Tuğba Özbek

Tuğba Özbek
@monaella
Auctrix rerum. Dünle beraber gitti cancağzım, Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
6/10
·738 syf.··
2022 77. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2022 20:53
Haruki Murakami'nin kendine özgü farklı bir dünyası var. Ne var ki bu dünya hep aynı eksende dönüyor. Hikayelerdeki kurgular olağanüstü bir hayalgücü istiyor bunun hakkını vermek gerek. Buna karşın baş karakter her zaman lanete uğramış, baş edemediği uğursuz bir kehanet yüzünden hayatından memnun değil, hem birşeyleri değiştirmek istiyor hem de oradan oraya savruluyor. Ruhsal bunalımlar yüzünden toplumdan kendini soyutlamak istiyor bari kendi iç dünyası ilgi çekici olsa, o da yok! Her kitabında -karakterden daha fazla- umutla bir çözüm yolu arıyoruz ama her defasında hikaye saçma bir yerde bitiyor, karakter yine şikayet ettiği kendisine bomboş gelen hayatına dönüveriyor! Yazar fazla determinist, akla yatmayan bir sürü nokta var ama öyle olmak zorunda, dikte eder gibi başka olasılık tanımıyor. Sanal evrenler, gerçek ve sanallığın iç içe geçmesi hatta ayırt edilememesi, rüyalar, sanrılar, talihsiz şeyler yaşayan insanlar..bitmiyor.. Her kitapta intihara meyilli birileri var, sürekli yaşam sorgulanıyor, bir noktadan sonra sıkıyor artık.Biri de hayatından memnun olsun be! Hikayelerde kadın ve cinsellik konusu normalleştirilmek istenirken değersizleştirme, sıradanlaştırma var. Söylemleri rahatsız ediyor. Kadın karakterler düşünmüyor, beyinleri yok gibi. Sırf acaba bir sonuca bağlayacak mı diye kitapları bitiriyorum, bağlıyor mu? Hayır. Yine de akıcı olduğunu söylemek isterim, farklı dünyalara adım atmak isteyenler varsa okunabilir çerezlik bir kitap.
Zemberekkuşu'nun GüncesiHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20182,939 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·626 syf.··
2022 63. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 23:16
Jane Eyre sürükleyici, zaman zaman da ters köşe yapan bir klasik. Baş karakterin mürebbiye olması başlarda ilgimi çekti.Jane'i çözümledikçe onunla aramda bağlantılar ve benzerlikler buldum. Aşka bakış açımı değiştirdi gibi büyük sözler söyleyemem. Zaten aşkın maddecilikten, görünüşten çok sevgiye ve iletişime dayanması gerektiğini düşünürüm. Tabi varsa.. Kitabın ifadelerini çok güçlü buldum bu yüzden epey alıntım var. Anlatım etkileyici. Tek eleştiri noktam son bir kaç bölümün üstünkörü, yüzeysel bir anlatımla yazılmış olması. Daha okunaklı etkileyici bir son olabilirdi. Alıntılar -Kötülük bulmak pek o kadar ağrıma gitmez, haksızlığa uğramak beni içimden yıkmaz.(sf.84) -İstekler kendi hallerine kalsa, bir sürü boş hayallere, kof umutlara kapılırlar. Ama benim içimdeki us her tartışmada en son sözü söyler.(sf.283) -Hep bir noktaya çakılı kalmaktan çivi gibi paslanan, zehirlenen düşüncelerimi dağıtın biraz.(sf.189) -Bir insan ruhunun dirliği için hiçbir zaman başka bir insanoğluna güvenmemelidir.(sf.307) -Karşımda ister kadın olsun, ister erkek, kafası işleyen birini buldum mu, hoşbeşin alışılmış sınırlarını aşarak onların ta özüne inmedikçe rahay edemezdim.(sf.521) -Beni bırakıp gittiğin zaman bile sevdiğine inanıyordum. İçimdeki deryalar kadar zehrin içinde bir damla tatlı baldı bu.(sf.614) -Başkalarının yeteneklerini yetiştirmekle yetinemem, kendi yeteneklerimin de sefasını sürmek isterim.(sf.540)
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
9/10
·592 syf.··
2022 62. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2022 15:35
Kitap okuduğum en iyi biyografilerden. Samimi hoş bir sohbet okumak istiyorsanız bu kitap doğru kitap. İlber Ortaylı eğitimli bir aileden gelen donanımı, kendine has kişiliği ve azmiyle kendini yetiştirmiş eşsiz bir hoca. Onun nüktedan, zaman zaman da konu dışına çıkan savruk düşünceleri bana ilham verdi, yol gösterdi, daha yolun çok başında olduğumu hissettirdi. Kültürlere, dil, dinlere, insana olan saygısı, bilgisi, merakı, olaylara ve gördüklerine karşı yaptığı tespitler olağanüstü. Tanıştığı insanlar ve eğilimleri bir dönemin tarihine ışık tutuyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap. Alıntılar -Ortaya feci bir tüketici insan tipi çıkıyor. Hiçbir şey üretemeyen, elindeki malı muhafaza edemeyen, yeniden üretemeyen, saçma bir tüketici tipi çıkıyor. sf.43 -Hiçbir cemiyet, tarihinin ve medeniyetinin merkezini ziyan edecek kadar lükse sahip değil. sf.96 -Türk münevverlerinin Osmanlıca öğrenememesindeki problem, harfleri öğrenememesi değil. Arapça ve Farsça lugatlarının kıt olmasıdır. sf.98 -Alman sosyolojisinin, Alman hukukçuluğunun, Alman tarihçiliğinin 1900'ler altın yıllarıdır. sf.119 -Ben o zamandan beri herkesin içinde "iyisini" seçerim. sf.145 -Bizans adı 16.yüzyılda Alman alimlerden Hieronimus Wolf'un uydurduğu, daha doğrusu bazı İtalyanlarla yakıştırdığı bir isimdir. sf.157 -Filoloji, kaynaklara ve metinlere saygı duymaktır, bunu edindim. sf.165. -Biz Türkler müzik ve filoloji bilmeyiz. -Tembellik ve mazinin mirasını devralmama konusundaki lakaytlık hep var Türkiye'de. sf.168 -Mithat Paşa vali kalsa Bulgaristan imparatorluktan kopmazdı, bile derler. sf.210 -Bazı insanlara hiçbir şey öğretemezsin,ne yapsan fayda etmez. (Teach me if you can) diye bir söz vardır(Öğret bana öğretebilirsen) sf.215 -Lütfen sabah kahvaltı veremeyeceğiniz, akşam masal anlatıp,
Söyleşi
Zaman Kaybolmazİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2022782 okunma
Tekrar tekrar okunacak bir kitap.
9/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2022 13:18
Mustafa İnan gibi müthiş bir hocanın hayatından kesitler bulduğum bu kitap derinlemesine bir okuma ve inceleme hak ediyor. Mustafa İnan Mekanik ve mühendislik alanında hocaymış. Bunun yanı sıra başka alanlara mesela divan edebiyatına, musikiye, bilime olan merakı beni kendisine çekti. Kendini tek bir alana hapsedip derinleşirken çukura gömülmemiş, başka alanlara merak duymuş, çok yönlü, bilgili, aydın bir insan. Gayet müşfik, tolerans ilkesini uygulayan, dengeli,çalışkan, bulunduğu koşullara ve çevresine uyum sağlayan bir karakteri var. Özünü kaybetmemeye özen göstermiş, Adana şivesini korumuş mesela. Kişiliği ve öğrenciye bakışı beni etkiledi. Zaman zaman kendimi okur gibi oldum. Böylesine değerli biriyle aynı duygu ve düşüncelere sahip olduğunu görmek insana doğru yoldayım dedirtiyor ve cesaret veriyor. Alıntılar -Mustafa İnan için öğretmek vazgeçilmez bir tutkuydu. Herkese her durumda bir şeyler öğretilebilirdi.O konuları ilgi çekici bir biçimde sunardı.(sf.44) -Öğretmeden önce öğrencilerini öğrenirdi,nasıl öğretebileceğini hesaplardı.(sf.55) -Ülkemizin insanları yaşamanın acemisidir. Onlara insan gibi yaşaması öğretilmemiştir henüz. Hayatın yaşamaya değer olduğu öğretilebilir. Güzel sanatların da edebiyatın da büyük ve güzel şeylerin de var olduğunu öğrenmeli insanlarımız.(sf.55) -Doğunun sistemsizliği diye birşey olduğu unutulmuştu. Doğu geleneğinin bilim geleneğiyle nasıl uzlaştırılacağı meselesi unutulmuştu.(sf.68) -Milletini sevmek de ancak onun için durmadan üzülmek anlamına geliyor. Artık millet olmanın sevinci değil üzüntüsü makbul sayılıyor.Ne yapalım?(sf.95) -Biz ziyan olmuş bir nesle mensubuz. (sf.94) -Bak oğlum Murat, dağılmayacaksın, hep anlatacağın dersi düşüneceksin.(sf.125) -Uzun çözümler yerine, kısa ve şık çözümlerin başka bir güzelliği vardır.
Oğuz Atay
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
7/10
·112 syf.··
2022 57. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2022 23:24
Machiavelli 16.yy da yaşamış tarihçi, siyaset kuramcısı ve bir devlet adamı. Eser bir hükümdarda olması gereken vasıflardan bahsediyor. Dönemin hükümdarlarına çok hakim. Özellikle sadece İtalya'dan değil tüm Avrupaya damga vuran krallardan bahsetmesini çok sevdim. Osmanlı hükümdarları konusunda isim vermemesini ise eksik buluyorum. Roma imparatorları ile ilgili tesbitleri çok yerinde. Özellikle Severus'un stratejik hamlelerini çok iyi yansıtmış. Hükümdar olmak için askerler, ruhban sınıfının rolü gibi bilindik etmenleri bir kenara bırakacak olursak, benim için eseri farklı kılan yön Machiavelli'nin yapmış olduğu ufuk açan tespitlerdir. Bunları sıralayacak olursam; - "Adının cömerte çıkmasını isteyen hükümdar zarar görür. Cömert olduğun sürece cömertlik yapacak gücün kalmaz, ya yoksul ve aşağılık biri olursun yada yoksul olmamak için halka ağır vergiler koyarak açgözlü ve iğrenç olursun.Zamanımızda adı cimriye çıkanlar dışında büyük işler yapana rastlamadık, diğerleri batmışlardır." (sf.61) - Antik Yunan ile ilgili şu tesbitini geleceğe uzanan bir ayna gibi görüyorum. "Bu insanlar iktidarı kendilerine bağışlayan kişilerin oynak, değişken istenç ve yazgılarına bağımlıdırlar; iktidarda kalmayı bilmez ve beceremezler. Çünkü komuta etmeyi bilmezler, dost ve sadık güçlerden yoksundurlar.Devrilip yıkılmalarını önleyecek kökleri yoktur." (sf.24) Machiavelli'nin kalemini acımasız buldum ancak siyasetname tarzı bir eserde bunu olağan karşılıyorum. Döve döve öğretir gibi bir tarzı var. Üstelik sivri dilli bir diplomat olduğu da çok açık. "Rouen piskoposu bana İtalyanların savaştan anlamadıklarını söylediğinde, ben de ona Fransızların devlet işlerinden anlamadığını söyledim." (sf.14) Harika bir laf cambazlığı! Bana Osmanlı diplomatı Keçecizade Fuat Paşayı anımsattı ve
HükümdarNiccolo Machiavelli · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202120,3bin okunma