Selen

Selen
@moodforbooks
Okuyarak dünyamızı, tarihimizi ve kendimizi keşfederiz...
İngilizce Öğretmeni
Lisans
Muğla
68 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2022 00:00
Yine bitmesini hiç istemediğim harika bir Jules Verne eseri okudum. Bir kitabı okurken üşümek mümkün müdür? Evet, bu eseri okurken mümkün. Okurken o buz gibi havayı iliklerime kadar hissettim desem yalan olmaz Jules Verne bizleri bu kez Dunkerque’ten buzullarla kaplı Grönland’a götürüyor. Eserimiz bir babanın oğlunu yani kaptan Louis Cornbutte’yi nişanlısı Marie ile evlendirecek olmasının heyecanıyla başlıyor (aynı zamanda Marie Jean’in yeğeni) ve işte o anda eser biz okuyucuları gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. Denizci olan baba Jean Cornbutte oğlu Louis’i büyük bir heyecanla beklerken aynı zamanda oğlunun “Korkusuz Kız” adlı gemisiyle çıktığı deniz seferinden dönmesini de bekliyordur. Kısa bir süre sonra Louis ve tayfasının Maelström girdabı tarafından yutulduğu düşüncesi ortaya atılıyor. Fakat Jean oğlunun kurtulmuş olabileceğini düşünerek bütün Norveç limanlarında oğlunu aramaya gitmek ister. Böylece yiğit denizciler ve tecrübeli tayfalar mürettebatta yerlerini alarak denize açılırlar. Tabii bu yolculuğa oğlunun nişanlısı Marie de katılır. Çıktıkları bu yolculukta geminin buzullara çarpmaması önemli çünkü aniden oluşabilecek bir buzul sarsıntısı tüm mürettebat için felakete dönüşebilir. Bu deniz yolculuğu öyle tahmin edebileceğimiz kadar kolay bir yolculuk değil. Buzullarda öyle zorluklar yaşıyorlar ki anlatamam… O tayfayla beraber bende o dondurucu soğuğu yaşadım ve Louis’i aradım. Buz kütlelerini parçalamak için testere ve barut kullanmaları bana o kadar etkileyici geldi ki… O zorlu anlar gözümde canlandı. Hele ki gemide çıkan isyana bir şey diyemiyorum. Ayrıca gemideki ikinci kaptan Andre Vasling o kadar sinir bozucu bir karakterdi ki okuyanlar bilir. O gemide olsam kendisini buzlu denizde bulurdu. Peki Louis’i bulabilecekler mi? Yaşadıkları zorluklar
1000Kitap
Buzullar Arasında Bir KışJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,9bin okunma
Reklam
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 00:00
George Orwell'ın Hayvan Çiftliği eserini okuduğumda yazarı çok sevmiştim ama 1984'ü okuyunca yazara hayran kaldım. Genel anlamıyla ütopya olarak bilinen 1984, çevirmen tarafından karşı-ütopyacı bir roman gibi nitelendirilmektedir. Bende öyle düşünüyorum. Kitaptaki ana karakterimiz kimi kimsesi olmayan Winston Smith, kötü bir totaliter dünya düzeninde yaşamak zorundadır. Olaylar sisteme zarar verecek her türlü düşünce ve duyguyu yasaklayan Büyük Birader'in yönettiği Okyanusya'da geçmektedir. Kitapta sık sık adı geçen "Büyük Birader" şu ana kadar okuduğum hiçbir şeye benzemiyordu. Büyük Birader'in yönettiği bu düzende insanlar yaptıkları her hareketi tele-ekran tarafından gözetlendiği, çıkardıkları her sesin duyulduğu bir karabasanın içinde yaşamak zorundadır. Zorunda olmaktan da çıkmıştı artık, insanlar içgüdüye dönüşmüş bir alışkanlıkla yaşamaya başlar çünkü Büyük Birader böyle ister. Winston çocukluğunun Londra'sını az çok hatırlıyordu fakat geriye hiçbir şeyin kalmadığının farkındaydı. Ülkenin her yerinde Büyük Birader'in yüzü görülüyordu. Paraların, bayrakların, kitap kapaklarının, posterlerin üzerindeki o gözlerden kaçış yoktu. Tarihe, sanata, edebiyata ve bilime dair ne varsa yok ediliyor ya da değiştiriliyordu. Kurulan bu yeni uygarlık nefret üstüne kuruludur. Bu totaliter rejimi destekleyenler Büyük Birader'e duyulan sevgi dışında sevgi diye bir şeyin kalmamasını sağlamak istemektedir. Ayrıca eserde bu totaliter rejime isyan eden Winston Smith'in aşkı da anlatılmaktadır. Böylesine bir nefretin hüküm sürdüğü bu eser beni son sayfalarına doğru daha da ürküttü. Okurken Winston'un yerinde ben olsam ne yapardım diye düşünmeye bile cesaret edemediğim bölümler vardı. Eserin son sayfalarında çevirmen, Orwell'ın kitapta anlattığı topluma benzer bir toplumun gerçek
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
10/10
·189 syf.··
2021 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 20:01
Bu eser biz okuyuculara, Türkiye'deki örtünme hareketinin en özel cinsiyet ilişkilerinden medeniyetler arasındaki çatışmalı karşılaştırmaya dek uzanan bir güç ilişkileri yelpazesinin cok boyutlu bir analizinin yapıldığını gösterdi. Biliyoruz ki kadın sorunu tüm Ortadoğu ülkelerinde görülen bir sorun haline geldi. Ataerkil toplumlarda yanlış bilinen ve uygulanılan, kadınlara karşı kullanilan kalıp yargılar var. Bu kitabı okuyarak bu kalıp yargıları kullanan kişilerin düşüncesi olumlu yönde değişebilir, umarım tabi. Kadının zorlama ile örtünmemesi gerektiğinden örtünmenin kadının özgür iradesine, isteğine bağlı bir mesele olduğunun da altı çiziliyor. Yazar o kadar iyi açıklamalarda bulunmuş ki, çok vurucu yerlere değinmiş. Ben herkesin bu eseri okumasını tavsiye ederim.
