Yaşlı Adam ve Deniz
8/10
·88 syf.··
2026 21. kitabı
2026- 25.kitap Kitabın Adı : Yaşlı Adam ve Deniz Yazarı : Ernest Hemingway Yayınevi : @bilgiyayinevi Türü : Roman Basım Yılı: 2024 Sayfa Sayısı: 86 Sayfa Düşünceler : Ernest Hemingway ( 1899-1961 )ismini duyunca ilk olarak aklımıza 'Silahlara Veda' ve 'Çanlar Kimin için Çalıyor' romanları gelir. Oysa yazarın 1951 yılında yazdığı 'Yaşlı Adam ve Deniz ' kısa romanı 1953 yılında aldığı Pulitzer Ödülünü kazanmış , 1954 yılında kazandığı Nobel Ödülünün de en önemli nedenlerinden birisi olmuştur. Hatta Zülfü Livaneli bu kitaptan esinlenerek ' Balıkçı ve Oğlum ' romanını yazmıştır. Hemingway bu romanın hayatı boyunca yazabileeği en iyi şey olarak belirtir. Bir tanesi 1990 yılında başrolünü Antony Quinn 'in oynadığı olmak üzere üç kere filme uyarlanan eserin 2000 yılında animasyon kısa filmi de Oscar Ödülüne layık görülmüştür. İhtiyar Balıkçı adıyla da bilinen eser Santiago adında yaşlı bir balıkçının oldukça büyük bir kılıçbalığı ile mücadelesi anlatılır. İhtiyar Balıkçının olmasına yakalanan ama ölmeyen kılıçbalığı ihtiyarı sürüklemeye başlar. İhtiyar Balıkçı kılıçbalığının ölmesini beklerken geçmiş hayatıyla da hesaplamaya girer. Balıkçı bir yandan da denizin vahşi doğası ile de mücadeleye girer. Denizi Kutsal bir tarla gibi gören İhtiyar balıkçının tecrübesi O'nu nereye kadar götürebilir ? Köpekbalıkları,açlık,susuzluk gibi pek çok tehlike barındıran denizin içinde tek başına bedensel ve ruhsal varoluşunu sorgulayan balıkçının sonu sizce ne olacak ? Hemingway 'in kendine has üslubu ile gemiciliğe ait terimleri bolca kullandığı bu eseri bir solukta okudum. Jack London deniz öykülerinde daha çok maceraya öncelik verir. Herman Melville 'nin Moby Dick eserinde ise doğanın gücü eşliğinde intikam öyküsü anlatılır. Bu eser ise daha çok denizin insan yaşamı üzerindeki
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202540,9bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Kitap, genç ve toy bir burjuva çocuğu olan Wellingborough Redburn’ün, ailesinin maddi çöküşü sonrası hayatta kalabilmek için New York’tan Liverpool’a giden bir ticaret gemisinde miço olarak işe girmesiyle başlıyor. Herman Melville'in de gençliğinde tam olarak böyle bir deniz yolculuğu yaptığını biliyoruz. Bu yüzden romandaki Redburn karakteri için doğrudan Melville’in kendi gençliğidir diyebiliriz. Kitap başta tam bir deniz romanı olarak kuruluyor. Gemicilerin kendi aralarındaki sert konuşma dili, gemi yaşamındaki hiyerarşi ve tüm o rutubetli zorluklar, yazarın bizzat bu tecrübeden geçmesi sayesinde son derece gerçekçi bir dille aktarılıyor. Gemi Liverpool limanına yanaştığı anda ise roman bir deniz hikayesi olmaktan çıkıp muazzam bir toplumsal ve sosyolojik katmana bürünüyor. Dönemin sanayileşen İngiltere’sindeki halkın yoksulluğu, sınıf farklılıkları ve katı toplumsal normlar Liverpool’un arka sokaklarında katman katman açılıyor. Redburn’ün Amerika’daki konforlu burjuva geçmişi, Liverpool sokaklarındaki açlıktan ölen insanların trajedisiyle büyük bir tezat oluşturuyor. Üstelik genç Redburn bu şehre büyük umutlarla, yanına babasının yıllar önce kullandığı eski bir Liverpool şehir rehberini alarak gelmiştir. Amacı o rehbere bakarak adeta babasının izini sürmektir; ancak sokağa adım attığı an acı gerçekle yüzleşir: Şehir tamamen değişmiş, büyümüş, kirlenmiş ve yoksullaşmıştır; yani babasının rehberi artık tamamen işlevsizdir. Bu durum bize gösteriyor ki; insan kendi yolunu başkalarının rehberliğinden ziyade ancak yaşayarak, hata yaparak ve yanılarak bulabiliyor. Redburn bana biraz da Victor Hugo’nun Deniz İşçileri’ni anımsattı. İki yazar da denizi masalsı bir macera sahnesi olarak görmek yerine; insanın ekmek kavgası verdiği, sert ve acımasız bir emek alanı olarak
RedburnHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202639 okunma
Reklam
Puan vermedi·888 syf.··
2026 11. kitabı
·
180 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 20:22
Balinalar hakkında ansiklopedi niteliğinde bir metin , karakter ve durum tahlilleri yoğun, okuması biraz zahmetli. Mavi balinaya takıntılı, kibirli, hırslı bir kaptan. Roman sonunda bu hırsı ve kibri sebebi ile mürettebatını, tüm ganimeti ve kendi canını felakete sürüklemesi ile sonuçlanıyor. Melville'nin balinaya, okyanusa, yağ çıkartmaya yönelik verdiği teknik bilgiler yer yer sıkıcı gelse de , doğanın evcilleştirilememesi ve insanın bu ekosistemde aslında ne kadar aciz olduğunu gösteren detaylar. Kitap bitince zihinde kalan, insanoğlunun hırsı kibiri ne kadar büyük olursa olsun, okyanusun dev dalgalarının arasında kaybolup giden köpükler misali bir gün kendi ile birlikte hiç olup gideceği..
