"İnsanlar," Geralt başını karşı yöne çevirdi, "canavar ve canavar hikayeleri uydurmayı severler. Bunu yaptıkları zaman kendi canavarlıklarını görmezler."
Üç kitap içinde en hızlı bitirdiğim bu kitap oldu. İyisiyle kötüsüyle, doğrularıyla, yanlışlarıyla, hatalarıyla karakterlerin hepsi ayrı bir yer edindi bende. Hepsi bir şekilde yolunu buldu. Gidenlere ayrı kalanlara ayrı kalbim kırıldı ama okuması benim için gerçekten büyük bir zevkti.
"Sonunda tanrıların kastettikleri gibi olduk Caramon. İki tam insan. Ve burada yollarımız ayrılıyor. Sen tek başına yürümeyi öğrenmelisin Caramon," bir an için, asanın ışığıyla aydınlanan Raistlin'in yüzünde hayaletimsi bir tebessüm oynaştı," ya da senin yürümeyi seçenlerle birlikte yürümeyi. Elveda kardeşim."
Bu kitaptan sonra artık seri için yapılan hiç akıcı değil vb yorumları umursamamaya karar verdim. Başka bir kitaba göre belki daha az akıcı olabilir ama kesinlikle kendi içinde yeterli, okuyucuyu alıp götüren bir seri. Bunda ilk kitaptaki o yabancılık gittiği, hepsi alıştığım sevdiğim karakterler olduğu için duygu yoğunluğunu çok net hissettim. Her şey gözümün önünde oldu sanki. Karakterlerin geçmişleri, korkuları, sevdikleri, yüzleşmeleri gereken şeyler hepsini okumak çok hoş. Sonu da gayet merak uyandırıcı bir şekilde bitti. Bir sonraki kitaba da hemen geçeceğim.