Münzevi

Münzevi
Acılarını yitiren insanlar Nasıl geri getirecekler onları
Sezai Karakoç
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Hâlbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, Tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Reklam
10/10
·200 syf.·
2018 35. kitabı
Ah Metin hocam Ah! Seni daha önce nasıl tanımadım ben! diye hayıflanmak istemiyorsanız benim gibi, vakit geç olmadan eserlerini tanımaya başlayın derim. Bi eser ancak bu kadar güzel olabilir. Yazarın ayetlere bakış açısı çok farklı pencereden. İnstegram yorumlarına dayanarak almıştım, iyiki de almışım. Nasibim varmış hamd olsun Rabbime. Kitaba gelecek olursak Kur-an okumaları serisi 5 kitaptan oluşuyor: -Kalbimizin Baharı -Henüz inmemiş ayetler -Firavuna gideceksin -Belagat incileri -Kısa Sürelerin Sınırsız Dünyaları 'Henüz inmemiş ayetler' Kur'an okumaları serisinin ikinci kitabı. Kitabın ismi ilk çok tuhafıma gitti. Zihnimde canlandırma yaptım ama hiçbir şekilde sonuca varamadım. Kitabi okumaya başlayınca İsmi adeta bende deprem etkisi yaptı. Yazar; kaç ayetin hayatimizda yer yaptığını yani kaç ayetin gerçekten kalbimize nakşedildigini atlamaya çalışmış. Şu veciz cümle yazarımıza ait; " Bir kez daha soralım kendimize: Kur'an'da kaç âyet var ve şimdiye kadar ne kadarı gerçekten nazil oldu kalbimize?" Bu soru karşısında insan derin düşüncelere dalıyor, artık okuyup geçtiği ayet şimdi üzerinde derin düşüncelerin yer ettiği ayete dönüşüyor. Bakmak'la görmek arsında ki farkı kitabı okudukça daha iyi anlıyorsunuz. Yusuf peygamberin kıssasına baktığımız da yazarın penceresinin çok geniş çaplı olduğunu fark ediyoruz. Hepimizin üzerinde durmadığı Yakup peygamberi anlatıyor. "Ben kederimi ve hüznümü ancak Rabbime anlatırim" bu ayet artık okunup geçilen değil, bir babanın teslimiyeti, bir peygamberin imani, bir peygamberin sabir nişanesi oluyor. İbrahim peygamber'i okurken "Arayış cümlesi, tasdik cümlesi" diye bir başlık açmış yazar. Ve şu ayrım cümlesine yer vermis; "İman 'kabul ve tasdik' mertebesinde gerçekleşen bir keyfiyettir. Yani, yanlış birşey tahayyül eden, yanlış
Kur'an Okumaları 2 - Henüz İnmemiş ÂyetlerMetin Karabaşoğlu · İz Yayıncılık - Karakalem Kitaplığı · 2017242 okunma
youtu.be/s1ngZUWvUrs Göğ ekine kiydilar baba Acının iskelesi çöktü Kan doldu önlüğüm Seccadem küle döndü Kapılara çıkma artık Ceyizime bir kefen bırak Evinin feri söndü baba Evinin meleği öldü Razan Neccar'a ithafen yazılmış Rabbim şehadetini kabul etsin
Güzel ölümlere koşmak Ama ölmemecesine... Ve şehâdete susamak Bir yudum su niyetine.
Mü'min, "Siz faizi bırakmazsanız bilin ki Allah'la ve peygamber'iyle savaşıyorsunuz" diyen ayeti okuduğu veya dinlediği zaman, banka gördüğünde "Allah'la savaşma merkezi" diye bir başlık açabiliyor mu kafasında? Yahut bir müslüman olarak ben, Müslümanlar olarak hepimiz; "Faiz nedir?" diye bir soru çıktığında hic tereddüt etmeden "Faiz Allah'la savaşmaktır" diyebiliyor muyuz? "Faiz, Allah'la savaşmaktir" diyen, وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللّهِ حَدِيثًا ayetinin cevabını da 'Allah' olarak söylüyordur.