Onlara yeni bir arkadaş edindiğinizi söylediğinizde asla, ''Sesi nasıl? En sevdiği oyun hangisi? Kelebek koleksiyonu yapıyor mu?" gibi önemli soruları sormazlar. Arkadaşınızın kaç yaşında ve kaç kardeşe sahip olduğu ya da babasının ne kadar para kazandığı gibi sayısal değerlerle ilgilenirler. İşin en üzücü kısmıysa bu bilgilerle arkadaşlarınızı tanıyabileceklerini sanmalarıdır.
''Bu nedir?'' diye sordu. ''Bunun adı uçak, benim uçağım. Buna bindiğin zaman gökyüzünde uçabiliyorsun.'' dedim. Uçabildiğimi öğrenmesi beni çok gururlandırdı.
İlk gece, en yakın insan topluluğuna bin mil uzakta, kumların üzerinde uyudum.Okyanusun ortasında küçük bir salda mahsur kalmış bir denizciden bile daha tecrit edilmiş durumdaydım.