1) Kaliteli okur olmaya çaba gösteriyorum. Kitap, film, hayat, insan, doğa okurluğu vb.2) Ciddi şeylerleyim ya da onlar benimle. Bu yüzden %80 melankoliğim. Kalan yüzde abartı derecede şendir.3) Yolumu aramakla kalacağım.
Boş bir yatak getiriyorum gözümün önüne. Korkunç bir şey. İçinde kimse olmayan bir yatak. Belki de o saate kadar kimsenin yatmadığı. Ölmek için hazırlanmış.
Yaşlandıkça belleğin zayıfladığını sanar herkes. Ne tuhaf! Oysa asıl o zaman geleceği hatırlamaya başlar insan. Evet geleceği. Oysa geçmiş diye tutturmuşlar, hatırlayabilirsen hatırla.
Pazar günü öğleden sonra beş sularında ön kapının zili deli gibi çalmaya başladı... Herkes kapıdakinin kim olduğunu görmek için hemen oraya koştu ama görünürde kimse yoktu. Ben zilin yanında oturuyordum ama çaldığını duymamış, hareket ettiğini görmüştüm. Hepimiz birbirimize öylece bakakaldık. İnanın bana, hava çok ağırlaşmıştı. O zaman bir şeylerin gerçekleşmesi gerektiğini anladım. Ev sanki bir anda dolmuş, ruhlar etrafı sarmıştı. Sıkış tıkış bir halde kapıya dayanmışlardı ve hava o kadar ağırlaşmıştı ki nefes almak ancak mümkün olabiliyordu. Beni bir soru almıştı: “Tanrı aşkına, nedir bu olanlar?” Sonra bir ağızdan bağırmaya başladılar: “Kudüs’ten geliyoruz, aradığımızı bulamadık orada.