İnancın romantize edilmesine ve narsist adamların evrenin sırrına vâkıf tavırlarla her konuda yargı dağıtmasına tahammülünüz varsa tercih edebilirsiniz. Benim çok az vardı, bu yüzden yarım bıraktım.
Kitabın ismi ve içinde yer alan resimler umut vaad ediyor olsa da içerikle ilgili aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yazarın sosyal medya hesabında paylaştığı motivasyon yazılarının derlenmesiyle oluşturulmuş - çok üzgünüm ama - ucuz bir kitap. Tabiri caizse Kore'nin Nilgün Bodur'u gibi düşünebiliriz. Kitabın içinde yer yer dipnot olarak eklenmiş sosyal medya hesapları gibi enteresan manzaralarla da karşılaşabilirsiniz. Sözün özü, okumanızı tavsiye etmiyorum.
"Zavallı" bir kadının ağzından kaleme alınmış olan bu romanda, olaylardan ziyade durumların tesiri altında kalır; Yakup Kadri'nin nasıl olup da bir kadının dilinden bu kadar iyi anlayıp, nasıl bu kadar incelikli betimleme ve benzetmelerle duygularını yansıttığına hayret ederim. Ne zaman ki içim dolup dolup da taşma noktasına gelirse bu romanı okurum. Defaatle okur ve her defasında darmadağın olurum; her defasında darmadağın olur ama defaatle okurum.
Nermi Uygur'u severek okuyor olsam da bu kitabı hakkında pek iyi şeyler söyleyemeyeceğim. Eserde sadece ve sadece "kitap"tan bahsediliyor ve kalın bir kitap olduğu için haliyle biraz kabak tadı veriyor. Kitabın içeriğini şu şekilde sıralayabiliriz:
- Kitaplar ve yazarlar hakkında yargı dağıtımı
- Teşbih sanatıyla kitap
- Kitaplarla ilgili anılar
- Başka kitaplardaki kitapla ilgili alıntılar ve binaenaleyh kişisel yorumlar
- Yeniden kitaplara, okurlara ve yazarlara yargı dağıtımı
- Sevdiği/sevmediği yazın türleri
- Kitap temalı bir şiir ve kapanış
Böyle bir kitabın yazılmasına gerek var mıydı bilmiyorum ama bir okur olarak en azından daha ince bir kitap olmasını tercih ederdim. Okunacak çok daha güzel eserleri varken bu kitabı maalesef tavsiye edemiyorum.
Beğeni içinde, fakat beğendiğim için de vicdan azabı içinde okuduğum bir kitap oldu.
Samimi bir yorum yapmak gerekirse bu kadar beğeneceğimi düşünmüyordum. Kitap teknik olarak mükemmeldi. Kalınlığı hiç gözünüzü korkutmasın, "su gibi akıyor" denilen cinsten bir romandı. Fakat içerisinde ırkçılık, cinsiyetçilik, ekonomik ya da kültürel bile değil; tamamen soya dayanan sınıf ayrılmaları o kadar, o kadar, o kadar çok ve o kadar üstüne basa basa, gururla işlenmişti ki..
İdeolojilerini hiçbir şekilde tasvip edemiyorum. Okuru galeyana getiren tarzını da göz önünde bulundurarak naçizane, faydalı bir kitap olduğunu zannetmiyorum. Keşke bu kadar kıymetli bir kalemden başka türlü kitaplar okuma şansımız olsaydı.