Nurettin Bey, Selman-ı Pak'a kadar çekilmişti. Bu arada tahkimat yaptırarak tutunmaya çalışıyordu. Burada Bağdat'ın güneyine ve Dicle kıyısına düşer. Zaten Dicle demek Irak'ın kuzeyden güneyine mihveri demektir. Fırat ve Dicle'nin sulayabildiği veya bunlara yakın sahalar dışında ise Irak çöllerle kaplıdır.
Bir kolorduyu Musul'dan Bağdat'a yaya yürütmek sonra da onu güçlü bir İngiliz ordusunun karşısına çıkarmak olacak iş değildi. Biz de binlerce yıl önce Asurilerin de kullandığı ve o günlerde oralarda hâlâ kullanılan bir yolculuk tarzına başvurduk. Birtakım ağaçlar, tulumbalar ile gene kelekler yapacaktı. Kolorduyu bu kelekler üstünden Bağdat'a kaydıracaktık.