zeynep

Birine, bir çocuğa "Ne akıllısın!" demek korkunç bir şey. Insanı ömrü billah sersem etmenin en etkin yolu... Böylece rahat ve sıradan şeyler yapabilme şansı tümüyle elinden alınmış olur. Benden yaşça büyük bir ablam vardı. Evin akıllısı söylene söylene yaşamı zehir edilmişti. Bugüne dek ne bir mektup yazabildi ne dolu bir sınav kağıdı verebildi ne de orta zekâda bir kimsenin bile ister istemez gelebileceği bir yere geldi. Akıllıydı ne de olsa... Saçma sapan, hatta bırakın saçma sapanı; eli yüzü düzgün, normal bir mektup, onun gibi birine yakışmazdı. Sanatsal bir şeyler olmalıydı - yüreği titremeliydi, okuyanın. "Böyle şey görmedim," demeliydi. Bu nedenle yazdığı her mektup posta kutusu yerine çöpe gitti.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Şimdi," diyor Kurşuni dudaklar, "az önce yaptığın gibi bana bütün hikâyeni anlatacaksın. Hepsini yazacaksın. Bana hikâyeni tekrar tekrar anlatacaksın. Bana bütün gece yürek paralayıcı boktan hikâyeni anlat." Bu kraliçe Brandy kemikli uzun parmağını bana doğru uzatıyor. "Anlattığın şeyin" diyor Brandy, "sadece bir hikâye olduğunu anlayacaksın. Ve aynı şeyleri bir daha yaşamayacağını. Anlattığın hikâyenin sadece kelimelerden ibaret olduğunun farkına vardığında, geçmişini bir kâğıt gibi buruşturup çöpe atabildiğinde," diyor Brandy, "işte o zaman senin kim olacağına karar vereceğiz."
Sayfa 49·Kitabı okudu
Bu olgularda korkan bireyin nasıl yardımcı bir ele uzandığını ve diğer insanları kendisine çekmeye, yanına zincirlemeye çalıştığını açık bir biçimde görürüz. Bu görüngünün daha ileri incelemesi bizi anksiyeteyi incelerken tartışmış olduğumuz düşüncelere götürür. Bu olguda başka birinden destek isteyen, başka birinin sürekli olarak kendisine dikkat yöneltmesine gereksinim duyan bireyleri ele almaktayız. Gerçekte bu durum köle-efendi ilişkisi kurumundan başka bir şey değildir, sanki kaygılı insana yardımcı olmak ve desteklemek için başka birisinin var olması gerekliymiş gibi.
Sayfa 218·Kitabı okudu
Insanlar kibir ve gururun yerine kulağa daha hoş gelen hırs sözcüğünü koyarak bu durumu gözden saklamak alışkanlığındadır. Hırslarıyla övünen ne kadar çok insan tanıdığınızı bir düşünün! "Enerjik" ve de "etkin" sözcükleri de çok sık kullanılır. Bu enerji toplum için gerçekten yararlı olduğu sürece değerini kabul edebiliriz ama sıklıkla "çalışkanlık", "etkinlik" ve "enerji" sözcükleri yalnızca aşırı bir kibri örtmek için kullanılır.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Çok ileriye götürüldüğünde kibir aşırı tehlikeli hale gelir. Bireyi özden çok görünüşle ilgili her türden yararsız etkinliğe yöneltmesinin ve sürekli olarak ya kendisini ya da başkalarının kendisine ilişkin görüşlerini düşünmek durumunda bırakmasının ötesinde kibrin en büyük tehlikesi insanı gerçeklikten koparmasıdır. İnsan ilişkilerine ilişkin kavrayışını yitirir ve yaşama yönelik tutumu çarpıtılır. İnsan olarak yükümlülüklerini unutur ve bütün olarak toplum içindeki rolünü gözden kaçırır. Başka hiçbir kötü alışkanlık insanım özgür gelişimini. her insan ve her olaya "Bundan ne elde edebilirim?" sorusuyla yaklaşmaya zorlayan, kişisel kibir kadar engelleyemez.
Sayfa 155·Kitabı okudu