Modern MahremNilüfer Göle · Metis Yayınları · 2000271 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 14:39
Bu eserde tartışılan İslamcı kadınların yaşantılarına ve yansıttıkları alana ilişkin bütün boyutlar, İslami inancın doğruları ve kabulleri temelinde anlamlandırılan bir kimliğin, bir kadın kimliğinin oluşumundaki öğeler olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Biliyoruz ki kadın sorunu sadece Türkiye'de değil tüm Ortadoğu toplumlarında karşılaşılan bir mesele haline gelmiş. Bunu ortadan kaldırmanın yolu da toplumun veya ailenin erkek çocuğun doğumuna mutlu bir olaymış gibi karşılanmasına son vermek. Bir kadın "kendisini yalnızca evişlerine adar, kocası ve çocukları için yaşar" algısı da bu tür ataerkil toplumlarda benimsenen yanlış bir anlayış, yazar bunu sözcüklere o kadar iyi bir şekilde yansıtmış ki... Kadının sadece annelik rolü ve ev hanımlığı rolü yoktur, kadının toplumsal alanda da etkin olabildiği vurgulanmıştır. Bir kadın okur, yazar, düşünür, tartışır, anlatır. Örtülü Kimlik'te tartışılan, kimliğin özel ve kamusal alanlar arasındaki dolayımına iliskin tespitler de ele alınmıştır. Aynur Ilyasoğlu'nun islamcı kadınlarla bir diyalog olanağı bulmasıyla biz okuyucu olarak tüm kadınların sesini duymuş oluyoruz. Kitapta beden, benlik ve kimlik arasındaki etkileşimlerin ortaya çıkarttığı kendine özgü bir şekillenme olduğu varsayılmış ve bunun sonucu olarak İslam'ın bedeni ve cinselliği nasıl algıladığı anlatılmıştır. Ayrıca bu kitapta radikalizm yıllarınının sonrasında evlerin, evliliklerin içine doğru çekilen, kamuda başörtüsü yasaklarının sürmesi nedeniyle kimi eğitimlerini yarıda bırakan kadınların, kimi de eğitimle elde ettikleri mesleki uzmanlıklarını ve becerilerini kullanırken engellerle karşılaşan kadınların yaşadıkları kimlik içi çatışmalar da tartışılmıştır.
Örtülü KimlikAynur İlyasoğlu · Metis Yayınları · 201363 okunma
8/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 14:05
Sırça Fanus, karakterlerden biri olan Esther'in başarısızlıkla sonuçlanmış intiharını anlatmaktadır. Esther'in yaşadığı toplumda kadınlığın pasif hale getirildiği ve kız çocukların toplumun beklentilerine uymak zorunda bırakıldığı durumlarla okurken karşılaşmaktayız. Esther annesi ile o çevresinde gördüğü veya istediği anne-kız ilişkisini bulamaz. İntihara girişmesinin en büyük nedenlerinden biri de annesiydi. Annesi Esther'in özgüvenini destekleyen değil tam tersine özgüvenini kıran biridir. Esther annesinin istediği bir kız olmayı reddeder. Şefkat bulamadığı annesinden ve toplumun değerlerinin temsilcisi olan hemcinslerinden de kendisini uzaklaştırmak ister. Evlenmek ve bir bebeği olması düşüncesi bile aklından geçmez. Esther yalnız olmak ister, bir erkeğin egemenliği altında da olmak istemez. Aslında buradan da erkeklere pek güveni olmadığı açık bir şekilde okuyucuya yansıtılıyor. Sırça Fanus, Plath'in hayatının yansımalarıyla dolu bir roman aslında. En çok ilgimi çeken noktalardan biri de Slyvia Plath'in romanında kendi öğrencilik deneyimlerine dayanan kesitlerin olması ve yine hayatı boyunca anne ve babasından ilgi görmeyip intihara girişmiş olmasıydı. Sanki Slyvia Plath'in hayatını okuyor gibi hissetmiştim sonradan. Slyvia Plath'in bu romanı yazdıktan birkaç ay sonra intihar etmesi de gerçekten çok üzücü bir durum. Eser tamamen gerçek dünyanın okuyucularına hitap ediyor, mutlaka okunmalı.
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Reklam