Düşman, bu taarruzda piyade, topçu ve süvari gibi hem de kıyaslanmayacak kadar üstün kuvvetlerle üstümüze çullanırken, bu sefer zırhlı araçlarını (tanklarını) da beraber ileri sürüyordu. Bunlar karşısında askerlerimizin katlanmak zorunda kaldıkları mihnetler ve zaiyat hakikaten çok hüzün vericiydi. Onlar bu vasıtalar, kamyonlar, otomobillerle mesela 150 kilometre mesafeyi bir günde işgal ederek Fran üzerinden Anna'yı işgal ederlerken, biz deve, eşek kollarının aylarca yoldan taşıyıp getirebildiği bir avuç cephanemizi bile isteyerek kullanmaktan mahrumduk çünkü her atılan merminin arkası yoktu. Yıldırım Ordusu'ndaki Almanlar ise gerçek vaziyeti hiçbir zaman anlamadılar. Nihayet kuzeyde ve Musul önlerinde tutunduk.