Puan vermedi·50 syf.··
2026 423. kitabı
Kâtip Bartleby (Bartleby, the Scrivener), Moby Dick'in efsanevi yazarı Herman Melville’in 1853 yılında yayımlanan, modern dünya sistemine ve bürokrasiye karşı yapılmış en özgün, en sarsıcı başkaldırılardan birini içeren ölümsüz uzun öyküsüdür. Varoluşçu edebiyatın ve absürdizmin öncüsü kabul edilen bu eser, Franz Kafka ve Albert Camus gibi dehalara ilham kaynağı olmuştur. Hikaye, New York’un finans merkezi Wall Street’teki bir hukuk bürosunda geçer. Büro sahibi olan yaşlı ve düzen düşkünü avukat (aynı zamanda anlatıcı), işlerin yoğunluğu nedeniyle Bartleby adında, son derece sessiz, solgun ve mekanik görünümlü bir kâtip işe alır. Bartleby başlangıçta belgeleri kopyalama işini büyük bir sadakat ve hızla yerine getirir. Ancak bir gün, avukat ondan kopyalanmış bir metni kontrol etmek için yardım istediğinde, Bartleby dünya edebiyat tarihinin en ünlü ve en gizemli direniş cümlesini kurar: "Yapmamayı tercih ederim" (I would prefer not to). Bartleby bu andan sonra hiçbir şeyi protesto etmeden, öfkelenmeden veya kabalaşmadan, sadece pasif bir direnişle bürodaki tüm işleri, ardından taşınmayı ve en sonunda yaşamayı "tercih etmemeye" başlar. Avukatın tüm rasyonel ikna çabaları, öfkesi ve şefkati, Bartleby’nin bu sarsılmaz ve sessiz duvarına çarparak erir. Melville, bu minimalist öykü üzerinden modern kapitalist sistemin insanı nasıl robotlaştırdığını, yabancılaştırdığını ve ruhunu emdiğini harika bir alegoriyle anlatır. Bartleby, sistemin çarkları dönmeye devam ederken o çarkların arasında duran, ne itaat eden ne de açıkça isyan eden, sadece sistemi kendi eylemsizliğiyle kilitleyen muazzam bir karakterdir. Kâtip Bartleby, bir solukta okunacak ama etkisi ömür boyu sürecek, insanın dünyadaki varoluşunu ve sistemle olan bağını sorgulatan çok derin bir edebi şaheserdir.
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma
Moby Dick
8/10
·888 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:19
Kitap sadece bir balina avı macerasından çok daha öte, derin bir insan psikolojisi ve bir takıntı hikayesi. Hırsı, nefreti ve sadakati okuyoruz. Yazar aralarda denizcilik ve balinalar hakkında çok detaylı bilgiler veriyor, buralarda tempo biraz düşüyor doğrusunu söylemek gerekirse. Ama geminin atmosferi, dostluklar ve karakterlerin derinliği insanı öyle bir içine çekiyor ki bir süre sonra siz de o güvertede gibi hissediyorsunuz. Klasik okumayı seven, "şöyle karakterleri ve atmosferi sağlam bir kitaba gömüleyim" diyen herkesin mutlaka kitaplığında olması gereken bir eser. Okurken sabrettiğiniz her sayfaya sonuna kadar değiyor, kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Moby Dick Ya Da BalinaHerman Melville · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Moby Dick
10/10
·888 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:58
Moby-Dick, bir balina avı hikâyesi gibi görünse de, aslında insanın tutkularını, kaderini ve hayatın anlamını sorgulatan bir eser. Deniz, balina ve yolculuk üzerinden insan ruhuna dair pek çok düşünceyi okuyucuya sunuyor. Kitapta ilgimi çeken ve beni etkileyen bölümlerden biri ise dokuma tezgâhının anlatıldığı kısımdı. Yazar, dokuma tezgâhını yalnızca bir eşya olarak değil, hayatın ve dünyanın işleyişini anlatan güçlü bir metafor olarak kullanıyor. Mekiklerin durmaksızın hareketi, bana zamanın hiç durmadan akışını ve insanın bu büyük düzen içindeki yerini hatırlattı. Ayrıca, en ince düşüncelerin bile bir yankısı olduğunu söylemesi oldukça etkileyiciydi. Dokuma tezgâhı ; emeğin, kaderin ve yaşamın iç içe geçtiği derin bir sembole dönüşüyor.
Moby Dick Ya Da BalinaHerman Melville · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
-spoiler içerir-
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:50
Açıkçası bence bazı incelemelerin aksine güzel sonlanmış ve iyi kurguladığını düşündüğüm bir kitaptı. Okuması keyifliydi ve insanı o bilinmezliğin ortasında kendisi varmış gibi hissettirme konusunda da yazarın iyi bir iş çıkarttığını düşünüyorum. Ayrıca sanki son sahnede thomas'ın deli olmadığını bilmek istersin belki der gibi getirdiği madalyon çok kafa karıştırıcıydı. Eve charlie'yi aramak için komşunun evine gittiğinde 3108 numaralı evin olmaması bir yandan bana acaba Alison'un evi de 3108 numaralı ev miydi diye de düşündürdü. Ek olarak kitaptaki belgeler mors kodları ile yapılan ve Thomas'ın belki de hiç Thomas olmadığıyla ilgili oluşturulan yazıda kitabı bir üst seviyeye taşımıştı bence. Ama Charlie'ye ne oldu neden böylesine olaylar oluyor bu tam olarak nasıl bir paranormal olay bununla ilgili çok bir şeyin açıklanmamış olması, o eski kulübe ne alakaydı sadece Eve o evi terk etmek istesin diye mi konulmuştu bu ve bunun gibi detaylar bana biraz anlamsız ve yarım hissettirdi.
