Kübra Işık

Kübra Işık
@mona__rosa
la vie contiune...
149 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
Ahh bu nasıl son!! Kitabı bitirmeme son iki sayfa kala nasıl yaa burda mı bitecek yarım kalmış gibi bu ne yaa olmamış derkeeeeenn pat her şey değişti ve son iki sayfanın bile etkileyici bir son için yeterli olduğunu görmüş oldum. Bunu başarmakta Tarık Tufan’a yakışırdı. Küçük bir hikaye fakat etkileyici. Bitirince bitmeyip yeni baştan başlayan bir hikaye. Kitabın ismiyle arasındaki bağı bile sonunda anlıyorsunuz. Kitabın sonunda yeniden başa sarıyor hikayeyi yeniden düşünüyorsunuz, yeniden anlamlandırıyorsunuz, ilk okuduğunuz hikaye başka bir hikayeye dönüşüyor aniden… Orta yaşlarında bir adamın, doktorundan az bir ömrünün kaldığı haberini almasıyla başlayan bir hikaye. Okumaya değer…
Hayal MeyalTarık Tufan · Profil Yayınevi · 20187,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·299 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2021 19:14
Bunlar tam oturup ağlamalık kitaplar... Okurken neye ağlayacağına karar bile veremiyorsun;kitabın karakterine karşı duyduğun o ilk önyargıya mı, önyargının kırıldığı andaki utancına mı, adamcağızın yaşadıklarına mı üzülsem... Kitabın karakterinden büyük bir nefret duyup buzdağının görünmeyen kısmı ortaya çıkınca karaktere karşı büyük bir sevgi ve merhamet hissinin oluşması duygusunu birde Reşat Nuri Güntekin’in Acımak isimli kitabını okurken yaşamıştım. Kitabın içeriği İshak ve Jülide isimli kişilerin birbirlerini hiç tanımadan yola çıkmaları ve o yolculuğun geçmişlerine doğru gerçekleşmesi hikayesini anlatıyor. Sizde benim gibi kitabın ilk kısımlarında biraz kızacaksınız sonrasında ise önyargınızdan dolayı kendinize kızacaksınız. Tam filme konu olmalık kitap:) Kırmızı Oda dizisinde birinin hayatını izliyor gibi okudum. Okumanızı tavsiye ederim.
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Bir yıla yakındır okulda masanın üstünde duran bu kitabın yeri de sanki ben bir yıl sonra alıp okuyayım diye hiç değişmemişti:) Elime alıp sadece baş sayfasını okuyunca içeriği dikkatimi çekti ve okumalıyım dedim. İyi ki elime almış bir göz atmışım iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. İçerik açısından aslında birçoğumuzun artık bildiği şeyler fakat bahsedilen bazı davranışları etrafınızda gördüğünüzü farkedeceksiniz. Yazıldığı döneme bakıldığında gerçekten bu kitabın yazılmasına ihtiyaç vardı çünkü o dönemde batıl inançlar daha fazla uygulanıyordu. Çok şükür artık günümüzde insanlar daha bilinçli ve neyin ne olduğunun farkında. Tabi ki yinede bu kitabı okumaya hepimizin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Evet biliyorum birçoğumuz saçma sapan batıl inançlara artık inanmıyoruz ve uygulamıyoruz fakat en basitinden fala inanmayıp falsız kalmayan bir grup var içimizde. Küçük ama büyük şeylerin farkına varabiliriz. Okumakta yarar var. Zaten ince bir kitap başlayınca hemen bitiveriyor. Toplumumuzdaki batıl inançlar(fal bakmak, kurşun dökmek, mum yakmak, çaput bağlamak...),muska, büyü gibi meseleleri kısaca ele alıyor. Bu inanışların toplumda oluşma aşamasından dinimizdeki yerinden sıkmadan yormadan meselenin özünden yeteri kadar bahsederek kafanızdaki sorunları aydınlığa kavuşturan bir kitap. Güzeldi tavsiye ediyorum...
