Necip Fazıl Kısakürek’in kaleme aldığı bu metin, dönemin Maarif Vekili’ne (Milli Eğitim Bakanı) yönelik haksız eleştirileri ve bu eleştirilerin ardındaki zihniyeti sert bir dille eleştiren bir yazıdır.
🧠 Özet: Maarif Meselesi Üzerine Bir eleştiri
- İkiyüzlülük ve Dönüşüm: Necip Fazıl, daha önce korkak ve silik kalemlerin birdenbire cesur ve akıl temsilcisi gibi davranmaya başladığını, yeni Maarif Vekili’ni karalamak için yalan ve iftiraya başvurduklarını belirtir.
- Yalan İddialar: Resim sergisine alınmayan eserler, sınav numaralarının değiştirilmesi, öğretmenlerin şikayetleri gibi iddiaların hepsinin yalan olduğunu vurgular.
- Sebep: Yeni vekilin “bizden biri” olması —yani aynı meslekten, aynı nesilden, tanınan ve çalışkan biri olması— onu hedef haline getirmiştir. Çünkü toplumda tanıdık olanı küçümsemek, meçhule hayranlık duymak gibi bir alışkanlık vardır.
- Maarif Bahane, Saldırı Şahsi: Yazara göre artık ortada gerçek bir maarif meselesi kalmamıştır. Asıl mesele, bir kişiyi, bir dostu, bir vekili karalamaktır.
- Çözüm: Bu sokak politikası ve demagojiden etkilenmemek için biraz zevk, bilgi, ahlak ve fikir sahibi olmak yeterlidir.
Bu yazı, Necip Fazıl’ın sadece bir eğitim meselesine değil, aynı zamanda toplumun ahlaki ve entelektüel zaaflarına da ayna tuttuğu bir metindir.