Biz Eskiden Burada YaşardıkMarcus Kliewer · Nox Yayınları · 2025203 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 10. kitabı
Kitab möhtəşəm idi. O qədər axıcı yazılıb ki, təxminən iki saata bitir. Mütləq tövsiyə edirəm. İnsan təbiəti haqqında həm düşündürücü, həm də öyrədici dərslər verir. Hekayənin əsas mesajı budur: İntiqam, hirs və obsesiya kimi hisslərin arxasınca getdikdə bunun bədəli həyatınız ola bilər. Romanda Ahab adlı obrazın Mobi Dik adlı balinanı ovlamaq istəyini oxuyuruq. İnsan vəhşiliyinin başlanğıcı da məhz burada görünür. Öz halında yaşayan bir balinaya hücum edən Ahab bunun nəticəsində ayağını itirir. Lakin yaşadığı hadisədən dərs çıxarmaq əvəzinə bunu intiqam məsələsinə çevirir və həyatını yalnız həmin balinanı öldürmək məqsədinə həsr edir. İllərlə davam edən bu intiqam mübarizəsi onun təkcə ayağını deyil, ruhunu da əlindən alır. Ətrafındakı insanlar zərər görür, ailəsi dağılır. Ahab bütün bunların fərqində olsa da, vaz keçib həyatına davam etmək əvəzinə obsesiyasının arxasınca getməyi seçir. Sonda isə bunun bədəlini həm canı, həm də sevdiyi və sahib olduğu yeganə şey – gəmisi ilə ödəyir. Kitabdan çıxarılan nəticə budur: İntiqam və takıntı insanın həyatını məhv edə bilər. Mövzu nə olursa olsun, hər mübarizəni qazanmaq məcburiyyətində deyilsiniz. Bəzən nə qədər çətin olsa da, buraxmağı bacarmaq lazımdır. Çünki bəzi hisslərin arxasınca israrla getmək insanın sonda özünü itirməsinə səbəb olur.
Mobi DikHerman Melville · Libra Kitab Yayınevi · 20237,3bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 77. kitabı
Geçen davanın katilini yakalamasının üzerinden henüz üç ay geçmişken, uğradığı haksızlıklar yüzünden Cinayet Masası’ndan Bromley Proje Ekibi’ne katılan Dedektif Erika Foster için yeni görevi biraz pişmanlık yaratır. Kendisini uyuşturucu çetelerinin peşinde, masa başında ve ait hissetmediği bir yerde bulan Erika, eski bir taş ocağı göletinin dibinde dört milyon sterlinlik uy*şturucu bavulunu aratırken asıl sürprizle karşılaşır. ​Suların altından sadece uy*şturucu değil; paslı zincirlere sarılı, 26 yıldır karanlıkta bekleyen 7 yaşındaki Jessica Collins’in iskeleti çıkar. Yeni birimi geçmişte kalan bu davanın üzerini kapatmaya çalışsa da Erika, ruhundaki o bildik adalet dürtüsüyle çeyrek asırlık bu vahşeti aydınlatmak için hem yeni amirlerine hem de geçmişin katiline karşı tek başına savaş açar. Neyse ki bu savaşta eski ekibinden sadık dostları Moss ve Peterson onun yardımına koşar. Erika'nın yeni görevi ile eski birimini ortak bir çalışma zemininde buluşturan bu lanetli dava, geçmişle bugünün hesaplaşmasını da kaçınılmaz kılar. Ama bu sandığı kadar kolay olmayacaktır. ​Erika’nın, bunca yıl sonra neredeyse tüm delillerin yok olduğu bir cinayetin peşine düşmesi sıradan bir inat değil; onun adalet eyleminin ta kendisi. Ancak o geçmişi deştikçe, o dönemin karanlık sırlarını saklayan duvarlar sarsılıyor ve karşımıza sadece eski bir katil değil, gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek için yeni cinayetler işlemekten çekinmeyen canlı bir canavar çıkıyor. Soruşturma ilerledikçe davanın sadece dışarıdaki düşmanlarla değil, teşkilatın içindeki köstebeklerle, bürokratik engellerle ve iki farklı birim arasındaki sürtüşmelerle de bir savaşa dönüşmesi, kitabın gerilimini tırmandırıyor. ​Erika'yı benim gözümde kurgusal bir figürden çıkarıp kanlı canlı, nefes alan gerçek bir
Derin SularRobert Bryndza · Yabancı Yayıncılık · 2018544 okunma