youtube.com/watch?v=qRNIAu2...
Bağdat'ı kaybedince esir düşen Türk Çocukları, köprüden geçtikleri nehir Dicle nehri. Esir Türk askerlerine karşıdan merak ve keyifle seyir bakanlar din kardeşimiz Araplar... O silahlı Hintlilerde İngiliz ordusuna çalışan sömürge askerleri.
Gene burada verilen kararlara göre, Suriye ve Irak orduları tek kumanda altında toplanacaktı. Bu ordular gurubuna "Yıldırım orduları Gurubu" denildi. Başına Alman Generali Falkenhayn12 getirildi. Merkez Halep olacaktı. Ben ordumla bu gurubun emrine giriyordum. Konferans bittiği zaman ben cepheme döndüm. Mustafa kemal Diyarbekir'de kendi cephesine diğerleri de vazifelerine döndüler.
Kolordu kumandanı Kâzım Karabekir'di. Mucizeler yaşatıyordu. Nihayet ve son durumda ondan daha geri çekilerek Badat'ı daha yakından savunmak hakkında fikrini sordum. Cevabı şu oldu, "Müdafaa ümidi çok zayıftır. Fakat emrolunursa, kendim de dahil olmak üzere, kolordumun son neferine kadar sebat ve şehitliği kabul ederiz. Bağdat 18. kolordunun mezarı olabilir."
Bir taraftan İran'da maceraya itilen 13. Kolorduyu da Irak'a çekmeye çalışıyordum. 21 ve 22 Nisan günleri çok kanlı muharebeler oldu. Son kuvvetlerimizden de 3000-4000 kişiyi kişi kaybetmiştik. İşte Bağdat bu olaylar içinde düştü. Bağdat'ı kaybetmiştik.
Fakat ne var ki mantık değil hayaller çalışmaya başladı. ve bir defa mantık değil, hayaller çakışmaya başladı mı, kazanılan zaferler kaybedilmiş demektir.
Sevgili okurlar bunlar sizin için, 1.resimde Halil paşanın yanında oturanlar esir İngiliz general Townshend ve kurmayları , 2. Resim Kutü’l Amare’de esir düşen diğer üst düzey İngiliz komutanlar, 3. Resimde Kutü’l Amare’de Dicle kenarında kara bıyıklı Türk çocukları