Okur

Okur
@mofpearlll
Antalya
87 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve kalemini çok beğendiğimi dile getirmeliyim. Yazar çok akıcı bir üsluba sahip. Kitabın içeriğinde Veronika’nın başarısız intihar girişimi ele alınmış. Veronika bu davranışından sonra bir akıl hastanesine yatırılır. Burada yaşamaktan vazgeçtiği nedenleri tekrardan düşünür. Daha sonra yaşamak için sebeplerinin olup olmadığını, hata yapıp yapmadığına dair derin düşünceler içerisinde bulur kendini. Bu tatsız olayda geçen süreçte herkes kendine bir pay çıkartıyor. Hayatına son vermek isteyen kişileri anlayamayız belki ama o insanlarla bir arada olan insanlar da bu sefer kendi hayatlarındaki yaşama amacını ve inancını tekrar keşfeder içerisinde. Keyifli okumalar dilerim.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·637 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
Tolstoy’un okuduğum ikinci baş yapıtlarından birisi. Kitap kalınlığıyla göz korkutsa da o sade akıcı bir üsluba sahip olmasıyla hemencecik bitiverdi. Romanın konusu 19. yüzyıl Rusya’sındaki alt üst ilişkileri, yargı sistemindeki aksaklıklar, yetkili kişilerin görevlerini yapmamaları bunu kötüye kullanmaları, halkın cahilliği, yoksulluğu, sürgün cezaları, mahkemelerin adaletsizliği, insanların yoksulluktan kötü yola düşmeleri hayatlarının mahvolması; ve tüm bunlara karşı direniş hareketinde bulunan insanları, haklarını savundukları için, onları etkisiz hale getirmek isteyen yetkililerin suçsuz insanlara ceza vermeleri gibi büyük bir yargı aksaklığını dile getiriyor. Çoğunlukla toplum hayatını gözler önüne seren yazar, onların yaşadığı tüm sorunları en temelinden başlayarak anlatıyor. Klasik Rus yaşantısını anlatan bir Rus klasiği. İyi okumalar dilerim.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Bazı kitaplar vardır, defalarca okunmayı hak eder. Bu kitap da benim okumaktan vazgeçemediğim tek kitap oldu. Bu kitabı sürekli dönüp dönüp tekrar okumamın sebebi içimizde sakladığımız sorunların tek tek irdelenmesi, üzerine gidilmesi ve bu sıkıntıları gün ışığına çıkarıp onunla yüzleşebilmeye cesaret edebilmek. Felsefe ve psikolojinin iç içe karıştığı bu romanda Doktor Breuer, ve F. Nietzsche arasındaki karşılıklı diyaloglarla kendimce konuşma terapisi dediğim olaylar aktarılıyor. ''İki tane kaplan postlu kedi yavrusu, kafa kafaya vermiş, aynı çanaktan su içiyor.''(syf.325). Bu iki karakterin birbirine açılması, kendilerini olduğu gibi ifade edebilmeleri uzunca bir süre sonra gerçekleşiyor çünkü her ikisi de içindeki sıkıntıyı dışa vurmuyor, karşısındaki kişinin düşünceleri tarafından yargılanmak istemiyor. Bu kitapta konuşularak her şeyin çözülebileceğini, insanın öncelikle kendisine dürüst olması gerektiğini, içine attığı, bastırdığı her duygunun yıllar sonra bile tekrar karşısına çıkıp onu rahatsız edeceğini ve bundan hareketle hayatının yanlış seçimlerle ilerleyeceğini anlayabiliyoruz. Bunu kendi hayatıma uyguladığımda insani ilişkilerin daha kolay ve anlaşılır bir biçimde ilerlediğini görebiliyorum. Her zaman rastgele bir sayfasını açıp devam edebildiğim bir kitap. İnsanın kendini başkalarına açmaya çekindiği zamanlarda duygularımızın bu kadar net, anlaşılır olarak kitaplarda bulmak da bir ruh terapisi.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2024 4. kitabı
Kitabın konusu veba salgınını yaşamış biri olan yazarımız tarafından salgının nasıl başladığı ve ilerlediği hakkında bahsediliyor. Yakın zamanda pandemi dönemini atlatmış olan bizler için salgın, ölümler, şehrin kapatılması, karantina, insanların psikolojisi, yaşadıkları çaresizlik, umutsuz bekleyiş gibi durumlar bizim de birebir yaşamış olduğumuz bir gerçek. Her ne kadar veba salgını çok uzun zaman önce yaşanmış olsa da aslında her dönemde insanların aynı duygular içersininde olduğunu görüyoruz. Olay örgüsünden ziyade insanların psikolojisini ve kendileriyle, dostlarıyla yaptıkları iç yüzleşmeler benim keyifle okuduğum bölümler arasında yer aldı. Kaybettiği yakınların kıymetini sonradan anlamaları, vefayı ve sevgiyi doğru zamanda sevdiklerine yaşatamamaları gibi sonradan gelen pişmanlıklar, artık istese de yanında olamayan yakınları için boğuldukları derin üzüntü, içsel sancılar okuyucuyu da derinden yaralıyor.
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202424,6bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2024 3. kitabı
Kitabın konusu kocasını aldatan bir kadının sırrının ortaya çıkma tehlikesiyle boğuştuğu bir korku serüvenini anlatıyor. Kadının bu kadar çok korkmasının sebebini eşinin tepkisinden korkuyor olması mı, vicdan azabı duyması mı yoksa kocasını aldatmış olmanın duyduğu utancın altında kalmış olması mı diye sorguladığımda bu göreceli bir durum olarak kalıyor. Stefan Zweig bu korkuyu o kadar güzel işlemiş ki okurken bu korkunun altında hissedip insan o durumda nasıl davranılır diye sürekli kendini düşünüyor durumda buluyor. Aslında Stefan Zweig bunu tüm eserlerinde yansıtıyor; okurun kitabı okurken aynı zamanda olayların içinde kendisini bulması ve yoruma açık olması. Kısa bir roman olmasına rağmen o kısacık korku duygusunu kendi içinizde yaşıyorsunuz. Ben çok beğendim, umarım siz de okurken zevkle okursunuz.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Reklam