Edebiyat
Moby Dick Ya Da BalinaHerman Melville · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 66. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 19:03
Herman Melville’in Redburn romanını okurken, bunun yalnızca bir deniz macerası olmadığını çok erken fark ettim. İlk bakışta genç bir denizcinin yolculuğunu anlatıyor gibi görünse de, aslında bir büyüme, hayal kırıklığı ve gerçeklerle yüzleşme hikâyesi. Benim için romanın en güçlü yanı, Wellingborough Redburn karakterinin geçirdiği dönüşümdü. Romanın başındaki Redburn ile sonundaki Redburn aynı kişi değil. Yolculuğa çıkarken dünyaya daha romantik ve daha saf bir gözle bakıyor. Deniz hayatını, uzak şehirleri ve macerayı hayal ediyor. Ancak yaşadıkları onu yavaş yavaş gerçek dünyanın sertliğiyle tanıştırıyor. Bu değişim bana oldukça doğal ve inandırıcı geldi. Özellikle Liverpool bölümleri beni etkiledi. Redburn’ün çocukluğundan kalan anılarla kurduğu hayallerin, gerçek şehirle karşılaştığında parçalanmasını okumak oldukça çarpıcıydı. Bir zamanlar zihninde büyüttüğü yerlerin gerçekte çok farklı olması, bana insanların bazen geçmişe ve anılara gereğinden fazla anlam yüklediğini düşündürdü. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta da Melville’in yoksulluk ve sınıf farklarını anlatış biçimiydi. Özellikle liman çevresindeki insanlar, göçmenler ve sefalet içindeki aileler yalnızca arka plan olarak kullanılmıyor. Redburn’ün gözünden onların hayatlarını da görüyoruz. Bu yüzden roman sadece bir gemi hikâyesi olmaktan çıkıp dönemin toplumuna dair güçlü gözlemler içeren bir metne dönüşüyor. Kendi adıma romanda en çok sevdiğim şey, Redburn’ün kusursuz bir kahraman olmamasıydı. Zaman zaman hata yapıyor, yanılıyor, fazla hayal kuruyor ve bazı şeyleri geç anlıyor. Ama tam da bu yüzden gerçek geliyor. Onun yaşadığı deneyimlerde gençliğin saflığını ve hayatın kaçınılmaz öğreticiliğini görmek mümkün. Melville’in daha çok Moby Dick ile tanınması nedeniyle Redburn bazen gölgede kalıyor.
1000Kitap
RedburnHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202639 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2026 126. kitabı
Kitapta Bob Dylan'ın Nobel konuşması bulunmaktadır. Bob Dylan ilk başta bir şarkıcı olarak Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığına şaşırır ancak bunu üç kitap ile anlatır. Moby Dick, Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ve Odysseia. Kitap oldukça küçük ve kısaydı.
2016 Nobel KonuşmasıBob Dylan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201836 okunma
Puan vermedi·353 syf.··
2026 39. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 20:39
Bir Dinozorun Anıları: Beklediğim Fosil Değil, Sıradan Bir Kaya Parçası "Ben de bir "dinozor" olarak, bu kitabı okumak için 353 sayfa harcadım ve itiraf ediyorum: Umarım dinozorların soyu, bu kitap kadar yorucu olduğu için tükenmemiştir." Merhaba kitap dostları. Uzun zamandır duyduğum, herkesin "mutlaka okumalısın" dediği Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Anıları"nı nihayet bitirdim. Saygıdeğer bir akademisyenin, İngiliz Edebiyatı'nın duayen isminin yaşam öyküsünü merak ederek başladım, ancak bitirdiğimde hissettiğim tek şey büyük bir "Eee, ne olmuş yani?" hissiydi. Kısa Konu (Sanki Önemliymiş Gibi) Kitap, kendine "dinozor" diyen, dolu dolu yaşamış, sol görüşlü, Türkiye'nin önemli edebiyat simalarıyla (Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Falih Rıfkı Atay, Nâzım Hikmet gibi) haşır neşir olmuş, üniversitede profesörlük yapmış güçlü bir kadının hayatından kesitler sunuyor. Düşünsenize, Atatürk'le dans eden, Shakespeare çeviren, Moby Dick'i Türkçeye kazandıran, üç darbe görmüş bir akademisyenin anıları. Konu olarak kesinlikle etkileyici ve "vaat dolu". Kâğıt üzerinde okunmayı hak eden, görkemli bir hayat hikayesi. Neden "Hiiiç" Beğenmedim? (Sebeplerim) 1. Olay değil, hisler: Kitap, beklentimin aksine bir "anı" kitabından çok, bir "samimi ağıt" niteliğinde. Yazar, yaşadığı dönemin toplumsal olaylarını değil, bu olayların onun iç dünyasında yarattığı burukluğu, öfkeyi, hayal kırıklıklarını ve özellikle "darbe yıllarındaki" çaresizliğini anlatıyor. Yani somut bir olay örgüsü ve aksiyon bekleyen biri için kitap sürüncemede kalıyor. 2. Anlatımın Ağırlığı: Mina Urgan, bir İngiliz Edebiyatı Profesörü. Bunu fazlasıyla hissediyorsunuz. Bazı bölümler öylesine detaylı ve "profesör edasıyla" yazılmış ki, okurken bir anlık "Bu kadar ayrıntıya gerçekten gerek var mıydı?" diye sorguluyorsunuz.
1000Kitap
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Reklam
Reklam