Bir kolorduyu Musul'dan Bağdat'a yaya yürütmek sonra da onu güçlü bir İngiliz ordusunun karşısına çıkarmak olacak iş değildi. Biz de binlerce yıl önce Asurilerin de kullandığı ve o günlerde oralarda hâlâ kullanılan bir yolculuk tarzına başvurduk. Birtakım ağaçlar, tulumbalar ile gene kelekler yapacaktı. Kolorduyu bu kelekler üstünden Bağdat'a kaydıracaktık.
Ayrılırken Kumandan elimi avucunda uzun zaman tuttu ve yüzüme bakarak hazin bir sesle şöyle konuştu: "Halil, Irak'a gideceksin. Bağdat'ı kurtaracaksın ama Erzurum düşecek.." Yusuf Kâmil'le birbirimizden ağlaşarak ayrıldık.