Çevirmen:
M. Vezir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Macera- Jack London
7/10
·264 syf.··
2024 34. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 13:31
Macera kitabı, adı gibi sürekli bir aksiyon içinde geçiyor, okurken film izliyormuş hissine kapılıyorsunuz. Jack London'un akıcı üslubu geçerli fakat pek derinliği olmayan bir eser gibi geldi bana, sürekli tehditleri savuşturmaya çalışma ve koşturmaca içinde bitiyor.
Edebiyat & Roman
MaceraJack London · Habora Kitabevi Yayınları · 1976362 okunma
7/10
·264 syf.··
2020 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2020 23:27
Okyanusya açıklarındaki Solomon Adaları'nda sömürgeci İngiltere'nin roman karakteri haline bürünmüş şekli olan David Sheldon ile Amerikalı genç ve güzel macera düşkünü, başına buyruk Jean Lackland arasında geçen bir aşk hikâyesi anlatılıyor kitabımızda. Ve ırk ayrımcılığının, yerleşkeci sömürü zihniyetinin, kendi gibi olmayana karşı nefret, aşağılama ve şiddetin en çıplak hâlini gözler önüne seriyor London bu eserinde. Tahiti, Fiji ve Solomon Adaları üçgeninde geçen serüvenimizin en ilginç bölümleri arasında kafatası avcılarıyla karşılaşan kahramanlarımızın yamyamlara yem olmamak için verdikleri amansız mücadeleyi söyleyebiliriz. Buram buram denizcilik ve deniz kokan kitapta yer yer London'un kendi yaşamından kesitler de bulunuyor. Okuması zevkli, bilhassa sonlara doğru oldukça hızlı akan ve uzun müddet belleğinizde yer edecek bir eser "Macera".
MaceraJack London · Habora Kitabevi Yayınları · 1976362 okunma
Neden Popüler Olmadığı Açık
6/10
·271 syf.··
2024 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 09:10
Dehşet Ülkesi, yamyamlarla dolu Salomon'larda bir işletme sahibi olan Sheldon ile işletmeye vardığında tüm düzeni altüst eden cesur, liberal ve feminist bir kadın olan Jean Lackland'ın etrafında geçiyor. Bu kısa roman, Salomon Adaları'nda geçen sömürgeciliğin ve köleliğin yıkıcı bir tasviri aslında. Hikayenin başlangıcındaki bariz ırkçılık çok rahatsız ediciydi. –Okurken beni epey düşündüren bir konu Jack LondonJack London'ın; karakterleriyle aynı ırkçı görüşleri paylaştığı mı yoksa yalnızca ortadaki durumu mu tasvir ediyor oluşu. Kendisinin siyahi ve diğer 'renkli' insanlara düşman olduğunu sanmıyorum ama 'Üstün Irk' kavramına bağlı olduğu da bir gerçek.– Bu noktada Jean'in gelişi kitabı kurtaran unsur oldu benim gözümde. Jean Lackland, başında kovboy şapkası, belinde tabancasıyla gelene dek sinirlenmeden okumak oldukça zor. Beyaz bir erkek olmayan herkese karşı ırkçı ve cinsiyetçi bir tutum gösteren Sheldon, Jean'in etkisiye değişmeye başlıyor. Açıkçası sonu beni pek tatmin etmedi. Belki de aşk romanı olduğunu bilmeden başladığımdan ama ana karakterlerin birlikte olmasını hiç istemedim. Ve birlikte olacakları aşikar olmasına rağmen finali sıkıcı ve zorlamaydı. Jean’in hikayesi için daha tatmin edici bir son beklerdim. En azından kesinlikle Martha'nın kaptanı olmalıydı. Çok yazık oldu. Genel olarak, sade anlatımıyla hızlı okunan, akıcı bir kitaptı. Özellikle alınıp okunmasını tavsiye etmem ancak elinizde varsa vakit geçirmek için okunabilir. Diğer yandan ırkçılık, kölelik veya yamyamlık gibi durumlara hassasiyetiniz varsa okumanızı önermem. Keyifli okumalar...
