüntüsüne bakış atarak anlatabildi, kimsenin fark etmesini istemeden.. Biraz yarım, biraz eksik.. Sen olduğunu biliyoruz Dazai, her ne kadar saklasan da..
Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyorlarmış gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği,başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı.
Erkekler kadınlar üzerinde etkili ve baskın olma huylarından vazgeçmeli.. Geçmediği sürece ona karşı oluşan sevgisi platonik ve geri dönüşü olmayan bir nefrete dönüşebilir. Bu kitapta da sevdiği kadını başkasına gitmesin diye öldürme düşüncesi oluşan bir erkek var.. Açıkçası bu karakter beni biraz üzdü ve sinirlendirdi.. Feminist yaklaşımda daha da eleştirel bir hal alabilir.
İnsanların mutluluktan mahrum olmalarının sebebi onun doğa kanunlarının hangisinin üzerinde kurulduğunu bilememelerinden ileri gelir. Mümkün olduğu kadar felaketten uzak kalmak da açıkca sevinç sayılabilir. Doğrusu mutluluk o kadar büyük ve o kadar küçük bir şeydir ki , buna sahip bazı kimseler kendilerinde bunun bulunduğundan habersizdir. Onu kendine özgü şekle aykırı şekillerde düşünüp aramakla durmadan bozarlar.
Bildiklerimiz bizi nereye ulaştırır? Ne kazandırır? Özellikle sevgi konulu bilgiler arşivde kalınmaya mahkum olabilir. Çünkü düşünce yapısı her zaman duygular ile çatışır.
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma