Dehşet Ülkesi

Jack London
Çevirmen:
Kemal Kandaş
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Neden Popüler Olmadığı Açık
6/10
·271 syf.··
2024 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 09:10
Dehşet Ülkesi, yamyamlarla dolu Salomon'larda bir işletme sahibi olan Sheldon ile işletmeye vardığında tüm düzeni altüst eden cesur, liberal ve feminist bir kadın olan Jean Lackland'ın etrafında geçiyor. Bu kısa roman, Salomon Adaları'nda geçen sömürgeciliğin ve köleliğin yıkıcı bir tasviri aslında. Hikayenin başlangıcındaki bariz ırkçılık çok rahatsız ediciydi. –Okurken beni epey düşündüren bir konu Jack London'ın; karakterleriyle aynı ırkçı görüşleri paylaştığı mı yoksa yalnızca ortadaki durumu mu tasvir ediyor oluşu. Kendisinin siyahi ve diğer 'renkli' insanlara düşman olduğunu sanmıyorum ama 'Üstün Irk' kavramına bağlı olduğu da bir gerçek.– Bu noktada Jean'in gelişi kitabı kurtaran unsur oldu benim gözümde. Jean Lackland, başında kovboy şapkası, belinde tabancasıyla gelene dek sinirlenmeden okumak oldukça zor. Beyaz bir erkek olmayan herkese karşı ırkçı ve cinsiyetçi bir tutum gösteren Sheldon, Jean'in etkisiye değişmeye başlıyor. Açıkçası sonu beni pek tatmin etmedi. Belki de aşk romanı olduğunu bilmeden başladığımdan ama ana karakterlerin birlikte olmasını hiç istemedim. Ve birlikte olacakları aşikar olmasına rağmen finali sıkıcı ve zorlamaydı. Jean’in hikayesi için daha tatmin edici bir son beklerdim. En azından kesinlikle Martha'nın kaptanı olmalıydı. Çok yazık oldu. Genel olarak, sade anlatımıyla hızlı okunan, akıcı bir kitaptı. Özellikle alınıp okunmasını tavsiye etmem ancak elinizde varsa vakit geçirmek için okunabilir. Diğer yandan ırkçılık, kölelik veya yamyamlık gibi durumlara hassasiyetiniz varsa okumanızı önermem. Keyifli okumalar...
1000Kitap
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
7/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2021 438. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 17:52
Jack London macera kitaplarından birisiyle daha beraberiz. Bu sefer altın aramak, buzda hayata tutunmak konuları yerine okyanusun ortasındaki bir adada geçiyor olaylar. Salomon adalarındaki hindistancevizi ticareti ile uğraşan David Sheldon’un burada çalıştırdığı siyahi köleler ile uğraştığı maceralarıdır. Kölelerin her an kendisini yiyeceği korkusuyla yaşarken bir yandan da gemisi batan bir kız gelir adaya. Jean Lackland adındaki bu kadının gelişiyle bir aşk hikayesi de başlıyor. Zaten bir kadınla birlikte çok fazla zaman geçirince aşık olmamak mümkün müdür? Asıl macera da buradan sonra başlıyor zaten. İyi bir kitap olduğunu düşünüyor, keyifli okumalar diliyorum..
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
Puan vermedi·271 syf.·
2023 174. kitabı
Yirminci yüzyıl başlarında, Salomon Adaları, sömürgecilerin ve misyonerlerin yani beyaz adamın, pek de uğraşmak istemediği bir ülkedir. Dizanteri ve sıtma gibi şeytani hastalıkların yanı sıra, yerli halkın beyaz adamın etinin lezzetine duyduğu ilgi, bu ülkenin 'Dehşet Ülkesi' olarak anılmasının sebebidir. İşte bu dehşet ülkesinde, Berande isimli adada plantasyon sahibi Sheldon, yerli işçilerle arası bir hayli açıkken, ortağı hayatını katbetmişken, kendisi de dizanteri ile boğuşurken artık ölmenin planlarını yapmaktadır. Böyle bir dönemde tesadüf eseri adaya gelen genç kadın Joan Lackland, Sheldon'ın mahvolmuş hayatına bir düzen getirir, plantasyonun yeni ortağı olur. Sonrasında okuru bekleyen; maceralı, gerilimli aynı zamanda duygusal olan, uzun bir hikayedir. Tavsiye olunur... Romanın bazı yerlerinde yazarın, yerli halkı aşağıladığı hissedilse de, burada yazar aslında beyaz adamın, yerli halk hakkındaki fikirlerini onların ağzıyla yazıya dökerek, burada bir nevi ırkçılığa karşı eleştiride bulunmaktadır, Romanın orjinal ismi sadece 'Adventure' yani maceradır. Ülkemizde Oda Yayınları, romana 'Dehşet Ülkesi' başlığını vermek istemiş. Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş gibi klasikleşmiş romanlarıyla ismine yabancı olmadığınız Amerikalı yazar Jack London'ın, güney denizleri temalı hikayelerini ve romanlarını okumanızı tavsiye ediyorum. Bin dokuz yüzlü yılların Salomon Adaları'nı anlatan bu roman ise türünün tek örneğidir...
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2017 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2017 00:00
Yirminci yüzyıl başlarında, Salomon Adaları, sömürgecilerin ve misyonerlerin yani beyaz adamın, pek de uğraşmak istemediği bir ülkedir. Dizanteri ve sıtma gibi şeytani hastalıkların yanı sıra, yerli halkın beyaz adamın etinin lezzetine duyduğu ilgi, bu ülkenin 'Dehşet Ülkesi' olarak anılmasının sebebidir. İşte bu dehşet ülkesinde, Berande isimli adada plantasyon sahibi Sheldon, yerli işçilerle arası bir hayli açıkken, ortağı hayatını katbetmişken, kendisi de dizanteri ile boğuşurken artık ölmenin planlarını yapmaktadır. Böyle bir dönemde tesadüf eseri adaya gelen genç kadın Joan Lackland, Sheldon'ın mahvolmuş hayatına bir düzen getirir, plantasyonun yeni ortağı olur. Sonrasında okuru bekleyen; maceralı, gerilimli aynı zamanda duygusal olan, uzun bir hikayedir. Tavsiye olunur... Romanın bazı yerlerinde yazarın, yerli halkı aşağıladığı hissedilse de, burada yazar aslında beyaz adamın, yerli halk hakkındaki fikirlerini onların ağzıyla yazıya dökerek, burada bir nevi ırkçılığa karşı eleştiride bulunmaktadır, Romanın orjinal ismi sadece 'Adventure' yani maceradır. Ülkemizde Oda Yayınları, romana 'Dehşet Ülkesi' başlığını vermek istemiş. Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş gibi klasikleşmiş romanlarıyla ismine yabancı olmadığınız Amerikalı yazar Jack London'ın, güney denizleri temalı hikayelerini ve romanlarını okumanızı tavsiye ediyorum. Bin dokuz yüzlü yılların Salomon Adaları'nı anlatan bu roman ise türünün tek örneğidir...
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2020 346. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2020 19:37
Jack London yine harika bir iş çıkarmış.Son derece sürükleyici,macera dolu bir roman. Erkek kahraman Sheldon 20.yy başlarında Salomon adalarında çiftlik kurup işletmecilik yapan bir İngiliz.Salomon adaları ve çevre adalar henüz beyaz adam tarafından yeni keşfedilip sömürgeleştirilme aşamasında. Adada yamyamlar,kelle avcıları var. Adadaki yerli halk öyle güzel tasfir edilmiş, günlük yaşam öyle iyi anlatılmış ki,insan daha şurda 100 yıl önce böyle bir yaşam olduğuna hayret ediyor. Sheldon'un hayatı adaya Jean adında bir kızın gelmesiyle değişir. İki karakterde çok zorlu,baskın olunca ortaya çıkan aşk da hayli ilginç doğrusu. Ben iki karakteri de çok farklı ve etkileyici buldum. Kitap sömürgecilik, 100 yıl önce beyaz adamın hayata bakış açısı, İngiliz ve Amerikalıların dünyayı talan etme tutkusu,yamyamlar, aşk konuları ile hayli zenginleştirilmiş. Kesinlikle tavsiye edilir :)
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
Puan vermedi·271 syf.··
2022 82. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2022 11:58
Bu defa yazarın hikayesi kutuplarda değil hindistan cevizi yetiştirilen yamyamlarla dolu tropik bir adada geçiyor. Çiftliğin sahibi Sheldon ve adadaki tek beyaz adam o, ta ki bir gün sahile gemisi batan ve kayıkla kurtulan Jean ayak basana kadar. . Kalan herkes yamyam çiftlikteki işçiler de dahil. Arkanızı döndüğünüz anda sırtınıza mızrağı yemek işten bile değil. Jack London yine kahramanın hayatta kalma mücadelesini, yalnızlığını, aşka düşüşünü o kadar gerçekçi anlatmış ki. Yalnız kızın karakteri biraz abartılı geldi. Bir de yamyamlar için mazeret olarak söylediği ( Bu onların doğası.) lafı yok mu? Bu bağlamda yamyamları affedelim o zaman??? Kafam karıştı. Umarım yazar kendi hikayesinde karşıtlık yaratmak için kullanmıştır bu tümceyi.