1000Kitap
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
8/10
·272 syf.··
2019 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2019 18:56
Kitabın ismi Macera olsa da son bölüme kadar pek macera barındırmayan Jack London kitabı bu sefer ki hikayesinde zenci insanlara köle gibi davranıp işkence altında oldukları için ırkçılık barındırdığı söylense de benim pek ırkçılık göremediğim bir kitaptır. Başka yayınevinden çıktı mı bilmiyorum ama Bordo Siyah yayınevinden elime geçen kitap 288 sayfa gözükse de diğer kitaplardan dar olduğu için çabucak bitebilecek kitaplardan olup içinde aşkta burunduran bir kitap olup yer insanın insana yaptığı şiddeti ve bunun sonucunda şiddet görüp yam yam diye nitelendirilen Solomon adalıların ayaklanmasını içeriyor.
Tarih
MaceraJack London · Bordo-Siyah Yayınları · 2013362 okunma
7/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2021 438. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 17:52
Jack London macera kitaplarından birisiyle daha beraberiz. Bu sefer altın aramak, buzda hayata tutunmak konuları yerine okyanusun ortasındaki bir adada geçiyor olaylar. Salomon adalarındaki hindistancevizi ticareti ile uğraşan David Sheldon’un burada çalıştırdığı siyahi köleler ile uğraştığı maceralarıdır. Kölelerin her an kendisini yiyeceği korkusuyla yaşarken bir yandan da gemisi batan bir kız gelir adaya. Jean Lackland adındaki bu kadının gelişiyle bir aşk hikayesi de başlıyor. Zaten bir kadınla birlikte çok fazla zaman geçirince aşık olmamak mümkün müdür? Asıl macera da buradan sonra başlıyor zaten. İyi bir kitap olduğunu düşünüyor, keyifli okumalar diliyorum..
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
7/10
·252 syf.··
2020 116. kitabı
Jack London'ı yalnızca yazdığı romanlardan tanıyabilmek mümkün. Hayatının tamamında ya da bir döneminde belli özelliklere ve deneyimlere sahipti ve bunları romanlarında mutlaka kullandı.
MaceraJack London · Karbon Kitaplar · 2020362 okunma
Puan vermedi·271 syf.·
2023 174. kitabı
Yirminci yüzyıl başlarında, Salomon Adaları, sömürgecilerin ve misyonerlerin yani beyaz adamın, pek de uğraşmak istemediği bir ülkedir. Dizanteri ve sıtma gibi şeytani hastalıkların yanı sıra, yerli halkın beyaz adamın etinin lezzetine duyduğu ilgi, bu ülkenin 'Dehşet Ülkesi' olarak anılmasının sebebidir. İşte bu dehşet ülkesinde, Berande isimli adada plantasyon sahibi Sheldon, yerli işçilerle arası bir hayli açıkken, ortağı hayatını katbetmişken, kendisi de dizanteri ile boğuşurken artık ölmenin planlarını yapmaktadır. Böyle bir dönemde tesadüf eseri adaya gelen genç kadın Joan Lackland, Sheldon'ın mahvolmuş hayatına bir düzen getirir, plantasyonun yeni ortağı olur. Sonrasında okuru bekleyen; maceralı, gerilimli aynı zamanda duygusal olan, uzun bir hikayedir. Tavsiye olunur... Romanın bazı yerlerinde yazarın, yerli halkı aşağıladığı hissedilse de, burada yazar aslında beyaz adamın, yerli halk hakkındaki fikirlerini onların ağzıyla yazıya dökerek, burada bir nevi ırkçılığa karşı eleştiride bulunmaktadır, Romanın orjinal ismi sadece 'Adventure' yani maceradır. Ülkemizde Oda Yayınları, romana 'Dehşet Ülkesi' başlığını vermek istemiş. Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş gibi klasikleşmiş romanlarıyla ismine yabancı olmadığınız Amerikalı yazar Jack London'ın, güney denizleri temalı hikayelerini ve romanlarını okumanızı tavsiye ediyorum. Bin dokuz yüzlü yılların Salomon Adaları'nı anlatan bu roman ise türünün tek örneğidir...
