10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
"Yılllar yıllar önce, genç bir adam sevdiği kıza bir mektup yazmıştı. Eğer o mektubu yazmamış olsaydı, şimdi geleceğe umutla bakmasına neden olan bu harika adamı asla tanımayacaktı." 1940'lar ikinci dünya savaşı ve 1970'ler. İki farklı zaman dilimi ve ellerinden kayıp giden mutluluğu aşkı, kaybolan yılları için ağlayan iki kadın. Sene 1975 , Tina şiddet mağduru kadın, hayır kurumunda çalışırken kuruma bırakılan ceketin cebinde yıllar öncesinden kalma mektubu bulur. O mektup Chrissie adına yazılmış ama o kadının eline hiç ulaşmamıştır. Tina mektubu bulunca içinde yazılanlarla onu sahibine ulaştırmayı kendine amaç edinir. Bir yandan da alkolik işsiz at yarışı bağımlısı kocasıyla mücadele içindedir. Kendi hayatı ve Chrissie'nin geleceği Tina'nın atacağı adımlara bağlıdır. Sene 1940 , evlilik dışı hamile kalan Chrissie, doktor babası tarafından baldızının yaşadığı çiftliğe sürgün edilir, teyzesinin veremden ölümüyle oradan manastıra uzanır yolculuğu. Çocuk doğduğunda onları neler bekliyor olacak? Sevdiği genç adam ailesini bulabilecek mi? Mektupta neler yazıyor? Derken kitap bitmiş, sade ve anlaşılır tavsiye ederim akıp gidiyor Reklam değil. #kaybolanyıllar @arkadya_kitap
Kaybolan YıllarKathryn Hughes · Arkadya Yayınları · 2016490 okunma
Puan vermedi
Kaybolan Yıllar Kathryn Hughes ·Züleyha Yıldırım Yayınları · Okumaya değer veren tüm güzel kalplere selam olsun.. Acının topraklarına düşmüş bir kalp , kırıklarına rağmen umudu sürgün verebilir mi Kathryn Hughes’un Kaybolan Yıllar kitabı, geçmişin sırlarıyla yüzleşmeyi, affetmenin gücünü ve zamanın getirdiği yaraları anlatıyor.. Geçmişi değiştiremeyiz ama ondan öğrenip geleceğimizi şekillendirebiliriz. Kathryn Hughes’un Kaybolan Yıllar kitabı bize; kırgınlıkların, yarım kalmış hikâyelerin ve kaybolan yılların aslında birer öğretmen olduğunu hatırlatıyor. Affetmenin, sevginin ve umut etmenin zamanı geri getiremese de kalpleri onarabildiğini anlatıyor.. Hani insanın içine işleyen hikayeler olur ya bitsin diye hızlıca okursun fakat bitecek diye de içten içe üzülürsün ya tam da öyle bir roman.. Sayfalar arasında kaybolduğum, temposuyla beni içine çeken bir hikâyeydi. Olay örgüsü baştan sona ilgimi canlı tuttu. “Güzel bir okuma” arayışındaysanız, bu kitabın ötesine bakmayın — çünkü ben her satırında ayrı bir keyif buldum. .Kitaplarla ve sağlıkla kalınız efendim..
1000Kitap
Kaybolan YıllarKathryn Hughes · Arkadya Yayınları · 2016490 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·384 syf.··
2025 8. kitabı
SPOILER İÇERİR** Öncelikle, Açlık Oyunları serisi bundan 13 sene önce benim resmen beyin kimyamı değiştiren ve büyürken de kişiliğimin bir parçası haline gelen bir seri, o yüzden bu kitaba puan vermiyorum, ben Suzanne'in yazdığı her şeye varım. Gelgelelim kitabın beni hayalkırıklığına uğrattığı çok nokta var ve onları da es geçmek istemiyorum. Bu kitap hepinizin bildiği gibi bir prequel ve Katniss'in mentoru Haymitch'in hikayesini, orijinal üçlemedeki alkolik versiyonuna dönüşmeden önceki halini ve 50. yıl oyunlarında şampiyon oluşunu anlatıyor. Haymitch serinin pek çok karakteri gibi gerçekten büyük acılar çekmiş bir karakter ve kalbimde her zaman ayrı bir yeri olacak, o yüzden hikayesini öğrenmek için çok uzun süredir inanılmaz heyecanlıydım. Ama objektif olarak da sormak lazım: bu hikaye gerçekten gerekli miydi? Açlık Oyunları evreninden gelen her şeyi havada kapacak olmama karşın benim için bunun cevabı hayır. Çünkü Kuşların ve Yılanların Şarkısı, seride eksik olan orijin öyküsünü zaten tamamlamıştı bana göre. Arkaplanda önemli olabilecek pek çok detayı görmüştük ve bu kitabın nostaljiden başka neye hizmet ettiğini pek anlayamadım - ama bu konuyla alakalı bir sorunum yok çünkü karakterleri ÇOK özlemiştim. Ama sorun şu ki, her ne kadar 12. mıntıkaya döndüğümüz için Katniss'in soyuna dair bilgiler edinmek müthiş bir sürpriz olsa da Kuşların ve Yılanların Şarkısı aradaki zaman farkı çok fazla olduğu için esas serinin tanıdığımız karakterlerle ilerleyen olay örgüsüne dokunmuyordu. Bu kitapta ise orijinal üçlemede tanıdığımız bazı karakterlerle, Haymitch'in dünyasının bir parçası olmaları sonucu tekrar karşılaşıyoruz ve her ne kadar bu beni aşşşırı mutlu etse de bir yandan da belli yerlerde sanki fanfiction okuyormuşum gibi hissettirdi. Ayrıca bir bakıma orijinal
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025877 okunma
Savaşın gerçek yüzü
Puan vermedi·400 syf.·
2023 11. kitabı
Serinin filmlerini izlemiştim fakat kitaplarını okumamıştım. Savaşın gerçek yüzünü gösteren bir kitap oldu benim için. En masumlar yani çocuklar ve siviller açısından anlatılan kısım benim için en acı tarafı olmuştu. Taraf farketmez çocuklar çocuktur. Savaş stratejisi adı altında kurulan tuzaklarsa aklınızın ucundan geçmeyecek derecede. Onun dışında olayların gelişimi çok şaşırtıcıydı. Ve üstekilerin kendi çıkarları için insanları nasıl birer piyon olarak kullandıklarını ve gözden çıkarabildiklerini ortaya koymuştu.
Edebiyat
MockingjaySuzanne Collins · Scholastic Press · 201422,7bin okunma
8/10
·376 syf.··
2000 254. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Kitap kulübünde okuduğumuz ikinci kitap. Kitap kulübüm olmasaydı bu kitabı okumayabilirdim ya. Ama gerçekten çok güzel bir kitaptı. Bundan sonrası SPOILER olabilir. İşin tuhaf yanı sadece bir paragrafta geçen cümleden kitabın adını koymak şaşırtıcı. Çünkü kitabın adına bakarak kitap boyunca nerede bu mockingjay-bülbül diye soruyorsunuz. Kitabın başları sıkıcıydı tam hatırlamıyorum ama Part one olabilir. Scout,Jem ,Dill takılmaları, mahalledeki gizemli Boo Radley'i merak etmeleri ve onla uğraşmaları... Bu kadar meraktan sonra bende Boo nasıl biri merak ediyordum.Sonra bu konuya döneceğim. Ayrıca Maycoumb nasıl tuhaf bir yer öyle çözemedim. Herkes birbiriyle evlenmiş, saçma sapan gelenekler.. Tuhaf tuhaf maycoumb sakinleri... Atticus. Favori karakterlerimden biri. Kitaptaki akıllı tek insan, kitabın sonundaki ufacık düşünceleri hariç. Olaylar, Atticus'un zenci birini yani Tom'u savunmasıyla başlayan mahkemede ilginçleşmeye başlıyor. Atticus, Maycoumb sakinleri istemediği halde Tom'u savunuyor. Suçsuz olduğuna inanıyor ve bende inandım açıkcası. Zavallı Tom. Tüm Maycoumb'un ırkçılığı ölümüne sebep oldu. Çocukların teyzelerini hiç sevmedim. Ve Boo. Kitap boyunca gizemli anlatılan, evden hiç çıkmayan Boo, Jem ve Scout'u kurtarıyor. İkinci favori karakterim. Kitap boyunca pek ortalıkta görünmese de. Jem diyor bir yerlerde neden dışarı çıkmadığını büyüdükçe daha iyi anlıyorum diyor. Allahım o tuhaf mahallede dışarı çıkıp ne yapacak, içeride kalması çok iyi olmuş. Neyse insani ilişkiler, çocukların babaları ile ilişkileri, insanların ön yargıları... Güzel ve akıcı bir kitaptı. Kitapta EN çok sevdiğim şey ise çocukların babalarını 'adı' ile çağırmasıydı. A t t i c u s. Adios.
To Kill a MockingbirdHarper Lee · Grand Central Publishing · 198888,8bin okunma
9/10
Evettt.. Gelelim zurnanın Öhööö dediği yere :) Serimizin son kitabı.. The Mockingjay yani Alaycıkuş.. Her ne kadar ilk iki kitap kadar etki yaratmamış olsa da patlamalar, yangınlar vs. güzel hayal kurdurdu kafada.. Hayal önemli.. Ne demişler: "Suya düşer diye hayal kurmaktan vazgeçilmez..!"
Alaycı KuşSuzanne Collins · Dex Kitap · 202022,7bin okunma