Fakat ne var ki Ahmet İzzet Paşa'nın sadrazamlığı da bir göz açıp kapayıncaya kadar, yani ancak bir ay kadar sürdü. Arkasından kabine istifaya mecbur edilerek yerine mütareke devrinin uğursuz ve hain adamı damat Ferit Sadrazam oldu. Artık düşmana bir kukla kabine hediye ediliyordu. Düşmanlar 13 Kasım 1918'de İstanbul'u filoları ve askeri kuvvetleriyle resmen işgal ettiler
Fakat işte bu sıradaydı ki, Makedonya'daki Bulgar cephesi çöktü. Bunu Alman ve Türk cepheleri takip etti. Birinci Dünya Harbini kaybetmiştik. İstanbul'dan Enver paşadan aldığım bir tebliğ, hükümetin silahını terk ettiğini ve müttefiklere mütareke teklifinde bulunduğunu bildiriyordu. demek ki her şeyi kaybetmiştik ve istikbal kim bilir nelere gebeydi?
Hâlbuki Almanların bütün gayreti, Ermenilere para, silah ve tayyare vadederek Ermenilerin ruhunda eski Türk düşmanlığını alevlendirmek ve siyasetlerini koza bağlamaktan ibaretti.
Azerbaycan'da daha öncede bahsettiğim gibi, askeri değerde talimli askerleri yoktu. Çünkü Ruslar Türkleri askere almazlardı. Böylece de Türk ırkının askeri kabiliyetini körleştirmiş oluyorlardı.