Öyleyse içinde dertten çok sevinç taşıyan bir ölümlü insan, ya gerçekten insan değildir, ya da olgunlaşmamıştır henüz. Kitaplar için de aynı şeyi söyleyebiliriz. İnsanların en gerçeği, dertli İsa; kitapların en gerçeği de Hazreti Süleyman’ınkidir. Onun, Kutsal Kitap’ta verdiği vaaz, derdin en ince dövülmüş çeliğidir. “Her şey boştur.” Her şey.
Nice nice uzun denemelerden sonra gördüm ki, insan elde edebileceği mutluluk kavramını pek yücelerde tutmamalı, biraz değiştirmelidir, hiç olmazsa. Mutluluğu kafamızda, hayalimizde değil de; günlük yaşantımızda, eşimizde, yüreğimizde, yatağımızda, soframızda, atımızın sırtında, ocağımızın başında, yurdumuzda aramalıyız.