“Sevgili çocuğum, Basil içinde güzel olan ne varsa sanatına aktarıyor. Sonuç olarak, yaşamını sürdürmek için elinde ön yargıları, ilçeleri ve sağduyusu dışında bir şey kalmıyor. Tanıdığım sanatçılar içerisinde yalnızca sanatı kötü olanların kişiliği güzel. İyi sanatçılar eserlerinde var oluyorlar, bu yüzden de kişilikleri sönük oluyor. Büyük şairler, özellikle de çok büyük şairler dünyanın en şiirsellikten uzak yaratıklarıdır. Kötü şairlerse büyüleyicidir. Kafiyeleri bozuldukça kendileri güzelleşirler. İkinci sınıf bir sone kitabı yayınlamak bile insana karşı konulmaz bir cazibe katar. Yazmayı beceremediği şiiri yaşamaktadır. İyi şairlerse gerçek hayatta yaşamaya cesaret edemedikleri şeyleri şiire dökerler.”
“Bir de bakmışsın, ondan önce sen bıkmışsın. Düşünmesi acı gelebilir belki ama zekâ güzellikten hiç şüphesiz daha kalıcıdır. İşte bu yüzden gereğinden uzun bir eğitim hayatının zahmetlerine katlanmıyor muyuz? Bu vahşi, kıran kırana hayatta kalma mücadelesinde kalıcı bir şeylere sahip olmak ister, bu yüzden de yerimizi koruyabilmeye dair aptalca bir umutla kafamızı binbir türlü zırvayla ve doğruyla doldururuz. Modern çağın ideali iyi eğitimli insandır. İyi eğitim görmüş insanın zihniyse korkunçtur; her şeyin ederinin üzerinde satıldığı canavarlarla dolu, tozlu bir çıfıt çarşısı gibidir. Bana yine de önce sen bıkacakmışsın gibi geliyor.”
Sayfa 15 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu