Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
VEFALI İNSANLAR
Biz Trablus'a şehitlerimizden başka belki bir şey veremedik. Uzun hakimiyet devirlerimizde ise, belki oradan da bir şey alamadık. Ama oradan ayrılırken arkada bıraktığımız insanlar vefalı insandılar. İmparatorluğun hiçbir parçasını biz böyle şartlar içinde bırakmadık. Bıraktığımız memleket sonra da bırakacağımız memleket parçalarının hepsinden, oralarda yaşayan ve Türk olmayanların ihanet ve saldırıları altında ayrıldık. Hâlbuki Trablus? O bizden ayrılırken bizimle beraber ağladı.
Bir düşman gemisine sığınmış olarak ve iki düşman harp gemisinin muhafazasında son Afrika topraklarından, son Türkler olarak ayrılışımız çok hazin oldu. karadan açılınca ve hatta kara kayboluncaya kadar arkada bıraktığımız topraklara uzun uzun baktım. Çok içli, çok müteessirdim. Nihayet Akdeniz'e inen akşam esmerliği içinde son ufuklarda kararırken bu kaybolan torakları elimle selamladım. ve gözlerim yaşararak inledim: Elveda Trablus elveda!
Evvela Araplar kendilerini bıraktığımız için bize kırılıyorlardı. Diğer taraftan İtalyan uçaklarının Balkan Harbi'nin gidişi hakkında attıkları binlerce ajans haberleri hepimizi teessürün hatta ümitsizliğin en son kademelerine sürüklüyordu. Kısacası, Balkanlarda yeniliyorduk! Hatta buna yenilmek bile denmezdi. Balkanlarda Türk ordusu bu haberlere göre düpedüz panik ve dağılış halindeydi.