Bitti. Kutü'l-Amare Kahramanı Hatıratını Enver Paşanın kendinden 2 yaş küçük amcası Halil Paşanın ve onun nezdinde Tüm Osmanlı Subay ve askerlerinin cesaret, fedakarlık vatan sevgisiyle acılara ölümlere gülerek koşarak giden destansı hayatları olarak yorumluyorum. Fakir ve yoksul Türk çocuklarının Osmanlının askeri yatılı mekteplerinde başlayan ve koskoca bir İmparatorluğun her köşesinde savaşarak sona eren gemgenç hayatları...
Alıntıları çıkarırken biraz zorlandım. Çünkü Hatırat olduğu için anlam bütünlüğünü bozmamak için uzun alıntılar çıkarmak zorunda kaldım. Çünkü bu bir roman değildi, bu bir öyküde değildi bu gerçek kahramanların gerçek hatıratıydı. Bu yüzden sevgili okur kardeşlerim bu hatıratta yazan kahramanlıkları, acıları, çileleri, fedakarlıkları vatan sevgisini daha iyi anlatmak için gerçek resimler ve videolar paylaştım. Başlık yorumları yaptım. Duygulandığınız tahmin ediyorum..
Kutü'l-Amare Kahramanı veda ederken her zamanki gibi tüm hatıratı kapsayacak kendimce çıkardığım anafikir alıntıyı paylaşıyorum.
"Şimdi artık hem hür bir vatanda serbest bir vatandaş hem de bütün bu hatıralarla yaşayan bir eski askerim. O hatıralar ki mektepten, Abdülhamit'in mahkemelerinden başlar. Makedonya'ya, Tunus'a, Trablusgarp'a İran'a, Kafkasya'ya, Irak'a, Dağıstan'a, Türkistan'a kadar uzanır. Bazen bakarım, bunlar bir hayata sığmayacak şeyler gibi görünür. Ama sığdı işte. ve ben bunların hepsini yaşadım. daima hareketli, daima mücadeleci olarak. Hiçbir zaman, hiçbir yenilgi kabul etmedik. Ümit, heyecan, karar gücü, ihtiras ve hayat ufkumuzun genişliği sınırsızındı. Hayatımın bu akışından memnunum". Kutü'l-Amare KahramanıHalil Kut Paşa sayfa 243 Timaş Yayınları.........
Felice'ye Mektuplar Bitti. 706 sayfalık tuğla gibi bir kitap tamamı 2 kez nişanlanıp ayrıldığı Felice Bauer'e yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitabın ön sözünde çevirmenlerin "Felice'ye giden mektuplar, her bir satırı aslında yazarın kendisine de yazılmış olan."dır. görüşüne tamamıyla katılıyorum.
Mektuplar sürükleyici, heyecan verici ve merak uyandırıcı ve Kafka mektuplarında Felice'ye sonraki yıllarda Dünya Edebiyatında başyapıt olacak olan Dava , DönüşümAteşçiCeza SömürgesiAmerika söz ediyor....
Bu mektuplarda aşkın yanında, yalnızlık, çaresizlik, korku, sağlık sorunları, yoksulluk da var. Ayrıca mektuplarda ben Kafka'nın birazda Edebiyat ve romancılık yeteneğini geliştirmeye çalıştığını hissediyorum. belki de bayan Felice de böyle hissetti ve ABD'de maddi sıkıntıya düşünce bu mektuplar çok cüzi bir rakama 8000 dolara bir yayınevine sattı, aynı yayınevi ise 1987 de açık arttırmayla bu mektupları yarım milyon doların üstünde bir rakama satmıştır.
Kafka Yahudilik ve Siyonizm'i de anlatıyor Bayan Felice'ye, Ayrıca ve başka kadınların ilgisini çekmek içinde onlara mektuplar yazıyor. Ben bunu sağlık sorunları yüzünden düştüğü ruhsal duruma bağlıyorum. Hatta bazen bayan Felice'ye o kadar sık mektup yazıyor ki, Felice mektuplardan bıkıp, sıkılıp cevap yazmıyor.. bu da bence sağlık sorunlarından kaynaklanan mektup yazma saplantısı..(benim düşüncem)
Kafka Bayan Felice'ye yazdığı son mektupları veda niteliğinde yazıyor. ve hastalığının artık onu ölüme götüreceğini anlamış durumda..
Güzeldi, tavsiye ederim..
ve Felice'ye Mektuplar veda ederken her incelememde yaptığım gibi tüm kitabı özetleyen anafikir alıntıyı paylaşıyorum.