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2022 16:13
Gerçekler, gençliğin mantığını paramparça eder ve genellikle gençliğin kalbini de paramparça eder. Kadıköy sokaklarını gezerken bir sahafçıya denk geldim, rafları gezerken bu kitabı gördüm şöyle bir bakayım diye aldım ay dükkanda da minnoş bir amca var kitabı elimde gördü nasıl övüyor neyse dedim tamam alayım bari iyi ki de almışım kitabı okumama vesile kılan o minnoş amcaya buradan çok teşekkürlerimi sunuyorum. Buram buram denizcilik ve deniz kokan kitapta yer yer yazarım kendi hayatından kesitler de bulunuyor. Okuması zevkli bir hikayeydi tavsiye ederim. Macera adını verdiği romanında bir macerayı anlatmak yerine macera kavramının içini doldurmaya çalışmış bence. Kitapta olaylardan ziyade yaşam tarzı ve insanların duyguları incelenmiş. Okyanusya açıklarındaki Solomon Adaları'nda sömürgeci İngiltere'nin roman karakteri hali David Sheldon ile Amerikalı genç ve güzel macera düşkünü, başına buyruk Jean Lackland arasında geçen bir aşk hikâyesi anlatılıyor kitabımızda. -Sen var ya, gizli saklı bir maceramsın, ne yapsam bir türlü, kapanmayan yaramsın. Mavimsin beyazım, yeşilim karamsın, sen var ya, benim maceramsın -Görüyorsunuz ya, kısıtlanmaya katlanamıyorum. Kendi özgürlüğümü kazanmak için nasıl da mücadele etmeye zorlandığımı bir bilseydiniz. Bu benim hassas noktam.
Edebiyat
MaceraJack London · Scala Yayıncılık · 2022362 okunma
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2017 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2017 00:00
Yirminci yüzyıl başlarında, Salomon Adaları, sömürgecilerin ve misyonerlerin yani beyaz adamın, pek de uğraşmak istemediği bir ülkedir. Dizanteri ve sıtma gibi şeytani hastalıkların yanı sıra, yerli halkın beyaz adamın etinin lezzetine duyduğu ilgi, bu ülkenin 'Dehşet Ülkesi' olarak anılmasının sebebidir. İşte bu dehşet ülkesinde, Berande isimli adada plantasyon sahibi Sheldon, yerli işçilerle arası bir hayli açıkken, ortağı hayatını katbetmişken, kendisi de dizanteri ile boğuşurken artık ölmenin planlarını yapmaktadır. Böyle bir dönemde tesadüf eseri adaya gelen genç kadın Joan Lackland, Sheldon'ın mahvolmuş hayatına bir düzen getirir, plantasyonun yeni ortağı olur. Sonrasında okuru bekleyen; maceralı, gerilimli aynı zamanda duygusal olan, uzun bir hikayedir. Tavsiye olunur... Romanın bazı yerlerinde yazarın, yerli halkı aşağıladığı hissedilse de, burada yazar aslında beyaz adamın, yerli halk hakkındaki fikirlerini onların ağzıyla yazıya dökerek, burada bir nevi ırkçılığa karşı eleştiride bulunmaktadır, Romanın orjinal ismi sadece 'Adventure' yani maceradır. Ülkemizde Oda Yayınları, romana 'Dehşet Ülkesi' başlığını vermek istemiş. Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş gibi klasikleşmiş romanlarıyla ismine yabancı olmadığınız Amerikalı yazar Jack London'ın, güney denizleri temalı hikayelerini ve romanlarını okumanızı tavsiye ediyorum. Bin dokuz yüzlü yılların Salomon Adaları'nı anlatan bu roman ise türünün tek örneğidir...
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2020 346. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2020 19:37
Jack London yine harika bir iş çıkarmış.Son derece sürükleyici,macera dolu bir roman. Erkek kahraman Sheldon 20.yy başlarında Salomon adalarında çiftlik kurup işletmecilik yapan bir İngiliz.Salomon adaları ve çevre adalar henüz beyaz adam tarafından yeni keşfedilip sömürgeleştirilme aşamasında. Adada yamyamlar,kelle avcıları var. Adadaki yerli halk öyle güzel tasfir edilmiş, günlük yaşam öyle iyi anlatılmış ki,insan daha şurda 100 yıl önce böyle bir yaşam olduğuna hayret ediyor. Sheldon'un hayatı adaya Jean adında bir kızın gelmesiyle değişir. İki karakterde çok zorlu,baskın olunca ortaya çıkan aşk da hayli ilginç doğrusu. Ben iki karakteri de çok farklı ve etkileyici buldum. Kitap sömürgecilik, 100 yıl önce beyaz adamın hayata bakış açısı, İngiliz ve Amerikalıların dünyayı talan etme tutkusu,yamyamlar, aşk konuları ile hayli zenginleştirilmiş. Kesinlikle tavsiye edilir :)
Dehşet ÜlkesiJack London · Oda Yayınları · 2002362 okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.