XIX. yüzyıl başlarında dünyada yalnız iki Müslüman devleti kalmıştı: Osmanlı Devleti ve İran. her iki devlet de son günlerini yaşıyor gibiydi. her iki devlet de cahil hükümdarlar elinde ve koyu bir istibdat idaresi altındaydılar. her iki devlet de geri, güçsüz ve itibarsızdı. Her iki devlet de yabancı devletler tarafından parçalanmak üzereydiler.
Padişah baş eğmiş, Hürriyet ilan edilmiş fakat ne "zalim" diye yıllardır lanetlenen padişah ne de hükümet değiştirilmemişti. Saray yerinde ve Saray'ın içlerinden daima sadrazamlar, nazırlar seçtiği eski "ikbal sarhoşları" gene hükümetin başındaydı.