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 14:12
Dehşet Ülkesi bitti.. sürükleyici macera ve aşk konulu bir roman.. Jack London her romanında olan tarzı, Martin Eden kadar olmasa da.... Okyanusya'da Salomon Takım Adaları'nda çiftlik kurmaya çalışan, Beyaz Adamın sıtma hastalığı ve dostluk sağlayamadığı yerlilerle ve insan yiyen orman vahşileriyle olan mücadelesi ve bu arada oraya macera aramaya gelen bir genç kıza olan aşkını anlatıyor... Dehşet Ülkesi ne, Her incelememde olduğu gibi, kendimce tüm kitabı kapsayan anafikir alıntıyla veda ediyorum.. "Ayrıca, serüvenle romantizmin birbirinden ayrılmayacağını da bilmeniz gerek!" sayfa 39 Roman Yayınları...
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
Puan vermedi·271 syf.··
2024 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 00:00
​"Dehşet Ülkesi" (Genellikle Deniz Kurdu adıyla bilinen eserin bazı çeviri başlıklarıdır), rafine bir entelektüel olan Humphrey Van Weyden'ın bir deniz kazası sonrası acımasız kaptan Wolf Larsen tarafından kurtarılmasını ve "Hayalet" adlı gemide yaşadığı dehşet dolu günleri konu alır. Kitap, fiziksel güce ve hayatta kalma içgüdüsüne inanan, ahlakı reddeden vahşi kaptan ile medeni değerleri savunan Humphrey arasındaki ideolojik çatışmayı merkeze alır. Eser, denizin ortasındaki bu izole gemide hayatta kalma mücadelesi üzerinden sosyal Darwinizm, materyalizm ve insan doğasının karanlık yönlerini sorgularken, bireyin en zorlu koşullarda bile ruhsal değişim geçirme kapasitesini gözler önüne serer..
1000Kitap
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
Puan vermedi·349 syf.··
2021 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2021 22:52
"Kimi şeyler şiir kitapları içindir, kimi şeyler günlük yaşam için…" Salomon Adaları'nda beyaz adam ve siyah işçiler arasındaki yaşam mücadelesi ile hikaye başlasa da sonradan aşk hikayesine dönüyor. Beyaz Adamın hayata bakışı, dünyayı talan etme duygusu, emeği sömürme, kendinden zayıfa zulüm etme isteğine aşkı damgayı vurmuş… Deniz, ölüm, yaşam, yamyamlar ve aşk sürükleyici bir dille anlatılmış… macera dolu bir kitap…
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
8/10
·272 syf.··
2019 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2019 18:56
Kitabın ismi Macera olsa da son bölüme kadar pek macera barındırmayan Jack London kitabı bu sefer ki hikayesinde zenci insanlara köle gibi davranıp işkence altında oldukları için ırkçılık barındırdığı söylense de benim pek ırkçılık göremediğim bir kitaptır. Başka yayınevinden çıktı mı bilmiyorum ama Bordo Siyah yayınevinden elime geçen kitap 288 sayfa gözükse de diğer kitaplardan dar olduğu için çabucak bitebilecek kitaplardan olup içinde aşkta burunduran bir kitap olup yer insanın insana yaptığı şiddeti ve bunun sonucunda şiddet görüp yam yam diye nitelendirilen Solomon adalıların ayaklanmasını içeriyor.
Tarih
MaceraJack London · Bordo-Siyah Yayınları · 2013362 okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.