İn omnibus requiem quaesivi, et nusquam inveni nisi in angulo cum libro [Her şeyde huzur aradım ama hiçbir yerde bulamadım. Bir kitapla çekildiğim köşeden başka.] SENECA
İnsan olmak doğuştan gelen gülünçlüğümüzden korkmak demek olduğundan, bu gülünç olma halinden kurtulabilmek adına her yolu deneriz. Vücudumuzu örter, kapalı kapılar ardında ürer, bedensel işlevlerimizi gizler, postanede ağlayıp sokakta şarkı söylemekten kaçınır, bize öğretilenlerle uyumlu fikirler üretmeye çalışırız.
Bence bütün okumalarını amaçlarından biri de budur. Okumak kendi hayatımızın dışındaki hayatları da yaşayabilmemizi sağlar. Tek odalı bir kulübeye benzeyen zihnimizi malikâneye dönüştürür.
Kısacası, okumak aslında telepati ve zaman yolculuğudur. Herkesle ve her yerle, bütün zamanlarla, hayal edilmiş olan her şeyle aramızda bağlantı kurar.
Aşkın nadir bulunan bir şey olduğu söylenir. Ben bundan çok emin değilim. Esas nadir bulunan, aşktan daha da çok arzuladığımız bir şeydir. Anlaşılmak. Eğer anlaşılamıyorsak, sevilmenin de bir anlamı kalmıyor. Böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları, sen olduğunu zannettikleri bir fikre âşık oluyorlar. Onlar aşka âşık. Kendi âşık hallerine. Ama anlaşılmak. Yalnızca o da değil, anlaşılmak ve anlaşıldıktan sonra kabul edilmek. Mühim olan bu.
Sayfa 142 - Söyleyen karakter Grace Winters·Kitabı okudu