Yaşayan HurafelerKemalettin Erdil · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 200833 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
İncelemeyi fazlasıyla hakeden bir kitaptı, inceleme yazmazsam haksızlık olacaktı kesinlikle. Düşünün! -Özgürlük YOK -Adalet YOK -Özel hayat YOK -Düşünme hakkı YOK(düşünün dediğime bakmayın siz, aslında o da yok:) -Farklılık YOK -Aile YOK -Tarih YOK -O YOK -Bu YOK -Şu YOK -SEN HİÇ YOKSUN... -Ne mi var? -Baskı VAR -İşkence VAR -Sınıf ayrımı VAR -Adaletsizlik VAR -Sefalet VAR -Savaş VAR -Parti VAR -Partinin fikirleri VAR (Hatta sadece partinin fikirleri VAR) Böyle bir ülkede yaşadığınızı düşünün. Aslında sen varsın ama yoksun. Senin varlığın başkalarının ekmeğine yağ sürüyor fakat senin bir benliğin YOK, OLAMAZ, ASLA. Böyle yaşamaktansa eminim bir çoğumuz yaşamıyor olmayı tercih ederiz. İşte böyle bir dünyada düzeni değiştirmek için bırakın çaba sarfetmeyi, direnmeyi, savaşmayı: bunları düşündüğünüz an bile çok büyük işkencelere maruz kalıyorsunuz ve düşünce sisteminiz yerle bir ediliyor. İnsana rahat rahat isyan bile ettirmiyorlar. “Bu nasıl hayat ulan!” bile diyemiyorsun. İçinden isyan etmek bile YASAK. Aman Allah’ım dedirten bir distopya kurgusu var. Peki kurgusuna bakınca gerçek dışı, imkansız gibi gelen bu kitap bize neyi mi öğretiyor? Düşünme hakkın varken özgürken kendi yerine kendin düşün, hakkını ara, mücadele et. Kendi düşünme hakkını başkalarına bırakırsan bir daha geri alamayabilirsin. Senin, çocuklarının, torunlarının, tüm insanlığın yerine düşünmek için hazır olda bekleyen o kadar çok insan, grup, oluşum var ki. Onlara fırsat verme!Çocuklarına, torunlarına güzel, mutlu, her şeyden önce özgür bir yaşam alanı bırakmak istiyorsan çalışmalısın. Mücadeleyi asla bırakma, düşün üret, araştır, sorgula, hakkını ara... Kitabın içinde geçen “Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2020 32. kitabı
“Bir Kadının Hayatından 24 Saat” kitabın ismine bakınca içeriğiyle ilgili aklıma çilekeş Anadolu kadınının, Sezen Aksu’nun Ünzilesinin 24 saati geldi :) Tabi ki kitabın içinde çok farklı bir Ünzile’den bahsediyor yazarımız bize. Bizim Ünzilelerimizin aksine bir eli yağda bir eli balda büyümüş hayatı hep kaymak gibi akmış zengin, soylu, asil bir Ünzile ile karşılaşıyoruz. Kendine karşı öz saygısı olan bir kadın fakat hayatı hep tekdüze geçmiş. Birgün bir kumarbazın hayatını kurtarmak ister ve hikayenin sonunda hayatında birgün bile olsa bu tekdüzeliğin dışına çıkmıştır fakat öz saygısını kaybetmiştir. Çevresindeki insanlara ihanet ettiğini düşünür. İçindekileriyse yıllarca kimseye anlamatamaz. Bütün bu yaşadıklarını yıllar sonra kendini anlayacağını düşündüğü ve bir daha görmeyeceği bir adama anlatarak artık özgür kalmak ister. *** Bu kitap aslında insanın hayatının sadece 24 saatte tamamen değişebileceğini tepetaklak olabileceğini anlatıyor bizlere. “Ne oldum deme bir gün nelere kâdir” demek istiyor belki de yazarımız bize. *** Heycanlı bir hikaye. Okumaya değer...
Bir Kadının Hayatından 24 SaatStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 2020150,8bin okunma