"Sana bir insanın değil de yanlış bir ruhun yazdığına inanasın gelmiyor mu canım?"
Sayfa 303 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
·
Felice'ye MektuplarFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2016820 okunma
Babalar ve Oğullar Bitti. Tarz Tam Klasik Rus Edebiyatı.. Anlaşılır, akıcı, sürükleyici... etkileyici..
Nihilizmle Varoluşçuluğun çatıma ve çekişmesi Bazarov ve Arkady adlı çok samimi İki arkadaşın birbirlerinin ailerini ziyaret etmeleri ve zaman zaman aileleriyle ters düşmeleri ve orada tanıştıkları kadınlara aşık olmalarıyla anlatılıyor... Bence romanın ana kahramanı nihilist düşünceye sahip, Sevgi, aşk, ahlak, sadakat, gibi erdemlere asla değer vermeyen her türlü otoriteye ve kurala karşı çıkan Bazarov'dur
Romantizm ve aşkı küçük gören Bazarov, misfirliğe gittiği arkadaşı Arkadynin köyünde çiftlik sahibesi çok güzel bir kadına aşık olur ve inanmadığı aşkın acısıyla hasta olur ölür..
Çok etkileyici, çok sürükleyici ve romantik bir roman tavsiye ederim..
Babalar ve Oğullar veda ederken her zamanki gibi tüm kitabı kapsayan anafikir alıntıyı paylaşıyorum.
"Rusya'nın uzak köşelerinden birinde küçük bir köy mezarlığı vardır. Bütün mezarlıklarımız gibi bu mezarlık da hüzünlü görünür: çevresindeki hendekleri uzun zamandır ot bürümüş, gri tahta haçları eğilmiş, bir zamanlar boyalı olan başlıklarının altında çürümektedir. Mezar taşları, birileri onları alttan itip devirmiş gibi yerlerinden oynamıştır, yaprakları yolunmuş birkaç ağacın cılız gölgesi düşer yere, mezarların arasında serbestçe dolaşır koyunlar.... Ama aralarında insan elinin dokunmadığı, hiçbir hayvanın üzerine basmadığı bir mezar da vardır: Yalnızca kuşlar konar üzerine, şafak vakti şarkılarını söylerler. Demir bir parmaklıkla çevrilidir bu mezar, ayakucuyla baş ucunda birer çam ağacı vardır.: Yevgeniy Bazarov orada yatmaktadır. Yanındaki küçük köyden tiridi çıkmış iki ihtiyar... bir karı koca gelir ona sık sık. Birbirlerine destek olarak yavaş yavaş yürür, demir parmaklığa yaklaşıp yere diz çökerler, uzun uzun ağlar, altında
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Dehşet Ülkesi bitti.. sürükleyici macera ve aşk konulu bir roman.. Jack London her romanında olan tarzı,
Martin Eden kadar olmasa da....
Okyanusya'da Salomon Takım Adaları'nda çiftlik kurmaya çalışan, Beyaz Adamın sıtma hastalığı ve dostluk sağlayamadığı yerlilerle ve insan yiyen orman vahşileriyle olan mücadelesi ve bu arada oraya macera aramaya gelen bir genç kıza olan aşkını anlatıyor...
Dehşet Ülkesi ne, Her incelememde olduğu gibi, kendimce tüm kitabı kapsayan anafikir alıntıyla veda ediyorum..
"Ayrıca, serüvenle romantizmin birbirinden ayrılmayacağını da bilmeniz gerek!" sayfa 39 Roman Yayınları...
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
Yer Demir Gök Bakır Bitti. Dağın Öte Yüzü serisinin 2. bölümü. Çok değişik bir inceleme olacak ama...
Ben, Yaşar Kemal in Yer Demir Gök Bakır incelemesini en iyi şekilde anlatan ve açıklayan okuyunca sanki bu kitabı okumuş gibi olacağınız bir şiirle yapmak istiyorum. Bunun Şükrü Erbaş ın "Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz" şiiri olduğunu düşünüyorum. (Bu benim düşüncem)
Her romanı bir başka güzel ve anlamlı olan Yaşar Kemal in Yer Demir Gök Bakır eserine anafikir alıntı olarak bu kez kitabın içinden değil de, kıymetli şair ve yazarlarımızdan Şürkü Erbaş'ın Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz" şiiriyle veda ediyorum.....
saygılarımla...........